24 Şubat 2018

Vücut da hatırlar

Kollarımı değil de sanki ağırlık kaldırıyordum...

Sabahleyin uyanıyorum, yüzümü yıkayıp dişlerimi fırçalıyorum ve pencereyi açıp önünde bir saat kadar egzersiz yapıyorum.

İlk gün, iki şey keşfettim.

Vücudum esnekliğini kaybetmişti. Yirmi yıl önce kolayca, hatta zevk alarak yaptığım hareketlerin en basitlerini bile yapmakta zorlanıyordum.

Kollarımı değil de sanki ağırlık kaldırıyordum. Omuzlarım, garç garç diye sesler çıkarıyordu. Bir pozisyonda, kollarım bıçak sokulmuş gibi sızı veriyordu. Omurgamın kalça kemiği ile birleştiği yere sanki çimento dökülmüştü. Dizlerim ... O konuyu hiç açmasak daha iyi.

Kollarımı değil de sanki ağırlık kaldırıyordum....

“Acınacak durumdasın MM” dedim. (Bu arada, son zamanlarda yalnızken sesli olarak kendi kendime konuşmaya yeniden başladığımı da itiraf etmiş oldum. Hem evde hem arabada yapıyorum bunu, ama birileri duyar da kaçırdığımı zanneder diye bahçede değil.)

Ellilerimde, birkaç yıl yoga yapmıştım. Sabahleyin eşim ve çocuklar uyurken çatı katından, yüksek pencereleri sinagoga bakan banyoya iner, orada yapardım yogayı.

Küçük kızım Sara ayaklanınca erkenden uyanıp yanıma gelmeye başladı. Bacağıma sarılıyor, kucağa alınmak istiyordu. Bir gün, iki gün derken yogayı bıraktım.

Bazı insanların başkaları için bir şey yapması kolay, kendisi için bir şey yapması zordur. Ben, o insanlardan biriyim.  

Aradan yirmi yıldan fazla zaman geçti. Bugün, o zamanlar yaptığım yoga asanalarının hiçbirini yapamam. 

Bu nedenle egzersiz rejimine, o zamanlar vücudumu yogaya hazırlamak için yaptığım egzersizlerle başladım.

İlk gün her hareket zordu. İkinci günden başlayarak hareketler, az da olsa kolaylaşmaya başladı. Vücudum – sinirler, adaleler, kemikler – yirmi yıl önce yaptığım hareketleri hatırladı ve onları daha kolay yapmam için bana yardımcı olmaya başladı.

Bazı hareketleri tamamen unutmuşum. Günler geçtikçe, onları da hatırlamaya ve programıma dahil etmeye başladım.

Her hareket, her geçen gün daha kolay oluyor, onları daha uzun ve daha rahat yapıyorum. Daha bir ay tamamlanmadan kendimi çok daha iyi, dinç ve evet, daha mutlu hissediyorum.

Bunda fiziki hareketler yanında, her harekete eşlik eden derin nefes alıp vermelerin de büyük rolü var. Nefes, hayatın mucizesi, vücut bahçesinin suyudur.

Vücudum, daha genç olduğum yıllardaki esnekliğine kavuşuncaya kadar bu sabah egzersizlerine devam edeceğim.

Olacak mı?

Umarım. Haber veririm.

Yazarın Diğer Yazıları

Her kişi çamaşır toplamayı tadacaktır

Sokrates’in hiç ipten çamaşır topladığını sanmıyorum

Geçenlerde biriyle arabada

Keyifli bir umursamazlıkla hırpalanan doğa, hırsız politikacılar, adaletsizlik, insanların bencilliği ve para hırsı... Bunlar beni de rahatsız ediyor ama onu ettiği kadar değil

Yüksekçe bir yerde

Uzaya giden her astronot, değişik bir insan olarak geri döner