Gündem
Deutsche Welle

Ebrar Sitesi dosyası: Üç bina neden yıkıldı?

DW Türkçe, Kahramanmaraş'taki Ebrar Sitesi'nde yıkılan Reyyan Apartmanı, Selam Apartmanı ve L Blok'un dava dosyalarını inceledi. Dava dosyaları, binaların neden yıkıldığını ortaya koydu.

02 Şubat 2024 19:44

Alican Uludağ

DW Türkçe, Kahramanmaraş'taki Ebrar Sitesi'nde yıkılan Reyyan Apartmanı, Selam Apartmanı ve L Blok'un dava dosyalarını inceledi. Dava dosyaları, binaların neden yıkıldığını ortaya koydu.

Kahramanmaraş merkezli depremlerde yıkılan ve bin 400 kişiye mezar olan 22 bloklu Ebrar Sitesi, 6 Şubat'ta can kaybının en yüksek olduğu adreslerin başında geliyor. Bu site içerisinde yer alan Selam Apartmanı, Reyyan Apartmanı ve L Blok'ta 192 kişi hayatını kaybetti. Karadeniz Teknik Üniversitesinden alınan bilirkişi raporları, üç binadaki yönetmeliğe aykırılıkları ortaya koydu. Örneğin Reyyan Apartmanı'na kaçak kat yapıldığı belirlendi. Bu binalara ilişkin müteahhit ve diğer sivillere dava açılırken, henüz kamu görevlileri hakkında soruşturma izni süreçleri tamamlanamadı.

DW Türkçe, 53 binden fazla insanın öldüğü 6 Şubat depremlerinin merkez üssü olan Kahramanmaraş'ta bulunan Ebrar Sitesi ile ilgili dava dosyalarına ulaşarak, mercek altına aldı.

Onikişubat ilçesinde bulunan Ebrar Sitesi'nin inşaatına 1997 yılında başlandı. 2011 yılına kadar etaplar halinde süren inşaatlar sonucunda 22 blok yapıldı. Her katta dört daireden oluşan bloklar ortalama 10 katlıydı. Depremde bloklardan 18'i yıkılırken, kalan dördü ise depremi hasarla atlattı.

Selam Apartmanı'nda iki kızını ve eşini kaybetti

Ebrar Sitesi içerisinde yer alan 44 daireli Selam Apartmanı, depremde yıkılarak 83 kişiye mezar oldu. Enkazdan yalnızca 11 kişi yaralı olarak kurtarılabildi.

O gece çalıştığı için enkaz altında kalmaktan kurtulan Zahide Şeker'in eşi eşi Mustafa Şeker ile kızları Berna ve Yaren Şeker de Selam Apartmanı'nda hayatını kaybedenler arasında.

Zahide Şeker, depremden bir yıl sonra da kızları için adalet arıyor

DW Türkçe'ye konuşan Zahide Şeker, deprem olduğunu hissettiğinde çocuklarını aradığını ancak ulaşamadığını anlatıyor:

"Sabah 8-9 gibi ulaşabildim, gelebildim buraya. Geldiğimde yani çocuklarımdan ses geliyordu. Yani her yerden ses geliyordu, ayırt edemiyordum; benim çocuklarım mı başkasının çocukları mı diye… Ve o an kurtarma ekibi falan hiçbir şey olmadığı, müdahale edilemediği için çocuklarımı kurtaramadım. Benim evim en üst kattı çocuklarımın kurtarılma şansı ihtimali çok yüksekti. Hiç kimse olmayınca kurtaramadım çocuklarıma. AFAD vinç göndermediği için çocuklarımı çıkaramadım. Biz altıncı gün kendi çabalarımızla vinç olmadan çıkartabildik."

Kızının Hukuk Fakültesi mezunu olduğunu ve kazandığı hakimlik sınavının 6 Mart'taki mülakatına gireceğini anlatan Şeker, "Benim çocuğumun emekleri de cübbesi de enkazın altında kaldı. Çıkaramadım ve şu an çok üzülüyorum" diyor. 

Peki onlarca kişinin hayatını kaybettiği Selam Apartmanı neden yıkıldı?

Yapı ruhsatına göre bina 4 bodrum, zemin ve 7 normal kat olmak üzere toplam 12 kattan oluşan binanın yapımına 2003 yılında başlandı. Kahramanmaraş Belediyesi, aynı yıl binaya yapı ruhsatı verdi.

Deprem sonrasında, 15 Şubat 2023 tarihinde binanın enkazında savcılık tarafından inceleme yapıldı. Bu kapsamda hazırlanan "olay yeri inceleme ve görgü tespit tutanağı"nda Ebrar Sitesi'ndeki birçok apartmanın yıkıldığı, kolon ve kirişlerden karot örnekleri ile demir örnekleri alınmaya çalışılmasına rağmen numunelerin aşırı derecede dayanıksız olması, karotun içerisinde dağılması nedeniyle başarı elde edilemediği bilgisine yer verildi.

Betonlar testi geçemedi

Karadeniz Teknik Üniversitesi, Selam Apartmanı'na ilişkin Eylül 2023 tarihli bir bilirkişi raporu hazırlayarak savcılığa gönderdi. Binanın enkazından alınan iki adet karot numunesi üzerinde yapılan testlerde, binanın gerekli kriterleri sağlamadığı tespit edildi.

Bilirkişi raporları, binalardaki eksiklikleri ortaya koydu

Raporda, binanın "statik hesap raporunun bulunmadığı"na dikkat çekildi. İnşaat yapılırken alınan "zemin etüt raporu"nu eleştiren bilirkişiler, bu raporu bilimsel bulmadı. Bilirkişiler, bu raporun, "ilgili yönetmeliklerde belirtilen zemin ve temel etüt raporunda istenen minimum gereksinimleri karşılamadığına" ve hesaplamaların nasıl yapıldığının belirsiz olduğuna işaret etti.

Selam Apartmanı'nda dokuz eksiklik

Karadeniz Teknik Üniversitesi'nin raporunda, binayla ilgili dokuz önemli eksiklik tespit edildi. Raporda, binanın proje aşamasına ilişkin "temel donatı alanı yetersizliği," "temel zemin emniyet gerilmesi yetersizliği," "Döşeme kalınlık ve donatı alanı yetersizliği," "yetersiz donatı detaylandırılması" eksiklikleri sıralandı. Binanın yapım aşamasındaki eksiklikler ise "Rölöve ve projedeki taşıyıcı sistem eleman sayısı ve boyut uyumsuzluğu," "Donatı detaylandırması yetersizliği," "Malzeme kalitesi yetersizliği" olarak rapora girdi. Bu eksikliklerle ilgili statik proje sorumlusu, yapı müteahhidi ve şantiye şefi ile zemin etüt raporu hazırlayan şirket asli kusurlu, belediye görevlileri ise tali kusurlu bulundu.

Müteahhit bir yıldır kaçak

Savcılık, soruşturma sonucunda binanın müteahhitleri Süleyman Ö. ve Ahmet Ö., statik fenni mesul Ercan G. ve statik proje sorumlusu Sıtkı O. hakkında "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne veya yaralanmasına" neden olmak suçundan dava açtı. Ercan G. dava kapsamında tutuklu yargılanırken, binanın müteahhidi Süleyman Ö. ise firar etti. 

Kaçak kat çıkıldı, Reyyan Apartmanı'nda 52 kişi öldü

Ebrar Sitesi'ndeki Reyyan Apartmanı da depremde yıkılarak 52 kişinin ölümüne neden oldu. Bu binanın yıkılmasına ilişkin ise Harun G., Mesut Vahit K., Muhammet K., Nasuh A. hakkında dava açıldı. K. ve K. tutuklu yargılanırken, G. ise firari.

Dosyaya göre, 2010 yılında inşaatına başlanan Reyyan Apartmanı, 9 kattan oluşuyordu. 5'i işyeri, 28'i konut olmak üzere 33 adet bağımsız bölüm vardı. Ancak daha sonra binaya kaçak olarak çatı kat yapıldı.

Bilirkişiler, depremden sonra demir ve beton örnekleri almak için olay yerine gittiğinde, Ebrar Sitesi'ndeki diğer bloklarda olduğu gibi Seyyan Apartmanı'nın da enkazının kaldırıldığını tespit edildi. Bu nedenle gerekli numuneler, toprak kaldırılarak bodrum katlardan alındı. Enkazın kaldırılmış olması nedeniyle binada kolan veya kirişlerin kesildiğine ilişkin bir tespit yapılamadı. Binadan alınan karot örneklerinin yeterli basın dayanımı şartlarını sağlamadığı belirtildi.

Bilirkişi raporu eksiklikleri tespit etti

Karadeniz Teknik Üniversitesi'nin bilirkişi raporunda, Reyyan Apartmanı'na ilişkin "kolon boyutları yetersizliği," "Kolan donatı alanı yetersizliği" ve "kiriş boyutları yetersizliği" belirlendi. Malzeme kalitesini de yetersiz bulan bilirkişiler, proje ile uygulama arasında farklılıklar olduğunu, çatı katındaki değişikliği kimin yaptığının tespit edilemediğini kaydetti. Bu nedenle raporda binayı yapan müteahhit ve diğer mühendisler asli kusurlu bulunurken, belediye görevlileri tali kusurlu kabul edildi.

Birbirini suçladılar

İddianamede yer alan tanık ifadelerinde binanın müteahhidinin Muhammet K. olduğu anlatıldı. Müşteki Resul Çetin ise ifadesinde çatı katındaki kaçak yapıyı Nasuh A.'nın yaptığını anlattı. Müteahhit K. da binayı yedinci kata kadar kendisinin yaptığını, Nasuh A.'nın ise yedinci katın üzerine ilave kat yaptığını, binanın bu nedenle çöktüğünü öne sürdü. Binanın statik fenni mesulü Mesut Vahit K. ise binanın inşaatına yalnızca iki kez gittiğini, 5'inci ve 6'ncı kattaki demir tabiyelerini kontrol ettiğini, inşaata bir daha denetim için gitmediğini itiraf etti. K., binaya inşaat ruhsatı veren belediyenin kusurlu olduğunu söyledi.

Binanın arsa sahibi Nasuh A. ise suçlamaları kabul etmeyerek, kaçak kaç çıkılması konusunda depremde ölen iki kişiyi suçladı.

Dört aylık hamile Meliha Çelik enkazdan çıkamadı

Reyyan Apartmanı'nda dört aylık hamile baldızı Meliha Çelik ile bacanağı Onurcan Çelik'i kaybeden Gökhan Arıcıoğlu duruşmayı takip edenler arasındaydı. DW Türkçe'ye konuşan Arıcıoğlu, Meliha Çelik'in depremden önce bebeğinin cinsiyetinin erkek olduğunu öğrendiğini, Çelik çiftinin 3.5 büyüklüğündeki bir depremde bile apartmanın çok sallandığını söyleyerek kendisini aradıklarını anlatıyor.

Arama-kurtarma üçüncü gün başladı

Deprem sonrasında yaşadıklarını da anlatan Arıcıoğlu, kurtarma çalışmasının üçüncü başladığını dile getiriyor: "Üçüncü günü ancak yemek yedik. Üçüncü günü kepçeler geldi. Üçüncü günü yardımlar geldi. Evet, ilk gün gelen polisler oluyor ama sadece oturduk polislerle beraber ağlayabildik, hepsi o kadar oldu yani. Bacanağımı sekizinci günü gece saat 6 gibi aldık, baldızımı da gece 11 gibi aldık. İlk mahkemeye verenlerden biriyiz diyebilirim çünkü insanlar acısını yaşıyor daha enkazından cenazesini alamayanlar vardı."

"Müteahhit bırakıp kaçtı"

Reyyan Apartmanı'na kaçak kat çıkıldığına işaret eden Gökhan Arıcıoğlu, sanıkların duruşmada "Biz yaptıysak belediye niye izin verdi" dediğini anlatıyor.  Arıcıoğlu, binanın 5 yıllık olduğunu söylüyor:

"İnşaatına 2010 yılında başlamışlar. Ancak bir müteahhit bırakıp kaçıyor.  Bu apartmandakiler diyor ki ya biz müteahhit bırakıp gitti. Ne yapalım yani? Apartmanımıza göçmeniz lazım. Başka bir müteahhit tutuyorlar. Başka müteahhit de diyor ki, ben size burayı yaparım, kalan kısmını ama ben buradan yer almam lazım. Onlar da kalacak yerleri olmadığı için insanlarım tamam diyorlar. Kaçak kat yapılıyor en üste. Bir kat kaçak kat yapılıyor. Onlar da 1+1 apart daire şeklinde yapılıyor. Ortalama 10-15 tane kadar 1+1 kaçak yapı var. Evet üstü çatı olmuş, belki beton değil ama sonuçta binanın statiğini etkiliyor. Yani sonuçta bir nereden baksanız 60-70 ton yük var üstünde."

"Kamu görevlileri de yargılanmalı"

Bu binaya izin veren ve yeterli denetim yapmayan belediye görevlilerinin de sorumlu olduğunu belirten Arıcıoğlu, "Kamu görevlilerinin de yargı önüne çıkmasını, hesap vermesini istiyoruz. Biz rahat uyumuyorsak kimse de rahat uyumasın. Derdimiz adalet" diye konuşuyor.

L Blok'ta 57 kişi öldü

Ebrar Sitesi'nde yıkılan adreslerden biri de L Blok'tu. Bu binada 57 kişi hayatını kaybetti. Bu binanın bir numaralı sanığı, yine Ebrar Sitesi'nin kurucusu olan Başak Konut Yapı Kooperatifi'nin başkanı emekli Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Tevfik T. oldu. Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, Tevfik T.'nin arasında bulunduğu yedi sanık hakkında "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan dava açtı.

Binaya sonradan dubleks yapılmış

Dava dosyasına göre, 2004 yılında inşaatına başlanılan binaya ait yapı ruhsatlarında binanın bodrum, zemin artı asma ve 7 normal kat olmak üzere toplam 9 kattan oluşuyordu.

Ancak binada daha sonra tadilat yapıldı. Kahramanmaraş Belediyesi, "bodrum katta ve çatı katta dubleks konut verilmesi" için 21 Şubat 2006 tarihinde Tadilat Yapı Ruhsatı düzenledi.

Karadeniz Teknik Üniversitesi'nin bilirkişi heyeti, 7'nci katta ilk projeye ilave oluşturulan bir adet dubleks konut ve var olan iki adet dubleks konut için teras katı ile mesken içinden bağlantı oluşturmak amacıyla ilk mimari projeye göre döşemede farklı boşluklar açılmasına rağmen statik tadilat projesi bulunmadığını belirledi. Yani, teras katta bir adet daha dubleks ev yapıldı. Bilirkişiler, binaya ilişkin "Yapı Kullanma İzin Belgesi"ni belediyedeki dosyada bulamadı. Diğer binalarda olduğu gibi L Blok'un da statik hesap raporu yoktu.

Beton elle ufalanıyordu

Depremin ardından binanın enkazında 27 Şubat'ta yapılan bilirkişi incelemesinde, Ebrar Sitesi'nde bulunan tüm binalarda betonun karışımında kırmataş kullanıldığı, betonun elle ufalanabilecek kadar düşük mukavemete sahip olduğu, beton içerisinde hava boşlukları ve segregasyon oluşumları bulunduğu anlatıldı. Çimentonun birleştirici özelliğinin düşük olduğu, sahadaki gözlemlerinde kolon ve kirişlerin donatı sayısı ve bağlantılarının uygun ve yeterli olmadığı ifade edilen bilirkişi raporunda, düz ve nervürlü donatıların yönetmeliklere aykırı olarak bir arada kullanıldığına işaret edildi.

Bilirkişi raporu: Yönetmeliğe aykırı

Karadeniz Teknik Üniversitesi'nden alınan bilirkişi raporunda, binanın yapım aşamasında alınan zemin etüt raporunun yönetmeliğe aykırı hazırlandığı eleştirisi yapıldı. Binadan alınan beton örneklerine ilişkin yapılan ölçümlerde, basınç dayanımlarının üst yapı için gerekli şartları sağlamadığı kaydedildi.

Raporun sonuç bölümünde, söz konusu binada projelendirme, yapım ve iş bitimi aşamalarında Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik ve İmar Kanunu esaslarına yeterince uyulmadığı belirtildi. Donatı detaylandırması yetersizliği ile malzeme kalitesi yetersizliği tespit edilen raporda, müteahhit ve şantiye şefi, zemin etüt raporunu hazırlayan şirket asli kusurlu bulunurken, belediyenin ilgili denetim birimi ise tali kusurlu bulundu. Belediye yetkilileri hakkındaki soruşturma dosyası soruşturma izni için ayrıldı.

"Tevfik T. inşaatla ilgilendi"

Tanık ifadeleri, binanın başından sonuna kadar tutuklu sanık Tevfik T.'nin müteahhit olarak ilgilendiğini anlattı. Savcılık, Tevfik T.'nin yanı sıra aynı zamanda damadı olan Zirve Konut Yapı Kooperatifi Başkanı Ahmet D., müteahhit Atilla Ö., kooperatifin yönetim kurulu üyeleri Lütfi T. ve Nebi K., fenni mesul Ferhat Bülent Ö. hakkında dava açtı. Yine iddianamede müteahhit olarak gösterilen Mustafa T. aradan geçen bir yıla karşın yakalanamadı.

Belediyeyi suçladı

Geçen hafta görülen davanın ilk duruşmasında savunma yapan Tevfik T., "Ben öğretmenim, inşaattan anlamam" dedi. Binanın yapılırken 15 kez denetimden geçtiğini savunan T., "Buraya ruhsat veren belediye görevlileri sorumlu, hesap sorulacaksa onlardan sorulsun" dedi. Sanıklar özellikle suçu, binanın yapımında fenni mesul olarak gösterilen ve daha önce hayatını kaybeden Murat Gitmiş'e attı.

L Blok mağdurlarının avukatı: Bu bir cinayettir

L Blok'ta mağdurların avukatlığını yapan Şuayip Bolat, duruşmada yaptığı açıklamada, 57 kişinin öldüğü binanın yıkımını "Cinayet" olarak nitelendirdi. Bölgenin imara açılmasının ölüme neden olduğunu belirten Bolat, "Sanıklar Kahramanmaraş'ta bu büyüklükte bir deprem olacağını bilmelerine rağmen bile bile dayanaksız bina yaptılar. Sanıklar olası kastla adam öldürmeden cezalandırılmalılar" dedi.

Haber, değiştirilmeden kaynağından otomatik olarak eklenmiştirDeutsche Welle