18 Şubat 2021

"Demokrasi bir araçtır, amaç değildir" diyen bir Erdoğan'la temel ayrılığımız...

Cumhuriyet'i demokrasiyle taçlandırmak yolundaki mücadele Erdoğan'a rağmen devam edecek!

Günlüğümün sayfaları arasında
dolaşıyorum.
İstanbul, 23 Nisan 2020
Yıl 1995.
Refah Partisi'nin Ümraniye teşkilatının
açılışı, Erdoğan kürsüde konu
şuyor: 

Egemenlik kayıtsız şartsız
milletindir demek,
koskoca bir yalan!
Allah, hâkimiyetin kesin sahibidir.
 

Erdoğan kürsüde konuşuyor: 

Tutturmuşlar, laiklik elden gidiyor!
Bu millet istedikten sonra
tabii elden gidecek.
Sen bunun önüne geçemezsin ki. 

Erdoğan kürsüde konuşuyor:

Bir buçuk milyarlık İslam âlemi,
Müslüman Türk milletinin
ayağa kalkmasını bekliyor.
Kalkacağız.
Onun ışıkları gözüküyor.
Bu kıyam başlayacak. 

Tarih, 14 Temmuz 1996.
Milliyet'ten Nilgün Cerrahoğlu
teybini Erdoğan'ın önüne koyup,
"İktidara geldiğiniz zaman
İslam'a aykırı kanun kalkacak mı?"
diye soruyor.
Erdoğan yanıtlıyor: 

Refah din değildir,
eşittir İslam değildir.
Ama Refah'ın referansı İslam'dır.
Referansımıza ters hiçbir şey yapmak
ve yaşamak istemiyoruz.
 

Gazeteci soruyor:
"Referansınıza ters kanun
kalkacak mı?"
Erdoğan yanıtlıyor: 

Tabii kalkacak.
Kanunları da insanlar yapar.
Şu ana kadar demokrasiyi
bizim gibi anlayan,
bizim gibi yaşayan ve
yaşatmaya gayret eden
bir parti gelmedi.

Gazeteci soruyor:
"Demokrasi amaç mı, araç mı?"
Erdoğan yanıtlıyor: 

Ha burada bizim
bir ayrılığımız var.
Biz diyoruz ki,
demokrasi bir araçtır,
demokrasi amaç değildir. 

Şimdi ben soruyorum:
"Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir
demek, koskoca bir yalandır"
diyen bir Erdo
ğan 23 Nisan'ı sevebilir mi?
Laik Cumhuriyet'i sevebilir mi? 
Şimdi ben soruyorum:
"Allah, hakimiyetin kesin sahibidir"
diyen bir Erdo
ğan 23 Nisan'ı sevebilir mi?
Laik Cumhuriyet'i sevebilir mi?
Şimdi ben soruyorum:
"Tutturmuşlar, laiklik elden gidiyor!
Bu millet istedikten sonra tabii elden
gidecek" diyen bir Erdo
ğan 
23 Nisan'ı sevebilir mi?
Laik Cumhuriyet'i sevebilir mi?
Şimdi ben soruyorum:
"Bizim referansımız
İslam'dır,
referansımıza ters kanun tabii
kalkacak" diyen bir Erdo
ğan,
23 Nisan'ı sevebilir mi?
Laik Cumhuriyet'i sevebilir mi?
Şimdi ben soruyorum:
"Demokrasi bir araçtır, amaç değil
diyen bir Erdoğan 23 Nisan'ı sevebilir mi?
Laik Cumhuriyet'i sevebilir mi?
Erdoğan, 23 Nisan'dan da, 29 Ekim'den
de, Atatürk'ten de ho
şlanmaz.
23 Nisan, egemenlik kayıtsız
şartsız
milletindir, der çünkü...

29 Ekim, millet egemenliğinin üstüne
oturur çünkü...
Atatürk, 23 Nisan ve 29 Ekim'le din ve
devlet i
şlerini birbirinden ayıran
laiklik kapısını açtı çünkü...
Atatürk, "Biz Cumhuriyet'i kurduk.
Cumhuriyet, demokrasinin
bütün icaplarını sırası geldikçe
tatbikata koymalıdır"
diyen bir devrimcidir çünkü...
AtatürkDoğu değil Batı demiştir çünkü...
Atatürk, "Bütün gayretimiz
Türkiye'de modern,
yani Batılı bir yönetim kurmaktır.
Uygarlığa katılmayı arzu edip de
Batı'ya yönelmemiş millet hangisidir"
diye sormu
ştur çünkü...
Atatürk, 1923'te Cumhuriyet'i ilan ederken,
"Bir Avrupa Türkiyesi, Batı'ya yönelmiş
bir Türkiye" demiştir çünkü...
Uzun lafın kısası:
Yüzü Batı'ya değil Doğu'ya 
dönük bir Erdoğan...
Demokrasi ve hukuk devletini
boşlamış bir Erdoğan...
Millet egemenli
ğinin simgesi 
TBMM'yi dışlamış bir Erdoğan...
Laiklik ilkesini, kadın-erkek e
şitliğini
vitrin süsü yapmış bir Erdoğan...
Bugün, 23 Nisan 1920'nin 
yüzüncü yıldönümünde
hangi nutku çekerse çeksin
inandırıcı olamaz.
Son söz:
23 Nisan'la 29 Ekim'i
gerçek rayına oturtmak
ve Cumhuriyet'i demokrasiyle
taçlandırmak yolundaki mücadele bu
topraklarda devam edecek.
Nokta.

Laiklik ve demokrasi notları 1 | 2023'te laik Cumhuriyet'e toptan paydos demek, öyle mi?..

Laiklik ve demokrasi notları 2 | Allah'ı sorgularım ya da sorgulamam, sen karışma, demeden laiklik olmaz!

Laiklik ve demokrasi notları 3 | Laiklik, demokrasinin altyapısıdır; laikliği altından çektin mi demokrasi yıkılır!

Laiklik ve demokrasi notları 4 | Elde sopa aydınlığa yürümek... Ya da "erken gelen demokrasi..."

 

Yazarın Diğer Yazıları

Barışın yolu önce PKK'nın silah bırakmasından geçiyor!

"Zamanın ruhunu okuyamayanlar, tarihin çöp tenekesine gider" diyen Öcalan'ın bugün hâlâ PKK'nın silah bırakmasını sağlayacak yegane güç olduğu kanısındayım

Ölmediler ama köklerinden sökülüp atıldılar!

O, bahara hasret, oğluna hasret. Baharın dağa gidip pancar toplayacak, pancarı satacak, biriktirdiği parayla oğlunu zindanda ziyaret edecek