08 Şubat 2022

Uçtan Uca Yerli ve Milli 5G Projesi'ne içeriden bir bakış

GTENT Yönetim Kurulu'nun sorularımıza yanıtları

Bir ay önce yazdığımız yazıda "Uçtan Uca Yerli ve Milli 5G" denilen ve 2018'de başlatılan projeye dair eleştirilerimizi dile getirmiştik. Bu yazıya 11 Ocak tarihinde bir "karşı yazı" geldi. Konu bir hayli detaylı olduğu için cevabı enine boyuna inceledik ve ertesi gün yani 12 Ocak'ta katılmadığımız ya da anlayamadığımız noktalara ilişkin olarak aşağıda göreceğiniz soruları ilettik.

Bu sorulara cevaplar 23 Ocak'ta geldi. Ama ondan evvel, 11 Ocak'ta iletilen ilk "karşı yazı"da düzeltme yapmak istediklerini belirttiler (ULAK ile ilgili ifadeleri yumuşattılar). Aşağıda bu düzeltilmiş halini kendi yazdıkları (koyu bölümlerle) okuyabilirsiniz.

"Karşı yazı"ya ilişkin suallerimize 23 Ocak'ta gelen cevaplarda yine anlayamadığımız ve katılmadığımız bölümler vardı ve bunları sualler halinde 30 Ocak'ta ilettik. Aynı gün ikinci tur cevaplar geldi.

Bunları size birkaç günlük bir yazı dizisi halinde sunacağız. Bugün yazımıza "karşı yazı"yı (en altta) ve "bu yazı içeriğine dair ilettiğimiz sualleri" (bu paragrafın altında) göreceksiniz. Yarınki bölümde "bu sorulara gelen cevapları" ve bizim "yeni suallerimizi" göreceksiniz. Daha sonra ise bu ikinci grup suallere gelen cevaplar ve bizim yorumlarımızı okuyacaksınız.

Bütün bunları okurken, aklınızda tutmanız gereken şey şu:

  • Ülkenin kısıtlı olanaklarının, doğru projelerde kullanılması gerekli
  • Projelerin yapımında hata varsa, bunları analiz etmemiz, ilerideki hataları anlamak açısından önemli

Sorularımız nelerdi?

Aşağıda göreceğiniz yazıya cevaben sorularımız şöyleydi:

1. Ben biliyorum ama sizin tanımlamalarınızı alalım; Haberleşme Teknolojileri Kümesi, Yerli ve Milli Uçtan Uca 5G projesi ve GTENT için ayrı ayrı tanımlar mısınız?

    • Her birisi nedir?
    • Ayrı ayrı işlevleri nedir?
    • Birbirleri ile ilişkileri nedir?
    • Ulak bu tabloda nerede yer almaktadır?

2. Yerli ve Milli Uçtan Uca 5G projesinin 2018'de amacı neydi? Ulak katılsın diye durduğunuzu söylüyorsunuz. O katıldıktan sonra 2021'de bu amaçta nasıl bir değişim oldu? 2022'ye geldiğimizde amaç değişikliği var mı?

3. “Yerli ve Milli Uçtan Uca 5G projesi"nin bugün ne kadarı başarıldı?

4. "Mart 2021de proje sonunda her ürünün prototipi, geliştiren firmalar tarafından değil, mobil işletmeciler tarafından laboratuvarlarda gösterildi" demişsiniz, Ocak 2022 itibariyle, mobil işletmecilerden ürün siparişi ile ilgili size ne kadar talep geldi?

5. 2017'de HTKnın kuruluş amacı olan 4Gde operatörlere yerli ürün satmak ya da geliştirmek fikrine karşı 4G bitti, çok geç kaldık, artık 5G yapalım” denilmişti. O zamanlar 2021 de 5G ile devreye giremezsek çok geç olur” denilirken; geldiğimiz aşamada şimdi 5G için 2025'leri hedeflemek ters olmuyor mu? 8 yıl geçmiş olacak.

6. "Bu proje kapsamında 4 ana ürün vardı: 5G Yeni Radyo, Radyo Erişim Şebekesi, 5G Çekirdek Şebeke, Radyolink. Bu projelerden en kritik olan, senelerce birikim gerektiren Radyo Erişim Şebekesi için iki alternatifli plan yapılmıştı. Birisi tamamen yerli geliştirme, diğeri en yetkin firmadan kaynak kodu alarak sisteme entegrasyon” demişsiniz. HTK olarak ikinci yolu seçtiğinizi ikinci ise sizin Hindistandan alındığını söylediğiniz, ABDde Qualcommdan ayrılmış en prestijli mühendislerin geliştirdiği komponent” İfadesiyle belirtiyorsunuz. Olabilir. Ama bu durumda projenin "Uçtan Uca Yerli ve Milli" olarak lanse edilmesi bir yanıltma anlamına gelmiyor mu?

7. Ayrıca en önemli bileşenlerden birisi yabancı olunca, ARGE yapılan yer hangisi oluyor? Soruyorum çünkü bahsettiğiniz yabancı firmadan alınan Radyo erişim şebekesi” dışındaki ürünlerde de yüzde 60-100 yerlilik raporlanıyor. Bu durumda projenin içindeki tam yerli olan ürünler hangileridir?

8. Dışarıdan aldığınız kodlar hangi ürünlerde kullanıldı ve kendi ekleme ve versiyonlarınız var mıdır?

9. Bütün bu 4 yıllık çalışma sonucunda "Milli ve Yerli Uçtan Uca 5G" projesinde 16 firmanın aldığı patent sayısı nedir?

10. "12 milyon dolar harcadık, çok değil" demişsiniz, "ortalama patent maliyeti" ve bu patentlerin standartlara girme potansiyeli konusunda bizi aydınlatır mısınız?

11. HTK'nın daha önce satabildikleri ürünleri artık satamaz hale geldiklerini söyleyen bazı üyeleri ile konuştum. Bu durumu nasıl yorumluyorsunuz ve böyle bir sorunu engellemek için bugüne kadar ne çalışma yaptınız, bundan sonra ne çalışma yapacaksınız?

12. Şu anda 156 üyesi bulunan Haberleşme Teknolojileri Kümesinin, 16 firma ile yaptığı "Yerli ve Milli Uçtan Uca 5G" projesinin içinden çıkan ve 10 firmanın oluşturduğu Gtent konusunda "sadece 10 firma daveti kabul etti" demişsiniz ama sordum, böyle bir davet hatırlamayan firmalar var. Gtentin kurulumu esnasında bütün firmaları davet ettiğiniz bir yazıyı paylaşır mısınız?

13. BTK'nın anons ettiği yüzde 23-25 yerli katkı payı oranı içinde yerli ve milli ürün olarak kabul ettiği ürünlerin, Ericsson / Huawei gibi yabancı firmalara ait olduğu sektörde dillendiriliyor. Bu konuda düşünceniz nedir? Ericsson / Huawei veya benzeri yurtdışı bir firmanın ARGE'ye dayanmaksızın yurtdışından getirdiği ve burada birleştirdiği ürünleri yerli ve milli kabul edilmesi HTK tarafından kabul ediliyor mu?

İlk yazımıza gelen cevabı aşağıda aynen (koyulaştırılmış bölümler dahil) sunuyoruz.

Füsun Hanım Merhaba

Öncelikle T24 ve turk-internet.comda 3 Ocak tarihli talihsiz yazınızı maalesef büyük bir üzüntü ve şaşkınlıkla okuduğumuzu belirtmek istiyoruz. Talihsiz, çünkü gerçeklerden çok uzak, rasyonel olmayan çıkarımlarda bulunan, iftiralar ve ithamlarla dolu bu yazının sizin kaleminizden çıkmış olma ihtimali bile bizi ziyadesiyle üzdü.

Tarafımıza yöneltilen iftira ve ithamlar çok ağır; bu satırları kaleme alırken kırıcı olmamaya çalıştık, umarım amaca ulaşmışızdır.

Mobilefestte GTENT standına gelmiş, 5G konusunda yazı yazacağınızı ve bu yazıyı GTENTden görüşler olmadan kaleme almak istemediğinizi, bunun için de sorular göndereceğinizi söylemiştiniz. Ancak bu kadar yanlış bilgilendirmenin yer aldığı ve büyük ithamlar içeren bu yazınızı kaleme alırken bir telefon kaldırarak dahi olsa bizden bir görüş almamanız bizi üzen diğer bir konu oldu. Mobilefeste gönderimde bulunduğunuz bu yazının (tam 52 gün önce siz de paneli izlemiştiniz) zamanlamasının HTK seçimlerinden bir hafta önce olmasının da bir tesadüf olduğunu düşünmek istiyoruz!

İzninizle yazınızda bizimle ilgili ithamlarınıza açıklık getirmek ve gerçek olarak sunduklarınızı bir de bizden dinlemenizi rica ediyoruz.

Öncelikle, BTK ve TÜBİTAK tarafından teyit edilebilecek gerçekleri sizinle paylaşmak istiyoruz:

HTK tarafından başlatılan 5G projesi için BTK ve 3 operatörle yapılan arama çalışmaları sonucu belirlenen ürünleri üretmek için yapılan davete 40 HTK firması cevap verdi, daha sonra bu proje sonuçlarının yabancı üreticilere devredilemeyeceğine dair sözleşmeyi sadece 16 firma kabul etti, dolayısı ile bu projede olmak isteyip de kabul edilmeyen firma olmadı - sadece ULAK AŞ, ticari hiyerarşisi olmayan bu projeye katılmak yerine üst yüklenici olmak istedi, diğer firmalarca kabul görmeyince de katılmadı.

(Bu arada GTENT kurulurken de HTK bünyesindeki bütün firmalara davette bulunuldu ve sadece 10 firma bu daveti kabul ettiği için bu firmalarla yürüme kararı alındı. Ayrıca GTENT, ürünlerini geliştirirken HTK içindeki firmalarla irtibatını hiçbir zaman kesmemiştir.)

Proje başvurusu 245 milyon TL olarak yapıldı, ancak TEYDEB 198 milyon TLlik kısmını onayladı. Bu TEYDEBin yaklaşık 200 milyon TL vereceği anlamına gelmiyor: firmaların 200 milyon TL harcaması durumunda ortalama 14 ay sonra yüzde 60-70 kadarının (130 milyon TL) TEYDEB tarafından ödeneceği anlamına geliyor. Yani biz parayı alıp da devleti soyuyormuşuz gibi bir durum söz konusu bile değil. Kendi özsermayemizden 5G geliştirme projelerine para harcıyoruz ve ancak 14 ay sonra ve en fazla yüzde 70ini devletten alıyoruz. 

Üç yıllık bu projeye 24 Haziran 2018de başlandı.Temmuz 2019da proje, ULAK AŞ’nin de dahil edilmesi için durduruldu. Projenin tekrar başlatılması Mart 2020de oldu. Bu süreçte bütçe 145 milyon TLye kısıldı. Firmalar önce harcamak durumunda kaldıkları için tamamını kullanamadılar, 125 milyon TL kadar harcandı, 80 milyon TL kadarı TÜBİTAK tarafından ödendi. TÜBİTAK’ın verdiği 80 milyon lira ile birlikte GTENTin kasasından çıkan paralar sonunda 5G ürünlerine dönüştü. Yazınızda bahsettiğiniz gibi heba olan bir para ve başarısız olan bir proje yok. Aksine sonunda ürün geliştirilen ve bu ürünlerin satılır durumda geldiği bir proje var ortada. 2021 başında bitmesi planlanarak başlanan proje, COVİD hesaba alınarak 3 ay uzatıldı ve Mart 2021 sonunda bitti -aslında başlangıçtaki gecikme ve tekrar başvuruda duraksama hesaba alınınca proje için harcanan toplam zaman da 4 yıl değil 24 aydır.

Mart 2021de proje sonunda her ürünün prototipi, geliştiren firmalar tarafından değil, mobil işletmeciler tarafından laboratuvarlarda gösterildi.

Bu proje kapsamında 4 ana ürün vardı: 5G Yeni Radyo, Radyo Erişim Şebekesi, 5G Çekirdek Şebeke, Radyolink.

Bu projelerden en kritik olan, senelerce birikim gerektiren Radyo Erişim Şebekesi için iki alternatifli plan yapılmıştı: birisi tamamen yerli geliştirme, diğeri en yetkin firmadan kaynak kodu alarak sisteme entegrasyon. Bu planlardan ilkini daha sonra ULAK AŞ devraldı, ikinci ise sizin Hindistandan alındığını söylediğiniz, ABDde Qualcommdan ayrılmış en prestijli mühendislerin geliştirdiği komponent. Özellikle savunma sanayinin çok alışık olduğu bu modelde kaynak kodu bizde olduğu için zamanla kendi ekleme ve versiyonlarımızı da yapabileceğiz.

Radyo Erişim Şebekesi dışındaki ürünler yüzde 60 ile yüzde 100 arası yerlidir.

80 milyon TL, ortalama olarak 12 milyon USD, yani büyük üreticilerin 5G için yaptığı 5-10 milyar USDnin 1000de biridir. Bu kadar kısıtlı ve hemen her ülkenin en öncelikli teknolojisi olarak ülke bütçesinden aldığı ihmal edilecek bütçeyle ortaya çıkartılan mucize iken yazınızda tam olarak neyi eleştirdiğini anlamak maalesef mümkün değil.

Yine karşılaştırma için, Savunma Sanayi tarafından geliştirilen 4.5G projesinde peşin verilmiş 50 milyon-100 milyon USD, ülkenin en zengin insan ve laboratuvar kaynaklı 3 firmasınca sadece baz istasyonu için harcanmışken, 5Gnin tamamının Ar-Gesi 12 milyon USD ile yapılmış ise herhalde kutlama gerekir.

***

Diğer taraftan, anlamamız zor olan bir konu, ULAK’ın geliştirdiği teknolojinin bakanları araya koyarak almak istenmesi. Hiçbir aşamada ULAK’ın herhangi bir ürünü için isteğimiz olmadı. ULAK’ın elindeki 4.5G teknolojisi 5G için kullanılamaz; ULAK bile kullanmıyor, bize ne faydası olacağını anlamak zor.

ULAK ile birlikte çalışmayı hep istedik, ancak bunu ellerindeki teknoloji değil, ekiplerinin kalitesinden dolayı istedik. Müşteri, ürün, rekabetçi fiyat, rekabetçi özellikler, pazarlama, satış gibi savunma sanayinde gerekmeyen, ama sivil haberleşme sektöründe hayati yetkinliklere yabancı olan Savunma Sanayinin yerine, özel sektör tarafından liderlik edilse ULAK AŞ ekibinin çok daha başarılı olacağına eminiz. 

HTKnın yönetim kurulu seçimlerinde de bu iki grubun karşı karşıya geldiği doğrudur, sivil haberleşme sektörünün HTKya liderlik etmesi ülke çıkarları için bir zorunluluktur.

Yazınızda gazetecilerin tekrar tekrar yinelediği Türkiyeye yatırım yapacak mısınız” sorusunu gündeme getirmişsiniz. Bize sormadınız ama biz söyleyelim: Biz bütün yatırımımızı Türkiyeye yapıyoruz. Bütün işletmelerimiz yerli ve milli. Eğer yanlış bilgilendirmeler ve gerçek olmayan ithamlarla yolumuzu kesmek isteyenler önümüze çakıl taşları koymazsa hedefimiz bütün dünya. Bu hedefe ulaşmak için yurtdışında da yatırım planlarımız var. 

Umarız bu açıklamalarımız bir nebze de olsa yazdıklarınıza açıklık getirmiştir. 

Ayrıca sizin yazmış olduğunuz yazıdan dolayı okurlarınız nezdinde olumsuz ve yanlış bir algı oluştuğunu görmekteyiz. Bu nedenle konuyla ilgili görüşlerimizin yer aldığı bu yazıyı da okurlarınızla paylaşmanızı ve yanlış algıya kapılanlara bir başka ufuk açmanızı bekliyoruz. 

Saygılarımızla

GTENT Yönetim Kurulu



[1] 5G'de hazin bir "Uçtan Uca Yerli ve Milli" projesi

Yazarın Diğer Yazıları

Boğaziçili hocaları durduramayan AKP, mail ve bilgilerinde açık mı arıyor?

bir özel firmaya Boğaziçi Üniversitesi'nin akademik ve idari personelin, öğrencilerin ve gelmiş geçmiş tüm mezunların kişisel bilgilerinin bulunduğu dört önemli veritabanına bu kişilerin bilgisi ve onayı olmaksızın erişim verdiler

Felsefe, tarih ve gençler... Bu ülkede ümit biter mi?

Ülkemizdeki her şey bozulduysa da üzülmeyelim. Dünya da daha iyi durumda değil. Önümüze bakıp, nasıl ve neresini düzeltiriz diye düşünmeye başlayalım

BTK, Abone Deseni'ni seçim nedeniyle mi almaya çalışıyor?

Sonuçta Adıgüzel'in ortaya koyduğu "Abone Deseni" gerçekten Türkiye Cumhuriyet'inin en büyük "fişleme skandalı"