30 Kasım 2020

İyi ki varsın AÇIK RADYO!

25 yıldır hayatımızdasın, evet, hep açık kal Açık Radyo!

AÇIK RADYO 25 yaşında.
İyi ki 25 yıldır hayatımızda.
Evet, hep açık kal Açık Radyo.
Bugün köşemi Açık Radyo'yu kuran
ve bugünlere getiren sevgili dostum
Ömer Madra'ya bırakıyorum.
İyi ki varsın sevgili kardeşim;
İyi ki varsınız Açık Radyo'yu yaşatanlar.
Hepinizi yürekten kutluyorum.

* * *

 

Sevgili Hasan,
Radyomuz 25. yılını devirdi işte.
Yok olasıca Covid - 19 olmasaydı,
devrilen çeyrek yüzyılın
büyük gümbürtüsünü duymayan
kalmayacaktı. Kader işte!
Planladığımız tüm şenlikler, konserler,
yemekli toplantılar, paneller,
programcı sanatçı dostlarımızın
“stand up”ları vb. hepsi hepsi yattı!
Heveslerimiz kursağımızda kaldı.
Mart sonundan beri evlere
kapanmış durumdayız.


Dünyada bir eşinin
bulunduğundan pek emin
olamadığımız radyomuzun halihazırda
212 programcıdan oluşan
o tuhaf, delibozuklar takımı hiç yılmadı.
Hatta, yılmak şöyle dursun,
işi daha da azıttı:
Yeryüzünün neredeyse
tüm konularını ve müziklerini içeren
145 civarındaki sözel ya da
müzikal programlarını
dünyanın farklı ülkelerindeki
evlerinden hazırlayıp
sunuyorlar!
Üstüne üstlük, birçoğu,
dünyanın çeşitli yörelerinden
gelen konuklarıyla birlikte
yürütüyorlar programlarını.
Bu muazzam cümbüşü,
sayıları bir elin parmaklarını
ancak geçen birkaç cesur teknik
arkadaşımız da pek aksatmadan,
kaosa filan sürüklenmeden,
aylardır düzenli olarak yayına aktarıyor.
Geçmiş yıllarda, çalıştığın gazete
hangisiyse ondaki köşeni yılda bir kereliğine
kadim dostun hakire
ve Açık Radyo’ya bırakmak gibi
bir âlicenaplığın olurdu.
Ben de buna içim içime sığmayarak
şükran duygularıyla “icabet ederdim”.
Ne var ki, bu sefer T24’deki köşende
25. yaşındaki “ergen”imiz kendini
gösterme fırsatını bulamadı.
Neyse ki, laf aramızda, bunu hatırlayıp
sana da hatırlatan bazı ortak dostlarımız
olduğunu büyük bir mutlulukla öğrendim
ve Açık Radyo’nun 25 yıllık encâmı
hakkında sana küçük bir paket hazırlayıp
yollamaya karar verdim.

Ömer Madra eşi Meral Mutlu Madra

Sevgili Hasan;
senin de mensubu olduğun
68 kuşağının özgürlük ve barış
tutkusunu körükleyen
en önemli araçlardan biri radyo idi bence.
Biz de Açık Radyo’da bu bilgiyi de
aklımızda tutarak,
ilginç bir şey denedik:
25. yılımızda stüdyolara, cadde
ve sokaklara doluşamayacağımız anlaşılınca,
biz de bir küçük “hoşluk” düşündük
ve tüm programcılarımıza
minik bir çağrıda bulunarak
bize 25 saniyelik bir ses kaydı hazırlayıp
Açık Radyo’nun kendilerine
ne ifade ettiğini anlatmalarını istedik.
Göz açıp kapayıncaya kadar
kısa bir süre içinde elimize 70’i aşkın
sayıda harika kayıt ulaştı.
Üstelik, yenileri her an elimize ulaşmaya,
hatta akmaya devam ediyor.
Belli bir düzen içinde bunlar yıl boyunca
-ve belki de yıllar yılı- atmosferde
dolanıp duracak.
Şimdi sana bu 25 saniyelik
ses kayıtlarından rastgele
seçtiğimiz 25 tanesinden
birkaç cümlenin transkripsiyonunu
gönderiyorum…
İlgini çekeceği umuduyla.
Sevgiler,
Ömer

* * *

Anahtarı Üstünde Komşu Kapısı:
Açık Radyo, benim için, hiç kapanmayan,
böyle anahtarı üzerinde 25 yıllık
bir komşu kapısı gibi:
Teklif tekellüf olmadan
kapıyı rahatça açarsın
ve içeri girince yaşamak
daha bir anlamlı olur…
Hep açık kal Açık Radyo!
(Fehmiye Çelik)

Pandemik Gezegende Ara Kesit:
Açık Radyo pandemik gezegenimizde
beni gerçekliğe bağlayan "ara kesit":
Güvendiğim sesler, duyarlı
içerikler ve derinlikli tartışmalar,
her zeminin kaygan, her şeyin
kırılgan olduğu şu dönemde
Açık Radyo’nun önemini
idrak etmemi sağlıyor.
(Çelenk Bafra)

Müşterekler Zinciri:
Açık Radyo, 25. yıldır
giderek gelişip güçlenen
bir ortak çaba, “müşterekler”
kavramına somut bir örnektir:
Programcısı, çalışanı, dinleyeni
ile büyük bir müşterekler zinciridir;
daralan, boğulan dünyamızda
bir oksijendir.
(Ahmet İnsel)

Ağaç Değil Orman Olma Güveni:
Açık Radyo benim için kolektif
bir çabanın ürünü,
merak ve tutkunun dışa vuran
heyecanı, bilgi ve bilimin ışığı,
hayatımıza değer katan tüm
insanlara saygı, kötülere iyilikle
verilen cevap, tarihe düşülen not,
sonsuzluğa atılan tohum,
ağaç değil orman olmanın
getirdiği güven…
(Ahmet Uluğ)

Damladan Denize:
Her programla damla damla
büyüyen, 25 yılda rengârenk
bir denize dönüşeniz biz. 
(Akgün İlhan)

Gerçekçi Düşler:
Gerçekçi düşlerin gerçekleşen
dünyasıdır Açık Radyo.
(Banu Kanıbelli)

Ülkenin En Değerli Radyosu:
Açık Radyo, hiç şüphesiz,
son 25 yılın Türkiye semalarında
parlayan az sayıdaki yıldızlarından
biridir: ülkenin en değerli radyosu;
dünyada bir benzeri var mıdır,
bilmiyorum; varsa da,
sayısı herhalde çok çok azdır. 
(Bülent Aksoy)

Toplumsal Belleğimiz:
Açık Radyo bir nehir gibi
akmaya devam ediyor...
Öyle bir nehir ki, geçtiği
yerlerde hayatı tazeliyor,
yeni filizler yeşertiyor ve
umut taşıyor, ama burada
altı çizilmesi gereken
en önemli değer, süreklilik…
Sürekliliğin aynı zamanda
hafıza demek olduğunu
gayet iyi biliyorum.
Açık Radyo pek çok şeyle
birlikte toplumsal belleğimiz
olmaya devam ediyor…
(Gülderen Bölük)

Sihirli Bir Söz Dünyası:
Açık Radyo başka hiçbir
yerde karşımıza çıkmayacak
yeni şeyler öğrenmek,
dünyanın en güzel müziklerini
dinlemek, ahbaplık etmek
isteyeceğimiz insanlarla
bir arada olmak için ne zaman
istesek bize kapısını açan
sihirli bir söz dünyası...
(Güven Güzeldere)

Birlikte Israrla Aramak:
Açık Radyo, benim için,
iyiliği, güzelliği, doğruluğu
hep birlikte ısrarla
aramak demek.
(Gülçin Orgun)

Sıradışı-Özgür-Paylaşımcı:
Türkiye’nin ilk ve tek sıradışı,
özgür, paylaşımcı radyosu,
Açık Radyo… 
(Hülya Tunçağ)

Hepimizin Hayallerine Dokundu:
Senin sayende çocukluk
hayalim olan radyoculuk
gerçek oldu. Lakin, sadece
benim değil hepimizin
hayallerine dokunduğun için…
Açık Radyo iyi ki varsın!
(İlknur Akman)

Sözcüklerle Deneyeceğim:
Ses, nefes, soluk, pencere,
kuşlar, gökyüzü, sevgi, bilgi,
bilim, bilinç, renk, âhenk,
umut, mücadele … hayata dair
daha ne varsa!..
(İzel Rozental)

Mecra-Fener-Nefes Terapisi:
Fikirlerin ve melodilerin doğru,
dürüst ve saygıyla, özgürce ifade
edildiği bir mecra istiyorum…
Gece ve gündüz önümü daha iyi
görmemi sağlayan, bilgi ve rengârenk
seslerle dolu koskoca bir fener arıyorum…
İnsan olarak kâinatın bütün seslerini
duymak istiyorum: İşte Açık Radyo
o sesleri soluduğum bir nefes terapisi.
(Yannis Saoulis, Görkem Saoulis, Metin Belgin)

Sonsuz Bakış Zenginliği:
… Açık Radyo hepimiz için sonsuz
çeşitlilikte bir bakış zenginliği sağlıyor.
En başta, hayatta varoluşumu,
ayakta duruşumu büyük ölçüde
Açık Radyo’ya borçluyum.
Bin yaşasın!
(Muammer Ketencoğlu)

Çok Önemli Bir Platform:
Yalnız olmamayı; iyi, vicdanlı
insanlarla bir arada olmayı sağlayan
çok önemli bir platform olduğunu
düşünüyorum. Açık Radyo çok yaşasın!
(Murat Gülsoy)

Dinlemeyi Öğrendim:
Kâinatın tüm seslerine,
renklerine ve titreşimlerine
maruz kalmaktan radyocu oldum,
çevreci oldum, vegan oldum;
dahası, dinlemeyi öğrendim…
Açık Radyo dönüştürür.
(Muzaffer Çorlu)

Paylaşarak İyiliği Çoğaltmak:
Tek tek de önemliyiz,
ama bir araya geldiğimiz zaman
her şey bir başka anlam kazanıyor…
Ve Açık Radyo 25 yıldır seslerimizi duyurarak,
paylaşmamızı sağlayarak
iyiliğin çoğalmasına aracı oluyor.
(Pınar Erkan)

Tutku-Kaygı İkilemi:
Bu kaygı artık hayatımın
önemli bir unsuru: Onlarca
genç insanın önünü kapatıyorum.
Belki o gençler benden
çok daha güzel müzikler çalacaklar.
Açık Radyo benim için
tutku ve tedirginliği aynı anda
içinde barındıran bir şey.
(Reha Uz)

Mahalle Baskısı Hissetmediğimiz Mahallemiz:
Benim için Açık Radyo paylaştığımız,
öğrendiğimiz, düşündüğümüz,
heyecanlandığımız üniversite kampüsüdür.
Kendimizi oralı hissettiğimiz,
mahalle baskısı hissetmediğimiz mahallemizdir;
tanıştığımız, buluştuğumuz,
nefes aldığımız, sesimizi çıkardığımız,
dans ettiğimiz kamusal alandır.
Kıymetini bilip koruduğumuz
meydanımızdır. Böyledir…
(Şenol Ayla)

Mars’a Gidecek Olursam:
Bir gün Mars’a filan gidecek olursam,
sizi de yanıma alabilir miyim sevgili
Açık Radyo? Çok teşekkürler…
(Sumru Ağıryürüyen)

Sorulamamış Soruların Cevapları:
Açık Radyo’yla ilk karşılaştığımda
sanki ilk kez duymuyormuşum da,
hep tanıdığım birisini dinliyormuşum
gibi hissetmiştim; ikinci fark ettiğim
belki daha da önemliydi,
çünkü duyduklarım, sorulamamış
soruların cevaplarıydı aslında.
Hâlâ da aynı cevapları dinlemek
mümkün Açık Radyo’da…
(Vedat Ozan)

İkinci Ev, İkinci Okul, İkinci Aile:
25 yıldır bir parçası olduğum
Açık Radyo ile ilgili hislerimi
anlatmak gerçekten çok zor:
Bana ikinci bir ev, ikinci bir okul,
ikinci bir aile oldu. Bu kocaman ailemi
çok seviyorum ve parçası
olduğum için gurur duyuyorum.
(Yeşim Burul)

İşbaşından Paydosa Sürekli Açık Can Yoldaşı: 
Bence herkesin bir kişisel Açık Radyo’su var:
…Radyoyla kurulan bağ açısından
benzerlik gösteren bir tutku
diyebiliriz buna. Mesela benim
için Açık Radyo, ofisimde işbaşı
yaptığım sabahın yedi buçuğundan
paydos saatim olan beş buçuğa
kadar sürekli açık bir can yoldaşı.
Evlerde daha çok vakit geçirdiğimiz
bu günlerde önemi daha da arttı.
Desteğimizin değeri de öyle.
(Yosi Falay)

Farklı Görüş ve Bakış Açıları:
Nasıl ki Türkiye’ye baktığımızda
farklı kültürlerin, değişik bakış
açılarının, bir bütünü oluşturduğu
ve bir arada yaşadığı bir toplum
görürsek, Açık Radyo da bünyesinde
barındırdığı farklı görüş ve bakış
açılarını dinleyiciye diretmeden,
dayatmadan, hoşgörü ve güzel
bir üslupla aktarmasıyla her
kesime hitap ederek 25 yıldır
dinleyicisinin desteğini
arkasına alıp ilerledi. 
(Zerhan Gökpınar)

Yazarın Diğer Yazıları

1993 Nisan ayı, Bekaa'da Apo'yla sohbet: "Silahlı mücadeleyle her iki taraf da kesin bir üstünlük sağlayamaz"

Apo ekliyor: "Gelin şiddeti durduralım, siyasal çözüm yollarını devreye sokalım"

Yaşamak için ille de acı mı çekmek gerekiyor?

Öcalan'ın "Öldürelim, otorite olalım!" sözü...

İŞKENCE... "Genç olsam dağa çıkardım!"

"Kanalizasyonun kapağını kaldırdılar, bir avuç bok alıp ağzıma attım. Sonra ağzımda pislik, hazır ola geçtim. Kıpırdamak yok. Yere tükürmek yok"