Çevre

Kanal İstanbul'un temeli 26 Haziran'da atılacak!

Çizgi: Tan Oral

09 Haziran 2021 12:11

Kanal İstanbul projesinin temeli 26 Haziran'da atılacak. 6 köprüden ilkinin temel atma törenine Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın katılması bekleniyor.

HaberTürk Muhabiri Esra Nehir'in aktardığına göre, Kanal İstanbul'un temeli 26 Haziran'da atılacak. Muhalefetin eleştirdiği projenin 7 yıl sürmesi öngörülüyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen ay partisinin grup toplantısında yaptığı açıklamada "Bu önemli projenin, etaplar halinde yapılacak ihalesine çok yakında çıkıyor, yaz aylarında da temelini atıyoruz. Epeyce bir gecikmeyle de olsa inşasına başlayacağımız Kanalistanbul’un, şimdiden ülkemize hayırlı olmasını diliyorum " şeklinde konuşmuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 27 Nisan 2011'de "çılgın proje" olarak açıkladığı Kanal İstanbul 45 kilometre uzunluğa, 21 metre derinliğe, 275 metre taban genişliğine, en dar yerinde 360 metre su yüzeyi genişliğine sahip olacak. Kanal'ın iki yakasına ise toplam 500 bin kişilik bir şehir kurulacak.

Kanal İstanbul projesi kapsamında, Küçükçekmece Gölü - Sazlıdere Barajı - Terkos Doğusunu takip eden Kanal Koridorunun yaklaşık 6.149 m’lik kısmı İstanbul ili, Küçükçekmece ilçesi sınırları içerisinde, yaklaşık 3.189 m’lik kısmı İstanbul ili, Avcılar ilçesi sınırları içerisinde, yaklaşık 6.061 m’lik kısmı İstanbul ili, Başakşehir ilçesi sınırları içerisinde ve kalan yaklaşık 27.383 m’lik kısmı ise İstanbul ili, Arnavutköy ilçesi sınırları içerisinde yer alıyor.

TIKLAYIN - İmamoğlu'ndan Kanal İstanbul tepkisi: Meselenin içindeki, kanal değil; sağına soluna dikilecek binalar

TIKLAYIN - CHP'den doğa raporu: Kanal İstanbul, Marmara Denizi’ni daha da kirletecek, vazgeçilmeli

TIKLAYIN - Kanal İstanbul’da tapular çıkıyor

Muhalefet ve çevreciler, Kanal İstanbul projesi ile Marmara Denizi’nin daha da kirleneceğini vurguluyor. Deniz tabanında beklenenden daha geniş bir alanda ekosistemin tahrip olacağı belirtilirken, yüksek miktarlardaki çamur boşaltım faaliyeti nedeniyle oluşacak bulanıklığın akıntı ile daha geniş alana yayılacağı belirtiliyor. 

CHP,  TÜBİTAK'ın görüşlerine dayanarak hazırladığı konuyla ilgili doğa raporunda, "Bu konuda hiçbir bilgi ve öneri yok. Binlerce ton organik madde yükü ile Marmara Denizi’nin oksijen dengesini olumsuz yönde etkileyecek, su dolaşımının zayıf olduğu bölgelerde oksijeni tamamen bitirecek. Boşaltılacak madde, Marmara Denizi su kolu ve dip canlıları açısından, akut ve kronik etkilere yol açma riski taşıyor. Küçükçekmece gölü ve kanal kazıması sırasında kirlenmiş malzemenin akıntı ve rüzgar etkisiyle çözünmüş besin iyonları, metallerin ve organik madde Marmara Denizi kıyısal alanında kirlilik yaratacak" görüşlerine yer vermişti. 

Öte yandan İTÜ Jeoloji Mühendisliği Bölümünden emekli ve Bilim Akademisi Kurucu Üyesi Prof. Dr. Naci Görür, 2020 yılında İBB'nin düzenlediği Kanal İstanbul Çalıştay'ında şunları söylemişti:

"Kanal depremi tetiklemez ama deprem kanalı ciddi şekilde etkiler. Marmara’nın altındaki fay kılırsa en az 7.2 deprem üreteceğini düşünüyoruz. Bu depremi ilan ettik, bekliyoruz. Fay kırıldığında kanal 9 şiddetinde etkilenecektir. Kanal özellikle, Küçükçekmece- Marmara arasındaki en zayıf halkaya yapılıyor. Bu kesim depremden en şiddetli şekilde etkilenecek. Kanalın altında canlı fay yok deniliyor. Bu söylemi de olumlu anlamda kullanıyorlar. Ama gerçekten Marmara kısmında canlı fay yok mu? Araştırma gemileri ile yaptığımız çalışmalar sırasında Küçükçekmece’nin açıklarında kıta sahanlığında ana faya gelen fayların olduğunu tespit ettik. Bazıları canlı ve bunlar çok sığ da değil. En az 2-2.5 km derinliğinde. Bu bize neyi gösteriyor? Kanalın Marmara’ya bağlandığı yerin kıta sahanlığı parça parça faylarla kesilmiş durumda. Zafiyet zonu oluşmuş, bir zayıflık zonu oluşmuş. Asıl büyük canavar da burada. 9 şiddetinde etkilenecek demiştim ya bu faylar da harekete geçerse o kanalın Küçükçekmece ile Marmara arasını hangi güç hangi mühendislik yapısı tutar onu bilemiyorum. Ama yapılmaz mı? Japonlar yapıyor ama Japonlar da yıkılıyor. Belki yapılır ama neden bu kadar riski alalım? “