Gündem

Yeni Akit: 'Validebağ'da cami istemiyoruz' diyen Tanal ile Tekin, cenaze namazlarını evde kıldırır!

Ali Karahasanoğlu, protestolara destek veren CHP'li vekilleri eleştirdi

26 Ekim 2014 16:15

Yargının yürütmeyi durdurma kararına rağmen devam eden Validebağ Korusu’ndaki cami inşaatına yönelik protestolara destek veren CHP’li vekiller Mahmut Tanal ile Gürsel Tekin’i eleştiren Yeni Akit Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Ali Karahasanoğlu, “Allah gecinden versin. Öldüğünüzde de, cenaze namazınızı, evde kıldırırsınız, olur mu?” dedi.

İstanbul Üsküdar'daki Validebağ Korusu'nun bitişiğinde mahkemenin yürütmeyi durdurma kararına rağmen devam eden cami inşaatı, bölge sakinleri ve ağaçların kesilmesini protesto eden gruplarla güvenlik güçleri arasında gerilime neden olmuş, polis dünkü olaylarda göstericilere biber gazıyla müdahale etmişti.

CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin ve CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal da eylemlere destek vermek için Validebağ Korusu'na gitmiş, Üsküdar Belediyesi'ne ve güvenlik güçlerine tepki göstermişti.

Yeni Akit Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Ali Karahasanoğlu, Validebağ Korusu'yla ilgili tartışmaları bugünkü köşesine taşıdı.

Ali Karahasanoğlu’nun Yeni Akit gazetesinin bugünkü (26 Ekim 2014) nüshasında yayımlanan, “Cenaze namazınızı da evde kıldırırsınız artık!” başlıklı yazısı şöyle:

 

‘Cenaze namazınızı da
evde kıldırırsınız artık!’

 

 “Mahmut arazi olmuş” dediğim günün akşamında, CHP milletvekili Mahmut Tanal  “Cami istemiyoruz” diyenlere destek vermek için, Validebağ’a koşmuş.

Gürsel Tekin de beraber..

Kadıköy’deki bir sinema inşaatı için yapılan evrakta sahtekarlığı da, birlikte halletmişlerdi..

Hatırlayın, Gürsel tekin ağır cezada yargılanıyor.

Mahkum oluyor..

Dosyası Yargıtay’a giderken, yolda kazaya uğruyor.

Şaka değil..

Gerçekten dosyanın içinden evrak yok oluyor..

Bu dosyada avukatı kim?

Mahmut Tanal.

Şimdi Gürsel Tekin ve Mahmut Tanal ikilisi, Validebağ’a gidip, cami inşaatını engellemeye çalışıyorlar..

Yargıtay’da dosya içinden evrak aşırma operasyonunu başarı ile tamamladıkları gibi..

Şimdi de, Validebağ’a cami yaptırmama mücadelesinde birlikte hareket ediyorlar...

Hep söyledik, söylüyoruz: “CHP, cami karşıtıdır” diye..

Onlar ise, “Yalan söylüyorsunuz, iftira ediyorsunuz” der, itiraz ederler.

Buyrun, somut örnek..

CHP’nin iki milletvekili, “Cami yapılmasın” diyenlerin önünde, eylem yapıyorlar..

Biz bu fotoğrafı gördükten sonra, artık kim ne diyebilir?

CHP’nin iki milletvekili birden, cami inşaatına gidip, “Buraya cami yapılmayacak” dedikten sonra..

CHP’nin tepe ismi, bu olayları sadece seyretmekle yetinirken..

Biz “CHP, cami düşmanlığı yapıyor” demeyelim de, ne diyelim?

Sorulduğunda diyecekler ki..

“İdare mahkemesinin yürütmeyi durdurma kararı vardı. Biz o kararın uygulanması için cami inşaatının engellenmesini istedik..”

Gürsel yılların belediyecisi..

Mahmut da, yılların avukatı..

Başkası söylediğinde, “Saf arkadaş.. Mahkeme kararını iyi okuyamamış. Yanılmış” derim de..

Biri Kadıköy Belediye Başkan Yardımcılığı koltuğunda yıllarca oturan..

Diğeri de yıllarca avukatlık yapan birisi olunca..

Kafalarının arka planındaki “cami karşıtlığı”ndan dolayı engellemede bulunduklarını söylemekten başka izahı yok, bu işin..

 “İdare mahkemesi yürütmeyi durdurma kararı vermemiş mi?” diyeceksiniz..

Anlatayım..

Mahalleden dört kafadar..

Bir avukat tutmuş..

Dava açmışlar..

 “178 parseldeki cami inşaatının durdurulmasını istiyoruz” demişler.

Mahkemeler bu tür davalarda.

Genelde hiçbir araştırma yapmadan şöyle karar verirler:

 “Savunma alınıncaya kadar, yürütmenin durdurulmasına..”

Bu davada da, mahkeme hiçbir şeye bakmadan, hiçbir delil incelemesi yapmadan.

Bu kararı vermiş..

Yani mahkemeye gidip, kafada attığınız bir persel numarası ile, “Buraya cami yapmak istiyorlar. Yürütmenin durdurulmasına karar verin” deseniz..

Harcını yatırıp, masraflarını öderseniz..

Mahkeme ona da “yürütmenin durdurulması” kararını verir..

Çünkü bugün durduracak, ertesi günü savunma gelince, kararını kaldıracak.

Cami

Bu kadar basit!

Bu dosyada da, savunma gelinceye kadar  “yürütmenin durdurulmasına” kararı verilmiş..

Olmayan bir arsa için, olmayan bir inşaattan bahsederek dava açsanız bile verilecek bir karar verilmiş: “Yürütmenin durdurulmasına..”

Şaşkın cami karşıtları da sevindirik olmuşlar..

“Yaşasın, camiyi engelledik” diye, birbirlerine sarılıp, cami inşaatının olduğu alana gitmişler....

“Artık bu camiyi buraya yapamazsınız!”

Belediye görevlileri izah etmişler: “Bak ablacım. Bak bacım.. Biz 197 parseldeyiz. Sizin elinizdeki karar, 178 parsel için. Biz 178 parsele, zaten cami yapmıyoruz ki!”

Kokonalar ne anlar, 178 parselden. Ne bilir 197 parseli..

“Ahan işte.. Tapu gibi karar.. Bu camiyi oraya yapamazsınız” deyip tepinmişler..

Tepinsinler..

Sorun yok..

Yok da..

CHP’nin iki milletvekili gidip, bunlara destek çıkınca..

Orda şaşırıyorum işte..

Sizin de “Mahkeme kararı var” demeniz, cahilliğinizden mi kaynaklanıyor.. Yoksa “cami düşmanlığınız”dan mı?

Oysa iki gün önce Üsküdar Belediye Başkanı açıkladı.

Cami yapılmak üzere çalışma yapılan yer 197 parsel..

Karar ise 178 parsel için alınmış..

178 parsel için alınan karar, 197 parselde yapılacak camiyi engeller mi?

“Engeller” diyen, bence önce hastaneye gidip, bir akıl sağlığı raporu alsın..

Gürsel Tekin’e de bir hatırlatma yapalım: “Bizim havaya suya ihtiyacımız var. Elbette ibadetimizi evde yaparız ama yeşil alan kalmadı. Kafanızı çevirdiğinizde her yer beton yığını” diyorsunuz ya..

Allah gecinden versin..

Öldüğünüzde de, cenaze namazınızı, evde kıldırırsınız, olur mu? 

 

İlgili Haberler