DİĞER
"Sinemacılığı kendi kendine öğrenen Kim Ki-duk, üzerinde en fazla tartışılan Koreli yönetmenlerdendir. Kendini hep mukayese edildiği ve bir kısmını fazlaca entelektüel bulduğu meslektaşlarından ayrı tuttu. Filmlerinin konusu zaman zaman rahatsız edici bulundu, kadına ve kadın-erkek ilişkisine bakışı, şiddetten kaçınmayışı yüzünden eleştirildi, ama tekniği nedeniyle de övgü aldı."
"Bugün size onunla tanıştığım benim için unutulmaz olan o günü anlatacağım. Belki bu mütevazı anım onun engin şairliği hakkında bir fikir vermeyecek, ama candan insanlığı hakkında sanırım bir şeyler anlatacak."
"Ki bilenler bilir, taraftar grupları nazarında pankartları, sırmalı alay sancağı gibi kutsaldır. O bezi oraya bağlamakla, takımım kazansın, bizim çocuklar kem gözlerden saklansın, rakibin ayakları birbirine dolansın diye adakta bulunmuş oluyorlar. Sponsor ilanları, bayraklar, tebliğnameler değil ama taraftarların irili ufaklı pankartları, çüpürökleri, futbol folkloruna dahildir neticede."
K24'ün bu haftaki vitrini: Yeni çıkan, yeni baskısı yapılan, bize gönderilen, dikkatimizi çeken; okumak ve üzerine yazı yazmak için ayırdığımız bazı kitaplar...
"1920’lerin koşullarında farklı uygulamalar gerekmiş olabilir ancak günümüzde tarikat ve benzeri yapıların yasaklı olmasının bir anlamı yok; zaten mevcutlar. Bu tür yapıların hukuken denetlenebilir / hesap verebilir bir statüde olması, şeffaflığı çok daha önemli."
"Terra Madre önemli bir uluslararası gıda toplulukları ağı. Bu gıda toplulukları belli bir coğrafi alanda, belirli bir gıdanın üretimi ile birleşmiş, küçük ölçekli gıda üretici gruplarını ve bu üretici grupların etrafındaki halkaları –şefleri, akademisyenleri, gençleri, STK’ları ve yerel toplulukların temsilcilerini– kapsıyor."
"Kitabın alt başlığı, Bazı Toplumsal Kalkınma Planlarının Başarısızlık Hikâyeleri, yazarın perspektifini muzipçe ifade ediyor aslında. Çok iyi hesaplanmış, çok iyi planlanmış bir doğa, bir toplum, bir kent, bir devrim veya rejim nasıl olur da başarısız olur? Hani modern hümanist projeler insanlığı ileriye taşıyacaktı, toplumları refaha ulaştıracaktı?"
"Shields anlatmak, sorunsallaştırmak istediği meseleler için çok değişik yerlerden çıkar yola: magazin, spor haberleri, film eleştirisi, kitap kritiği, gündelik hayat, karısıyla olan duygusal ve düşünsel ilişkisi, üniversite yılları, anne-babasının mesleklerinin kendi üzerindeki etkisi, çocukluk anıları ve cinsellik deneyimleri..."
“Dijital dünya öyle hassas dengeler üzerinde duruyor ki, onu yok etmek parmağımızın ucunda. Öte yandan sadece hafızamız, fotoğraflarımız değil, şu anda benliğimiz bile dijital dünyada kuruluyor.”
"Kaçışın derin ya da yüzeysel olması sadece seçenekleri değiştiriyor gibi geliyor bana. Mesela babam ahıra gidiyor canı sıkılınca, annem fasulye ayıklıyor gibi şeyler. Birileri de fotoğraflardan kendine hikâye uyduruyor; bence fark yok. Hepsi bir şekilde kaçış."
"Afrika’nın eski Fransız sömürgelerinden çıkmış önemli yazarlar vardır, Frantz Fanon, Léopold Senghor, Ousmane Socé gibi. Onlara “Fransız edebiyatı” demek gülünç olur, özellikle de birçoğunun Fransız sömürgeciliğine karşı, Afrikalı kimliği uğruna nasıl mücadele ettikleri hatırlandığında."
"1920’lerin kült sessiz filmi Häxan’dan Sabrina’nın tüyler ürpertici maceralarına kadar popüler kültürde cadı imgesinin dönüşümleri: Kendini cadı olarak tanımlayan paganların sayısı tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de gün be gün artarken, cadılık ve ekolojik feminizm daha uzun yıllar boyunca el ele yürüyeceğe benziyor."
ÖZGÜN ÖZÇER
+ Daha fazla goster
MEHMET FIRAT PÜRSELİM
WILL STOR
VIRGINIA WOOLF
INGVAR AMBJÖRNSEN
JOHN WILLIAMS
ADNAN VELİ
+ Tüm Kitapları Göster
© Tüm hakları saklıdır.
↑ Yukarı çık