06 Haziran 2015

Yarın bu çılgınlığı durduralım

Türkiye tarihinde herhangi başka bir parti seçim öncesinde HDP kadar baskı gördü mü?

Türkiye tarihinde herhangi başka bir parti seçim öncesinde HDP kadar baskı gördü mü? Yaşı benden büyük olan abiler ablalar söylesinler, 1960’ları, 1970’leri görenler söylesinler. En büyük mitingi bombalanıp 4 insanı öldürülen, miting alanından kaçanların üzerine TOMA’lar, akrepler sürülen, ertesi sabah onlarca kentte seçim müşahitleri seçimden bir gün önce gözaltına alınan başka parti oldu mu? 2 il binası ardarda  bombalanan, seçim aracı içinde şoförü ile yakılan, seçim çalışanı önce işkence görüp sonra 30 kurşunla öldürülen başka parti oldu mu? 175 seçim bürosu saldırıya uğrayan başka bir parti oldu mu, söylesinler abilerim ablalarım?

Dün Diyarbakır mitingindeki katliam girişimini görünce hemen aklıma gelen, herkesin de aklına gelen şu oldu:

Ağrı’da, Mersin’de, Adana’da yapamadıklarını son gün yapmaya çalışıyorlar, büyük bir katliam, izdiham, arkasından öfkeli kalabalığın sokaklara taşması, yeni bir 6-8 Ekim, seçimlerin ertelenmesi, HDP’nin marjinalleştirilmesi operasyonu, ve barajın altında bırakılması. HDP’nin baraj altında kalmasının sonuçlarının ne olacağını yazmayacağım bile, artık duymayan kalmadı.

Ama olmadı. Çünkü, Diyarbakır halkı bu katliam ve provokasyon girişimi karşısında sağduyusunu, sükunetini ve aklını hayranlık ve saygı uyandırıcı bir şekilde korudu. 30 yıllık siyasi mücadele deneyimi ile, o tarihsel bakış açısıyla, Diyarbakır dün o saldırı karşısında soğukkanlı bir şekilde evine çekilmiş olmasa, bugün hepimiz bir cehennemin içine uyanmış bulacaktık kendimizi. O bombalama dünyanın herhangi başka bir yerinde olsa, bugün sokaklarda yüzlerce insan yatıyor olabilirdi. Diyarbakır halkı ne yaptı, mitingde kana bulanmış HDP bayrağını eline aldı, sakin bir şekilde Selahattin Demirtaş’ın barış ve sükunet çağrısını dinledi:

“Bizim ihtiyacımız olan şey barıştır, barış. Biz inadına ne yapmaya çalışırlarsa çalışsınlar inadına bu ülkede barışı sağlayacağız. O barış bu ülkeye gelecek” dedi Demirtaş. Ve Diyarbakırlılar evlerine döndü. Bütün gece birileri halkı sokağa çağıran spekülasyon haberleri yaydı kente, ve bütün bölgeye, ve bütün gece bütün HDP’liler sabaha kadar bunları yalanlamak için, halkı evinde kalmaya ikna etmek için uyumadı. Katliamın olduğu gece Twitter’da öfke ve intikam değil değildi TT olan, #BarışKazanacak‘tı. Bundan daha büyük bir barış iradesi olabilir mi?

Ey Türkiye Halkı! Bu sese bir kulak ver, bu aklı duy, en basit seçim mitinginde 16-17 yaşında evlatları öldürülmüş bir şehir, barışa zeval gelmesin, seçim kana bulanmasın diye, herkesten fazla herkesten önce sağduyu çağrısı yapıyor. Barış istiyor. Elini vicdanına koyan, barıştan yana olan, diktatörlükten kurtulmak isteyen herkes bu sese kulak versin. Yarın HDP'ye oy versin, bu çılgınlık artık bitsin.

 

Yazarın Diğer Yazıları

Covid-19 ve ev ofis sömürüsü: Dünyanın tüm beyaz yakalıları, birleşin!

Beyaz yakalı arkadaşlarıma sesleniyorum. Ne kadar eğitimli olursanız olun, maaş karşılığında haftalık 40 saat (inşallah!) emeğinizi satıyorsunuz ve o maaşı almazsanız da geçinecek başka bir şeyiniz yok. Dolayısı ile cuma günleri tiyatroya, temmuz ayında da Selimiye’ye gidiyor olabilirsiniz ama sizler de işçisiniz.

Koronavirüs ve kapitalizmin çelişkileri

Bu çelişkiden ne çıkacak? Bence iki yol var: Biri daha fazla otoriterleşmeye, diğeri daha fazla özgürlüğe doğru

65 yaş üstüne sokağa çıkma yasağı hakkında: Türkiye, İtalya ve demografi

65 yaş üstü nüfusun yüzde 17’si de tek başına yaşıyor, yani eşleri de yok, ve bu insanların, gündelik maddi ihtiyaçlarının giderilmesi gerekiyor