Ekonomi

10 soruda IMF ile stand-by

Türkiye, IMF ile son stand-by anlaşmasını 2005’te yaptı. Tam, “Köprüler atıldı, IMF ile işimiz bitti” derken; son ekonomik kriz, “IMF’nin kapısını yeniden &cced

21 Kasım 2008 02:00

Türkiye, IMF ile son stand-by anlaşmasını 2005’te yaptı. Tam, “Köprüler atıldı, IMF ile işimiz bitti” derken; son ekonomik kriz, “IMF’nin kapısını yeniden çalmalı mıyız?” tartışmasını beraberinde getirdi. Türkiye’nin yaklaşık yarım asırdır bağlantıda olduğu IMF hakkında merak edilenleri Tempo dergisi 10 soruda özetledi:

1) IMF ne zaman kuruldu?
Uluslararası Para Fonu (IMF), 27 Aralık 1945’te kuruldu. 185 ülkenin üye olduğu fonun idare merkezi, ABD’nin başkenti Washington’da bulunuyor. Türkiye, 1947’de IMF’ye üye oldu. 165 ülkeden toplam 2 binin üzerinde personeli bulunan IMF’de, 20’nin üzerinde Türk personel var.

2) Şimdiye kadar kaç anlaşma yapıldı?
IMF ile ilk stand-by anlaşmasını 1958’de imzalayan Türkiye, 1958-2008 yıllarını kapsayan 50 yıllık dönemde, toplam 19 stand-by anlaşması yaptı. IMF bu sürenin yarısından fazlasında Türkiye ekonomisinin yönetiminde belirleyici oldu. Türkiye, sadece 1999’dan 2007 Temmuzu’na kadar IMF’den toplam 43.5 milyar dolar kredi kullandı.

3) Son anlaşma ne zaman imzalandı?
IMF ile 9.8 milyar dolarlık 19’uncu son stand-by anlaşması, 11 Mayıs 2005 tarihinde imzalandı. Bu anlaşma 11 Mayıs 2008’de sona erdi.

4) IMF’ye ne kadar borcumuz var?
Brezilya ve Arjantin’in borçlarını ödemesinden sonra Türkiye, IMF’ye en fazla borcu olan ülke konumuna geldi. Hazine Müsteşarlığı’nın ‘Ekim Ayı Kamu Borç Yönetimi Raporu’na göre, Türkiye’nin IMF’ye olan borcu, eylül sonu itibariyle 7 milyar 766 milyon dolara geriledi. Devlet Bakanı Mehmet Ali Şimşek’in verdiği rakamlara göre, Türkiye’nin IMF’ye şu anda 9.4 milyar dolar borcu bulunuyor.

5) IMF ile hangi ülkeler anlaşma yaptı?
2000 yılı başında, IMF ile süresi uzatılmış anlaşmalarla birlikte toplam 26 ülkenin stand-by ve genişletilmiş fon kolaylığı anlaşması bulunuyordu. Bunlardan Arjantin, Bosna Hersek, Brezilya, Estonya, Güney Kore, Letonya, Litvanya, Meksika, Papua Yeni Gine, Filipinler, Romanya, Rusya, Tayland, Zimbabve, Bulgaristan, Kolombiya, Endonezya, Ürdün, Kazakistan, Moldova, Pakistan, Panama, Ukrayna ve Yemen, IMF ile yollarını ayırdı. Sadece iki ülke kurtulamadı: Türkiye ve Peru.

6) Son krizde kimler IMF’nin kapısını çaldı?
Son global krize kadar IMF ile yola devam eden yedi ülke bulunuyordu: Peru, Dominik Cumhuriyeti, Gabon, Irak, Makedonya, Paraguay ve Arnavutluk. Ancak krizle beraber Ukrayna, Macaristan, İzlanda, Belarus, Sırbistan ve Pakistan yardım için IMF'nin kapısını çaldı. Bu ülkelerden Ukrayna ve Macaristan IMF ile anlaştı.

7) Yeni bir anlaşma neden gündemde?
Türkiye, ABD çıkışlı son ekonomik krizden döviz değerleri dışında çok fazla etkilenmedi. Bankacılık sisteminde daha önce yapılan düzenlemeler, sistemi daha tutarlı ve sağlam bir yapıya kavuşturdu. Ancak Türkiye de birçok ülke gibi krize karşı hassas durumda. Bunun nedeni, ülke ekonomisinin ihracata dayalı olması. Global kriz nedeniyle, Türk mallarının alıcısı olan ülkelerde durgunluk başladı. Bu durumda genel anlamda tüketime, dolayısıyla Türk mallarına olan ilgi azalacak. Bu noktada Türkiye’nin ihracat yaptığı ülkelerin krizden ne kadar etkileneceği büyük önem taşıyor.

8) Hükümet neyi savunuyor?
Hükümet, Türkiye ekonomisinin dış borç konusunda bir sıkıntı yaşamadığını ve ileride de ciddi bir risk olmadığını düşünüyor. Yetkililere göre, enflasyon düşürüldü ve mevcut dış borcun milli gelire oranında ciddi bir tehlike yok. Bu düşünceden hareket eden yetkililer ‘ihtiyati stand-by’ fikrine sıcak bakıyor ve bunun üzerinde çalışıyor.

9) Karşı fikirdekiler ne diyor?
“IMF ile anlaşma yapılsın” tezini savunanlara göre, 2009 yılında, derinleşen ekonomik krizle beraber Türkiye’nin kaynak ihtiyacı artacak. Dolayısıyla krize hazırlıksız yakalanmaktansa, IMF ile bir anlaşma yaparak tedbir almak daha doğru bir adım olacak. IMF ile yapılacak yeni anlaşma, piyasaların da moralini düzeltecek.

10) İhtiyati stand-by nedir?
IMF ile yapılan stand-by anlaşmasında kriterler belirleniyor ve bu kriterlere uyulması şartıyla isteyen ülkeye borç veriliyor. Borcu alan ülke, belirli aralıklarla, yapılan anlaşma çerçevesinde kararlar alıyor mu diye denetleniyor. Standart stand-by’da, anlaşmayı yapan ülke parayı almak ve kuralları yerine getirmek zorunda. İhtiyati stand-by anlaşmasındaysa kurallar belirleniyor ancak IMF’nin vereceği para, alacak olan ülkenin inisiyatifine bırakılıyor. Gözden geçirmeler üçer veya altışar aylık olabiliyor. İhtiyati stand-by anlaşmasında, anlaşma yapan ülke, likidite sıkışıklığı çekmesi halinde IMF’den acil kredi çekebiliyor. İhtiyati stand-by’ın süresi 1-1.5 yılken, normal stand-by anlaşması 4-5 yıl sürüyor.