31 Aralık 2015

2015 ve T24’e veda yazısı

2016; insanlığa, ülkemize, T24 okuruna, yazarına, çalışanına ve T24’e şans getirsin

Doğan Akın 32 yıllık arkadaşım, en yakın dostumdur.
T24 henüz Tempo24’ken yazmaya başladım.
Yani “arabayı” iterek çalıştırmak zorunda olduğumuz günlerde.
Sanırım 7 yıl oldu.

İlk yazılarım puro ve gezdiğim yerler hakkındaydı.
Zaman içinde ekonomi ve politika yazıları yazmaya başladım.
Sonra yazmayı sevdim ve hayatımın bir parçası hâline geldi.
Doğan güzel şeyler yaptı, T24 giderek daha fazla tanınmaya başladı, yazar kadrosu genişledi ve zenginleşti.

Yazmak bir tür “lego” gibi geldi bana.
Seçiyor, bir bütünlük oluşturuyor ve ona gerçeğin bir parçası gözüyle bakıyorsun.
Sonra, başkaları da öyle baksın istiyorsun.
Beğenilmek insanın hoşuna gidiyor, çıkarsız bir dayanışma hâlinde işe yaradığını düşünüyor, kendini iyi hissediyorsun.
Yazarken, kelimelerin mimarisiyle kurduğum “gerçekliğin” bana ait olduğunu ve kendi aklımın ürünü olduğunu hiç unutmadım.
O nedenle dünya görüşüm ve siyasi tercihlerimle ilgili emin, ısrarcı ve öfkeli olamadım.

Uzunca bir süredir veda vaktinin geldiğini düşünüyordum, ama okunmak, bilinmek, bir başarı hikâyesinin küçük de olsa bir parçası olmaktan aldığım zevk nedeniyle hep erteledim.
T24 büyüdü, itibar kazandı.
Ben de Aydın Engin ağabeyle birlikte en kıdemli yazarı olarak T24’ün itibarını yeterince tattım.
Çok güzel bir tecrübeydi.
Artık veda vakti.

2016; insanlığa, ülkemize, T24 okuruna, yazarına, çalışanına ve T24’e şans getirsin.