Dünya
Deutsche Welle

Avrupa basınında Kaşıkçı cinayeti

Avrupa gazeteleri yorum köşelerinde Suudi gazeteci Kaşıkçı'nın öldürülmesine yönelik yorumlara geniş yer ayırıyor. Gazeteler yorumlarında Riyad'ın sorumluluğu ve Batı'nın tutumu üzerine değerlendirmelerde bulunuyor.

24 Ekim 2018 14:54

Londra'da yayımlanan Guardian gazetesinin yorumunda Suudi Kral Selman bin Abdülaziz el-Suud'un sorumlulardan hesap sorması gerektiği belirtiliyor. Yorum şöyle devam ediyor:

"Kaşıkçı'nın öldürülmesini Suudi Veliaht Prensi Selman'ın medya danışmanı ile birkaç gizli servis mensubunun planladıklarına kimse inanmıyor. Suudi Arabistan Kralı Selman'ın, gerekli gördüğü takdirde bile kudretli oğlundan hesap soracak durumda olmadığı ya da buna yanaşmayacağı anlaşılıyor. Uluslararası toplum Kaşıkçı'nın öldürüldüğüne kanaat getirdiği takdirde yaptırımlar uygulanmalı ve silah satışı durdurulmalıdır. Suudi Arabistan esaslı bir soruşturmaya direnirse, Birleşmiş Milletler inceleme başlatmasa bile Suudi Arabistan'ı en azından kınamalıdır."

Fransız Liberation gazetesi Kaşıkçı olayına ABD'nin gösterdiği tepkiye dair bir yoruma yer veriyor. Gazete Suudi Veliaht Prens Selman'a yönelik adımlar atılması gerektiği görüşünü savunuyor.

"Riyad'ı, İran'a karşı başlattığı Haçlı Seferi'nin ana destekçisi yapan ABD Başkanı Donald Trump olayın böyle bir döneme tesadüf etmesinden memnun olmamıştır. Trmup'ın – şayet varsa – bütün Ortadoğu politikası suya düşmüştür. Olay, sonuçları ne olursa olsun ardında iz bırakacaktır. Kraliyetin zirvesine götüren yolda çok sayıda düşman kazanan Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın pozisyonu kalıcı bir şekilde sarsılmıştır. Kral ya onu azletmeli, ya da yetkilerini iyice kısıtlamalıdır."

İspanyol El Mundo gazetesinin yorumunda ise Avrupa ülkelerinin Riyad yönetimine karşı ortak pozisyon arayışı ele alınıyor. Gazete İspanya'nın kaldığı ahlak ve istihdam ikilemine dikkat çekiyor:

"Almanya'nın liderliğindeki Avrupa ülkeleri Kaşıkçı cinayetine ilk tepkilerinde, ülkeden ülkeye farklılık gösteren Suudi Arabistan ile aralarındaki diplomatik ve ekonomik ilişkileri tartışmaya açtılar. Suudi Arabistan'dan milyarlarca Euro değerinde 5 korvet siparişi alan İspanyol Navantia şirketi istihdam mı, ahlaki tutum mu ikilemine sıkıştı. Pragmatik İspanyol parlamentosu Sol Parti'nin Suudi Arabistan'a savaş malzemesi sevkiyatının durdurulması için verdiği önergeyi reddetti. Şayet Avrupa Birliği ortak tavır üzerinde anlaşırsa, İspanya kendini bu kararın dışında tutamayacaktır."

Dennik N adlı Slovak gazetesinin yorumunda Suudi Veliaht Prens Selman'ın yöntemlerinin kabul edilemez olduğu yorumunda bulunuluyor. Gazete, Batı'nın tepkisinin kalıcı olup olmayacağı üzerinde duruyor:

"Veliaht Prens Muhammed bin Selman gazeteci Kaşıkçı'nın öldürülmesinin ülkesini Ortaçağ'dan kurtaracak reformları yapabilmek için iktidarını sağlamlaştırma arayışının ‘öngörülemeyen hasar' olduğuna dünyayı inandıracağını düşünmüş olmalı. Onun talihsizliği, ülkesinde kendisini eleştirenlere baskı uygulayan Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın iktidarını sağlamlaştırmada bu olaydan yararlanacak olmasıdır. Veliaht Prensin karşılaştığı en büyük talihsizlik ise Batı demokrasilerinin ‘tesadüfi kazalara' ve iyi niyetlerini kabul edilmesi mümkün olmayan yöntemlerle hayata geçirmek isteyen reformistlere artık anlayış göstermemesidir. Dolayısıyla, önemli olan Batılı politikacıların kızgınlığının kalıcı mı olacağı, yoksa veliaht prensin olup bitenlerden haberi olmadığı bahanesini inandırıcı mı bulacaklarıdır."

DW, dpa/AG, GA

© Deutsche Welle Türkçe

Haber, değiştirilmeden kaynağından otomatik olarak eklenmiştirDeutsche Welle