06 Mayıs 2021

En ağır sonuç: Orta sınıf çöküyor

"On sekiz gün sürecek kapanma döneminde, otoyollar ve köprüler büyük oranda boş kalıyor ama, o otoyol ve köprüleri yapan müteahhitlerin cepleri boş kalmak bir yana, yine doluyor"

Yasaklar, birbirini tutmayan genelgeler, saçma sapan soruşturmalarla iyiden iyiye yorgun ve sinirli, her gün yeni bir hukuksuzlukla karşılaşan, feryat halindeki bir halk olarak...

"En ağır darbeyi orta sınıf alıyor, orta sınıf artık çöküyor, ekonomik ve sosyolojik olarak çöküyor."

Dünyayı az çok algılayan herkesin bildiği bir gerçek var:

"Orta sınıf çökerse, toplum çöker ve işte biz artık ne yazık ki, oradayız."

Orta sınıfı Türkiye'de belli meslek ve gelir gruplarının yanı sıra, "esnaf" temsil ediyor.

Ve tam ya da kısmi, artık nasıl kapanma ise, salgının başından bu yana, en ölçüsüz, en acımasız yük esnafın sırtına bindiriliyor.

O yükün en son rakamları şöyle:

"- KOBİ'lerin, esnafın banka borcu 871 milyar lira.

 - Vatandaşların bankaya borcu 858 milyar lira.

- Bu arada çiftçilerin banka borcu 137 milyar lira.

- Yaklaşık 3 milyon 460 bin kişi borcunu ödeyemez durumda. 21 milyon 919 bin yurttaşımız icralık."

Bu sayıların ağır bir faturası, sonucu var:

"Orta sınıf çöküyor, toplum çöküyor!.."

Bu bir toplumsal felaket ve bunlar bunun farkında değil. Hâlâ "algı operasyonlarına" bel bağlayarak, kendilerine kurdukları dünyada, gerçeklerden kopuk, ülkeyi yönettiklerini sanıyorlar.

Onların halkın, halk onların dünyasında yaşamıyor.

İşsizlik, yoksulluk

Orta sınıfın çöküşünü gösteren başka işaretler de var.

"- İki yılda iki milyon kişi işini kaybediyor.

- Bu kayıp sonucunda, işsizlerin sayısı 10 milyonu geçiyor."

Artan işsizliği artan yoksulluk izliyor. Biz değil, Dünya Bankası açıklıyor:

"Türkiye'de son iki yılda yoksulluk sınırı altında yaşayanların sayısı 3 milyon 200 bin kişi artarak, 10 milyon 171 bin kişiye yükselmiştir."

10 milyon 171 bin kişi...

Her sekiz kişiden biri yoksul bu ülkede.

İşsizliğin üstüne enflasyon biniyor, orta sınıf çöküyor.

Bir zamanlar "orta sınıf" denildiğinde, evinde buzdolabı, TV'si, çamaşır makinası olan, evinin önünde iyi kötü bir arabası bulunan, yılda bir kez bile olsa, on, on beş gün tatil yapabilen insanlar akla geliyor.

Bugün...

"Otomobil fiyatları yüzde 117, televizyon fiyatları yüzde 99, bulaşık makinası fiyatları yüzde 73 artmış durumda."

Yoksulluk ve işsizlik artarken, hangi orta sınıf?..

Garantili ödemeler

Her fırsatta dile getiriliyor, "orta sınıf" çökerken, yeniden ve yeniden vurgulamak gerek ki, orta sınıf neden çöküyor, ülke neden bataklığa sürükleniyor ve o sırada kimler, hangi paraları, nasıl kazanıyor, altını çizmek gerek. Böyle bir karşılaştırma aradaki farkı gösteriyor.

"On sekiz gün sürecek kapanma döneminde, otoyollar ve köprüler büyük oranda boş kalıyor ama, o otoyol ve köprüleri yapan müteahhitlerin cepleri boş kalmak bir yana, yine doluyor.

O şirketlere verilen garanti kapsamında, toplam 719 milyon 457 bin 534 lira ödeme yapılıyor."

Bir dakika, bir dakika... Yok, o kadar değil.

Garanti döviz cinsinden olduğu için arada bir de kur farkı var. O fark da eklendiğinde:

"Kur farkı ile birlikte, o müteahhitlere ödenen miktar 820 milyon lirayı buluyor."

Sadece iki köprüye, Osman Gazi ve Yavuz Sultan Selim Köprüleri için on sekiz günlük ödeme 315 milyon lira!..

Bu paralar orta sınıfa yardım için kullanılsa, orta sınıfın çöküşüne engel olmaz mıydı?..

"Yönetmek" budur!..

Salgın yönetimi

Orta sınıf çökerken...

AKP'nin salgın ve aşı yönetimi değişik yönleriyle tarihe geçecek türde. Pek çok ülke artık belli ölçülerde normale dönerken, salgın bizde geçen yıldan daha tehlikeli durumda. AKP bu dönemi nasıl yönetiyor?.. Şöyle yönetiyor:

"- Alkol, kağıt, kalem, cam bardak, oyuncak, tencere, tava vs. satışını yasaklıyor.

- On beş ülkeden Türkiye'ye gelmesini beklediği yabancıların PCR testi yapmaları koşulunu kaldırıyor.

- Üç hafta boyunca tatile giden gidiyor, gitmeyenleri eve kapatıyor.

- Arada Ekrem İmamoğlu'nu unutmuyor, türbede elleri arkada, diye soruşturma açıyor.

- Ruhsar Pekcan skandal dosyalarını kapatmaya çalışıyor.

- Kayıp 128 milyar doları unutturmaya çabalıyor.

- Aşıya dönük açıklamalar karmakarışık, içinden çıkılmaz hâle geliyor."

AKP salgını ve Türkiye'yi yönetiyor!..

Yazarın Diğer Yazıları

"Temiz medyada" çakan şimşekler

Üç gün önce, pazartesi akşamı herkesi şaşırtan "çatışma", Yılmaz Özdil'in attığı bir tweetle patlak veriyor...

Yüz yıl sonra milletvekillerine "gizlilik" kelepçesi

Siyasi olarak, iktidarı zaten hiçbir yolla denetlemek yetkisi kalmamış olan milletvekillerinin, şimdi de ekonomik kuruluşlardaki denetim yetkisi ellerinden alınıyor

O sözlükte bir de "adalet" ile "geçim derdi" var

Uluslararası bir araştırma kurumu "politik sözlük ile gerçek sözlüğü karşılaştırıyor", yönetenler tarafından söylenen sözlerin pratikteki geçerli anlamlarını sergiliyor