02 Temmuz 2020

Ağustos böceklerini güldürdüm

Bağırıyorum ama beni bahçede bağırışan ağustos böceklerinden başka duyan yok

Geçen yılın bir daha tekrarlanamayabilecek özgürlüğünde Girit'e uçtuğum Yunan Aegean Havayolları'ndan iki de bir e-mail alıyorum.

Beni Yunanistan'daki 31 destinasyona yüzde 30 indirimle uçmaya davet ediyor.

"Şimdi çocuklarınızı da bedava uçuruyoruz," diyor.

"Sağlığınız ve güvenliğiniz önceliğimizdir," diyor.

"Tamam," geliyorum, diye bağırıyorum. "Bize adaya giden uçaklarınızdan birinde yer ayırtın. Hangisi olduğu fark etmez. Siz karar verin. Espasito'yu da alıp geliyorum."

Bağırıyorum ama beni bahçede bağırışan ağustos böceklerinden başka duyan yok.

"Bavulum hazır!"

Ağustos böceklerinin bağırtısı kahkahaya dönüyor.

"Sen Larnaka'ya bile gidemiyorsun. Nerede Yunan adaları," diyorlar. "Rüya görmeye devam et."

Susuyorum. Başım önüme düşüyor. Gözümden birkaç damla yaş süzülüyor. 

Haklılar.

Namık Kemal gibi adaya kapatıldım. Ne bana gelmek isteyenler gelebiliyor ne ben gitmek istediklerime gidebiliyorum. 

Pegasus ve THY indirimli bilet daveti yapmak bir yana, adaya uçuş programları bile yok. Olmayan uçuşlar için fiyatlar da fantastik.

"En iyisi evladım, sen Rum tarafına git," diyorum. "Orası da Yunan adası sayılır."

Ama oraya gitmek de artık kolay değil. En geç 72 saat önce alınmış bir Covid - 19 negatif kâğıdına ihtiyacım var.

Girne Hastanesi'ne gidiyorum ama bu testi orada yapmadıklarını söylüyorlar ve beni Lefkoşa Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi'ne yönlendiriyorlar.

Eve dönüyorum.

Bulamayacağımı bildiğim hâlde hastanenin web sitesine giriyorum ve orada bu testle ilgili bilgi arıyorum. Tabii ki yok.

Hastanenin randevular numarasını çeviriyorum. Telefondaki yetkilide de yeterli bilgi yok.

Eşi o hastanede doktor olan bir arkadaşımı arıyorum ve ondan aldığım bilgi ile ertesi gün Lefkoşa'ya yollanıyorum.

Test hastanenin Ayaküstü Tedavi Merkezi'nde yapılıyor. Sora sora nerede olduğunu ve nasıl gidileceğini öğreniyorum. 

Belki işinize yarar diye anlatayım:

Hastanenin ana kapısından girdikten sonra sola ana binaya dönmüyorsunuz da düz gidiyorsunuz. Bina girişten bir kilometre kadar uzakta, sol tarafta.

Binanın girişindeki vezneye nakit 300 lira ödüyorsunuz (banka kartı geçmiyor) ve numara alıyorsunuz. Klinik, veznenin hemen yanında. Fazla beklemeden her iki yerde de işinizi görüyorsunuz. Sonuç 24 saat içinde alınıyor.

Test yapılan yerin nerede olduğunu, hangi saatler arasında çalıştığını, testin kaç paraya yapıldığını, sonucun ne kadar zamanda alındığını bilseniz zor süreç değil.

Bu bilgileri hastanenin sitesine koymak da zor değil.

Ama yok işte.

Ve işte KKTC budur.

Hayatınızı kolaylaştırmak için hiçbir şeyin yapılmadığı, bütün altyapıların, bütün devlet dairelerinin döküldüğü bir yer. Ufak bir gayretle birçok şey düzelebilir ama o gayreti gösterebilecek olanlar nerede?

Neyse fazla konuşmayayım da testin olumsuz çıkması için dua edeyim. Bir de olumlu çıkarsa hayat boyu bir yere kaçamadan yaşamak...

"Hayııır," diye öyle bir bağırıyorum ki ağustos böcekleri bile bir an susuyor.

ETİKETLER

Metin Münir

Yazarın Diğer Yazıları

Karar ver KKTC kardeş, açılıyor musun açılmıyor musun?

KKTC hükûmeti ise ülke turist akınına uğrayacakmış gibi davranıyor ve herkes için –ziyaretçiler, oteller ve uçak şirketleri– hayatı kolaylaştıracağına zorlaştırıyor

Sıcaklık adaları

Evinin bahçesine ağaç dikmeyen kendini de komşularını da bir sıcaklık adasında yaşamaya mahkûm eder