Talat Kırış

[email protected]

TARİH

15 Mayıs 2022

Udi Refik Kara'nın hikâyesi

Mayıs ayının dolunay öyküsü çocukluğumda yazlık sinemada izleyip gözyaşlarımı tutmaya çalıştığım Yeşilçam filmlerine bir nazire...

Devamını Oku

TARİH

26 Nisan 2022

Bu bir ihbar yazısıdır

Bu bir ihbar, aynı zamanda da davet yazısıdır. Gezi'ye katılan herkesi kendini ihbar etmeye davet ediyorum. Biliniz ki sekiz kişiyi mahkûm ettiniz ama, seksen, sekiz yüz, sekiz bin, seksen bin, sekiz yüz bin, sekiz milyon belki daha fazlası olarak karşınıza geleceğiz

Devamını Oku

TARİH

15 Nisan 2022

Enginlerin Aydınlığı

Yaşarken tektim, şimdi çoğaldım. Sonsuz uzayda yürürken çoğalmaya devam ediyorum. Tanıdığım, hayattayken rastladığım herkes ben oluyor, bende birleşiyor, bir büyük bana dönüşüyor. Bense ben olmaktan çıkıp, tüm canlılar oluyorum

Devamını Oku

TARİH

15 Mart 2022

Siyah-beyaz bir öykü ve kırmızı demiryolu köprüsü

Mart ayı İstanbul'a kar getirdi. Etraf bembeyaz. Kar örtüsü üzerinde köpeğim Dagu'nun ayak izleri küçük siyah lekeler. Etrafta kimse yok, solgun ışıklar yansıyor, kırılıyor buz tutmuş kaldırım taşlarının yüzeyinde. Zamanı, kırılan, eğrilen, bükülen ışıkların izinde açıklamaya çalışan birini hatırlıyor hafızam ya da belki öyle biri hiç olmadı. Bir tren yolculuğu boyunca kurulan bir hayal, gerçekmiş gibi içimde yer etti. Bilmiyorum, ama içimden çıkma zamanı 2022 Mart ayının dolunay öyküsüne denk geldi...

Devamını Oku

TARİH

14 Mart 2022

14 Mart Tıp Bayramı vesilesiyle Cumhurbaşkanı'na cevap

Ailenizin ve yakın çalışma arkadaşlarınızın ailelerinin, siz siyasete atıldıktan sonra aşırı zenginleşmesinin hesabını vermemişken siz bize bunları söyleyemezsiniz

Devamını Oku

TARİH

08 Mart 2022

8 Mart Kadınlar Günü'ne İstiklal Caddesi'nden bakış

Bu ülkeyi yıllardır yöneten sağcı iktidarlar kendi halkından korkagelmiştir. Solculardan korkar, hak arayan emekçiden korkar, hak arayan sağlıkçıdan korkar, evladı kaybedilen anneden korkar, onurlu bir yaşam sürmek isteyen eşcinselden korkar, öldürülmeye direnen kadından korkar. Korkar da korkar

Devamını Oku

TARİH

01 Mart 2022

"Ne uğruna, kimin uğruna ölmeli ya da öldürmeliyim?"

Bir çocuğu ameliyat edip kafasından tümörü çıkartabilirsiniz ama bir diktatörün, bir otokratın kafasından savaşı, adaletsizliği, zulmü nasıl çıkartabilirsiniz ki?

Devamını Oku

TARİH

14 Şubat 2022

Sevmek dokunmaktır

Bach'ın 1 numaralı sol major çello süiti hayallerimin müziğidir. Buzlarla dolu bir denize bakarken, bir ormanın içinde yürürken, bir gece İstanbul'unda karanlığa dalarken, kulaklarımdan içime doğru  hep çellodan çıkan o müzik akar. Bach'ın müziği ile aşık olur, o müzikle ağlar, o müzikle sevinirim. Telefonum bile o müzikle çalar. Şubat 2022'nin dolunay öyküsü müziğin içinden süzülüp yazıya döküldü, yıllar önce okuduğum bir kitabın ismini alarak… "Sevmek dokunmaktır"

Devamını Oku

TARİH

03 Şubat 2022

Bill Amca

Karada kurdukları çadırlar ve kamp hayatıyla ilgili resimler de çizer ve notlar alır. Bir sobayla ikiye bölünmüş büyük çadırda, otuz kişi yatıyordur. Wilson günlüğüne şu notu düşer: "O puslu kampta banyo yapmamış, tıraş olmamış, uykusuz, ağzı bozuk, homurdanan, kahkahalar atan, espriler patlatan otuz namussuzdan daha hoş bir kalabalık hayal edilemezdi"

Devamını Oku

TARİH

19 Ocak 2022

Hukukta malpraktis

Yargıç bağımsızlığı elbette adaletin temel taşlarından biridir. Ancak ben nasıl bir beyin cerrahisi uzmanı olarak temel prensipleri hiçe sayıp kafama göre ameliyat yapamazsam, yargıçlar da verdikleri kararlarda evrensel hukuk prensiplerine, Anayasamıza uygun kararlar vermek zorundadır

Devamını Oku

TARİH

15 Ocak 2022

Bu bir dolunay öyküsü değildir, dün gece ay tutuldu çünkü...

birdenbire geceleyin bir telefon çalıyor. Ve bir ağaç düşüyor ormanın içinde akan suyun üzerine. Her şey değişiyor birdenbire. Su akmaz oluyor

Devamını Oku

TARİH

15 Aralık 2021

Ölüp de dirilenlerin baladı

Memleket iyi durumda değil. Zulüm diz boyu, adalet kuzeyin kışı gibi, gündüzü de gecesi gibi karanlık, yoksulluk, yoksunluk sarmaşık gibi sarmış ülkeyi. Gözler gülmeyi unutmuş. Bu ortamda oturup da aşka, tutkuya, hayallere dair bir öykü yazmak, bir de onu yayımlansın diye göndermek... Epeyce düşündüm, ama karanlığa direnmenin yolu, duygularımızı sere serpe ortaya koyabilmekte, gecenin en karanlık anında bile, kalkıp bir şiir okuyup, sabah bir çiçeği sulayarak onun sevinciyle işe gitmekte. İşte böyle, 2021 yılının son dolunay öyküsü...

Devamını Oku