DİĞER
"Bugün size onunla tanıştığım benim için unutulmaz olan o günü anlatacağım. Belki bu mütevazı anım onun engin şairliği hakkında bir fikir vermeyecek, ama candan insanlığı hakkında sanırım bir şeyler anlatacak."
"Ki bilenler bilir, taraftar grupları nazarında pankartları, sırmalı alay sancağı gibi kutsaldır. O bezi oraya bağlamakla, takımım kazansın, bizim çocuklar kem gözlerden saklansın, rakibin ayakları birbirine dolansın diye adakta bulunmuş oluyorlar. Sponsor ilanları, bayraklar, tebliğnameler değil ama taraftarların irili ufaklı pankartları, çüpürökleri, futbol folkloruna dahildir neticede."
K24'ün bu haftaki vitrini: Yeni çıkan, yeni baskısı yapılan, bize gönderilen, dikkatimizi çeken; okumak ve üzerine yazı yazmak için ayırdığımız bazı kitaplar...
"Terra Madre önemli bir uluslararası gıda toplulukları ağı. Bu gıda toplulukları belli bir coğrafi alanda, belirli bir gıdanın üretimi ile birleşmiş, küçük ölçekli gıda üretici gruplarını ve bu üretici grupların etrafındaki halkaları –şefleri, akademisyenleri, gençleri, STK’ları ve yerel toplulukların temsilcilerini– kapsıyor."
"Afrika’nın eski Fransız sömürgelerinden çıkmış önemli yazarlar vardır, Frantz Fanon, Léopold Senghor, Ousmane Socé gibi. Onlara “Fransız edebiyatı” demek gülünç olur, özellikle de birçoğunun Fransız sömürgeciliğine karşı, Afrikalı kimliği uğruna nasıl mücadele ettikleri hatırlandığında."
"1920’lerin kült sessiz filmi Häxan’dan Sabrina’nın tüyler ürpertici maceralarına kadar popüler kültürde cadı imgesinin dönüşümleri: Kendini cadı olarak tanımlayan paganların sayısı tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de gün be gün artarken, cadılık ve ekolojik feminizm daha uzun yıllar boyunca el ele yürüyeceğe benziyor."
"Türk olduğumu dayattıklarında Türk olmaya itirazım var, Türk olmadığımı dayattıklarında Türk olmamaya itirazım var. Devletin ve devlet ideologlarının bana ‘normal, eşit vatandaş’ dışında herhangi bir gözle bakmamaları gerektiğine inanıyorum. Benzer şekilde, ille 'Türkçe edebiyat değil, Türk edebiyatı yazıyorsun' diye dayatıldığı zaman, itirazım var."
"Gülşehrî, Ben bu Türkî defterin çün dürmeyem/Parisîçesiyle degşürmeyem' dizeleriyle dille kültür ve milliyet arasında bir ilişki olduğunu ifade eder. 'Türkî' sözcüğündeki 'î' nispet ekidir ve eklendiği sözcüğe aitlik anlamı katar. Yani 'Türkî' sözcüğü 'Türk ile ilgili, Türk’e ait' anlamlarına gelir. Ayrıca bu sözcük Türkçenin yerine de kullanılabilir."
"Caliban’ın bir kitabı varsa, şüphesiz ki bu kitap doğanın ta kendisidir, onun kuytusuna köşesine hâkimdir; nitekim ondan bahsederken dili derinleşip güzelleşir, adeta ışıldar. Caspar Henderson’ın hayvannâmesi bir bakıma Caliban’ın doğa kitabının hayret verici sayfalarını açıyor önümüze."
"Ama çizgi film cinlerinin dudakları bildiğiniz insan dudağı. Bir dudağı yerde, bir dudağı gökte bir cin çizemezsiniz, soyut resim yapmıyorsanız. Bu mümkün değil. Ama küçücük bir kızken bu benim dimağımda mümkündü. Gelin görün ki torunlarımın hayallerine sınır getirdiler, şimdi onlara Alaaddin’in cininin bir dudağının yerde, bir dudağının gökte olduğunu nasıl anlatacağım?"
"Resim yazı yokken vardı; her baktığımızda bizi çok etkileyen ressamı belirsiz mağara resimleri buna şahittir. Resim yokken de ses vardı ve sonra bu ikisi buluşup kendileri için küçük ama insanlık için büyük bir âleme geçiş kapısı oldular."
"Özgün felsefesinin yanında, modern psikolojinin doğuşuna da katkıda bulunmuş bir filozof olarak Spinoza, başkalarını yargılamanın kolay, anlamanın zor olduğunu söyler. Ona göre insan tıpkı kozmos gibi, belli bir nedenselliğe tabi eylemlerde bulunur."
Daha Fazla
© Tüm hakları saklıdır.
↑ Yukarı çık