15 Ocak 2024

55 milyon dolara uzay bileti mi, 73 milyon dolara ay roketi mi: Hindistan örneği

Uzay çalışması böyle olur, 55 milyon dolarlık uzay bileti ile değil

F-16 savaş pilotu olan Alper Gezeravcı’nın, Türkiye adına 55 milyon dolara satın alınan bir biletle, Amerikalı özel bir firmanın 17 Ocak 2024'de yapacağı uzay seyahatine çıkacağını daha önce yazmıştık.  Bu yazı üzerine bir okurumuz, Hindistan'ın ağustos ayında Ay'a indirdiği roket için 73 milyon dolar harcadığını yazmış. Biz bu haberi vermiştik ama maliyetini farketmemişiz. Konuyu yeniden  araştırdık.

Hindistan uzun süredir uzay çalışmaları yapıyor. Kendi Pasifik balıkçılarına yol göstermek için olsa da, dünyada navigasyon uydularına sahip 5 ülkeden birisi (Rusya, AB, Çin ve tabii ki ABD dışında). Ama uzay çalışmalarının kapsamı Mars’a kadar varıyor. Uzay başarısı da böyle bir şey olmalı. 

Chandrayaan-3 Misyonu 6 milyar rupiye (73 milyon dolar) mal oldu

Hindistan Uzay Araştırma Kurumu (ISRO), 4 yıla yakın bir süre birçok tasarım ve yazılım güncellemesinin ardından, Chandrayaan-3 uzay aracını, 14 Temmuz 2023'de Hindistan'ın doğu kıyısındaki Sriharikota'daki uzay üssünden bir LVM3 roketi ile fırlattı. Araç 5 Ağustos’ta Ay'ın etrafında eliptik bir yörüngeye girdi, daha sonra dairesel bir yörünge için birden fazla manevra gerçekleştirdi ve bu da onu Ay yüzeyinden yaklaşık 150 kilometre yüksekliğe çıkardı. 23 Ağustos'ta da buradan ayın güney kutbuna yumuşak bir iniş yaptı. 

Chandrayaan-3 misyonu, 2019 yılında iniş aracı ay yüzeyine çarpan şansız Chandrayaan-2 misyonunun, o günden bu yana yörünge aracından gelen Ay görüntülerini kullandı. Ayrıca bu iniş sırasında Chandrayaan-2'nin yörünge aracı Dünya ile kritik bir iletişim bağlantısı da sağladı. Yani Ay misyonu birkaç kademeli ve uzun yıllara yayılan bir süreçti.

Tarihi iniş ISRO tarafından ve Hindistan kamu yayıncısı Doordarshan tarafından canlı olarak yayınlandı. Chandrayaan-3 misyonu, mütevazı bir bütçeye yani 6 milyar rupiye (73 milyon ABD doları civarı) mal oldu.

Ay'a araç indirmek çok zor

Ay’a bir araç indirmenin zor olduğu kaydediliyor. Çünkü Ay'ın atmosferi yok ve iniş yapan kişinin (ya da bilgisayarın) becerisi önemli. Hindistan 2019’da yine Ay’a araç indirmeye çalışmış ama fren sistemindeki bir sorun nedeniyle insansız Chandrayaan-2 isimli araç ay yüzeyine çarpmıştı.

Chandrayaan-2 misyonu, 2008'de Ay yörüngesine oturan ama inmeyen Chandrayaan-1 misyonunu takip ediyordu.

2023 Nisan'ında bir Japon start-up'ın girişimi, irtifayı yanlış hesaplayınca, insansız uzay aracının yakıtı bitmiş ve iniş aracı Ay yüzeyine çakılmıştı. Ağustos başında ise Rusya’nın Luna-25’i deneme yaparken düştü. SpaceIL ve Israel Aerospace Industries (IAI) tarafından inşa edilen bir İsrail uzay aracı da yine 2023 başlarında Ay'ın yüzeyine düştü. 

Dikkat ederseniz Ay'ın güney kutbu için bayağı bir yarış vardı. Kazanan Hindistan oldu. ABD, iniş yaptığı ve bayrak diktiği Ay bölgesinin kendisine ait olduğunu iddia ediyor. 

Ay'ın güney kutbu yakınında çeşitli metaller bulundu

Chandrayaan-3'ün gezici aracına (Pragyaan) monte edilen bir lazer dedektörü, güney kutbu yakınındaki Ay yüzeyinde bulunan kimyasalları ölçtüğünde; alüminyum, kalsiyum, demir, krom, titanyum, manganez, silikon ve oksijen gibi bir dizi kimyasal buldu. Ancak Hintli bilim insanları en önemlisinin kükürt olduğunu söylüyor. Isro, cihazın, ilk kez yerinde ölçümünün, Ay'da kükürt varlığını doğruladığını söyledi.

Ay'da kükürtün varlığı 1970'lerden beri biliniyordu ancak bilim insanları, gezicinin kükürtü bir mineral içinde veya bir kristalin parçası olarak değil, Ay yüzeyinde ölçmüş olmasının önemli olduğunu söylüyor. Çünkü kükürt volkanlardan geliyor. Dolayısıyla bu bilgi Ay'ın oluşumu hakkında bilgi sağlayacak.

Bu arada hatırlatalım, gelişmiş ülkelerin yeni merakı uzaydaki madenler. NASA'nın 2020 yılında duyurduğu Artemis Anlaşması da aynı hedefe yönelik. Özellikle Çin'in Ay'ın arka yüzeyine yaptığı inişler, Amerikalıları endişelendirmiş ve diğer ülkeleri yanlarına çekmek için Artemis Anlaşması'nı icat etmişlerdi. Ay'ın güney kutbu yakınlarına iniş de bu anlamda önemliydi. 

Ay'a iniş yapan dördüncü ülke: Hindistan

Hindistan Ay'a iniş yaptığında, ABD, Rusya ve Çin'in arkasından Ay'a iniş yapabilen 4'üncü ülke oldu. 73 milyon dolardan daha az bir bütçeyle inşa edilen ve Sanskritçe'de "ay aracı" anlamına gelen Chandrayaan-3 misyonunun Pragyaan gezicisini taşıyan iniş aracı Ay'a indiğinde Hindistan, Ay'ın pek bilinmeyen güney kutbu bölgesinin yakınına inen ilk ülke oldu. 

Hindistan, son yıllarda, başlangıç anlamına gelen Prarambh misyonunun bir parçası olarak Kasım 2022'de özel olarak geliştirilen ilk roketi Vikram-S'nin fırlatılması da dahil olmak üzere, ticari uzay operasyonlarının lider tedarikçisi olma yolunda.

Yani Hindistan bu uzay teknolojilerini aynı zamanda satan hale geliyor. Henüz uzay turları düzenlemiyorlar ama Hindistan kendisini küçük uyduları fırlatma konusunda deneyimli bir uydu fırlatma tesisi olarak konumlandırıyor. Ekim ayında ISRO, İngiltere merkezli uydu şirketi OneWeb için 36 internet uydusunu başarıyla yörüngeye yerleştirdiğini duyurdu.

Hindistan, ABD ile Artemis Anlaşması'nı imzalayan 27'inci ülke oldu

Yukarıda Artemis Anlaşması'nın önemine işaret ettik. Bu da uzayın NATO'su gibi bir şey. Hindistan bu fırlatmaları başarıyla gerçekleştirince; ABD, temmuz ayında 27'inci ülke olarak Hindistan ile Artemis Anlaşması'nı imzaladı. Artemis programı uzayın paylaşımında anlaşmalar yapan ve Mars misyonu planlayan bir anlaşma. NASA, Artemis 3 misyonuyla 2025'in sonlarında veya 2026'da astronotları Ay'ın güney kutbu yakınına indirmeyi ve kısa süre sonra bölgede bir veya daha fazla üs inşa etmeyi hedefliyor.

NASA ve ISRO ayrıca 2024 yılında Uluslararası Uzay İstasyonu'na (ISS) ortak bir görev başlatma konusunda da anlaştılar.

Planlanan Starlab Uzay İstasyonunu geliştirmek için NASA sözleşmesi bulunan Denver merkezli bir şirket olan Voyager Space, bu hafta Hint roketlerini kullanmak için ISRO ile bir mutabakat zaptı imzaladığını ve Hintli uzay start-up'larıyla iş birliği yapma fırsatlarını kullanacağını söyledi.

Hindistan'ın Mangalyaan misyonları

ISRO, Mars yüzeyini gözlemleyip inceleyecek ikinci gezegenler arası misyonu olan Mangalyaan-2'yi gelecek yıl başlatmayı planlıyor. Mangal, Sanskritçe'de Mars anlamına gelirken yaan, zanaat veya araç anlamına gelir.

İlk Mangalyaan misyonu 2014 yılında Mars yörüngesine girdi ve yedi buçuk yıl boyunca faaliyet gösterdi. 2030'da Mars'a yumuşak iniş de içerecek üçüncü bir Mangalyaan misyonu da planlanıyor.

Uzay çalışması böyle olur, 55 milyon dolarlık uzay bileti ile değil

Hindistan'ın uzay çalışmalarını biliyordum ama okuyucumun işaret etmesi ile odaklanınca, çok ileride olduklarını gördüm. Dünyada uzay çalışmaları yapan çok az ülke arasında olmaları müthiş.

Gördüğünüz gibi üstelik maliyet de bizim uzay biletinin 1,5 katı düzeyinde. Yani onlar 73 milyon doları Ay'a iniş yapan bir uzay yolculuğuna veriyorlar. Üstelik bu sadece itibar olarak dönmüyor, yanı sıra onlara yeni bir ticaret imkanı yaratıyor. 

Biz ise 55 milyon doları bir bilete veriyoruz. Yani tam 1,7 milyar TL'yi. Peki niçin? "Bir Türk Uzaya imzasını attı." İyi atsın da, 1,7 milyarın getirisi nedir?

Muhtemelen yaklaşan yerel seçimlerde, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bunu bir propoganda aracı olarak kullanacak. Türk halkının cebinden, yine Türk halkına boş bir propoganda yapılacak.

Keşke uzay biletine bu kadar parayı vereceğimize, gerçek bir uzay yolculuğu planlamaya başlasaydık. Chandrayaan-2 gibi başarısız bile olsa, yeni çalışmalara bilgi aktarımı yapılmış olurdu. 

Füsun Nebil Kimdir?

Füsun Sarp Nebil, İstanbul, Bakırköy'de doğdu. Eğitimini Çanakkale, İzmir ve İstanbul'da yaptı. Evli, 2 çocuk sahibidir. Denizcilik meraklısıdır (amatör kaptan).

Master derecesini Istanbul Teknik Üniversitesi Nükleer Yüksek Mühendisliği bölümünden aldı (Şimdi Enerji Enstitüsü). THY, Nasas Alüminyum Fabrikası ve Alemdar Holding Grubunda çeşitli görevlerde bulundu.

1997 Türkiye'nin ilk ISP'lerinden Alnet'in Genel Müdürlüğüne getirildi. 1999 yılında turk-internet.com'un da dahil olduğu çeşitli siteleri yayınlayan Intervizyon Ltd. şirketini kurdu. Şirket halen Kadinvizyon.com gibi başka siteleri de yönetmektedir.

1998 - 2011 arasında Ulaştırma Bakanlığı tarafından kurulan İnternet Kurulu üyeliği yaptı. Devletin özel sektörü aldığı çeşitli komisyonlarda çalıştı. 2016'dan beri TOBB Telekom Meclisi üyesidir.

Nebil, Eylül 2001 yılında Birleşmis Milletler tarafından Türkiye'den seçilen başarılı iş kadınları arasında yer aldı (UNECE INCLUDES 9 TURKISH BUSINESSWOMEN ON ITS LIST).

2010-2013 arasında Türkiye Dijital Oyun Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yaptı.

2011 - 2015 arasında 4 yıl Eutelsat Avrupa TV Ödüllerinde Jüri Üyeliği görevi aldı.

Türkiye İhracatçılar Merkezi dahil, çeşitli projelerde "Bilişim ve İletişim Sistemleri Danışmanlığı" vermektedir. Konusuyla ilgili olarak TV programlarına ya da konferanslara katılarak, konuşma yapmaktadır. Yazıları internet üzerinden turk-internet.com sitesinin yanısıra, yetkinreport.com, bilisimdergisi.org.tr, Boğaziçi Üniversitesi Mezunlar Derneği Dergisi, 21.Yüzyıl Türkiye Enstitüsü, Güncel Hukuk Dergisi, Ankara Baro Dergisi, journo.com, Tüketiciler Birliği Etikett gibi çeşitli ortamlarda yayımlanıyor.

2014 yılından beri T24'te yazıyor.

Türk Telekom ve Turkcell konusunda araştırmaları ve uzmanlığı var. 2018 nisan ayında "Bitcoin ve Kripto Paralar" isimli ilk kitabı yayınlandı.

Detaylı bilgi için https://wiki-turk.com/fusun-sarp-nebil/ adresine bakabilirsiniz.

 

Yazarın Diğer Yazıları

Depremi yaşayan 4 ilde nüfus 300 bin azalmış

Bölge nüfusundaki yüzde 7-8'lere varan azalma, sığınmacı açmazı ile birlikte düşünüldüğünde, Hatay başta olmak üzere bölgenin geleceği ve özellikle güvenliği açısından odaklanılması ve strateji geliştirilmesi gereken bir konu olarak önümüzde duruyor

Bakan "Türkiye emin ellerde" diyor, ama öyle mi?

USOM ya da Ulaştırma Bakanlığı gerçekten ülkemizin vatandaşlarının "emin ellerde" olması için çalışmak isterse, öncelikle operatörler-bankalar-savcılık-kolluk arasındaki eksik olan koordinasyon ve süreçleri tanımlamakla işe başlayabilir

Mahalli yönetim seçimlerin analizi (I)

Ekonomisi ve diğer tüm alanları güzel bir ülkede yaşamak istiyorsanız "cahil halk" retoriğinden kurtulun, iyi bir yurttaş olarak seçim kanunlarını, siyasi parti kanunlarını ve de ilgili mevcut gelişmeleri vs. yakından takip edin. En önemlisi gerçek verilere güvenin. O zaman "yine mi" mutsuzluğunu yenmek mümkün olur