14 Ocak 2011

Sigortalılar Malûlen Nasıl Emekli Olabilir?

Sosyal sigorta uygulamasında malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları, uzun vadeli sigorta...

 

Sosyal sigorta uygulamasında malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları, uzun vadeli sigorta kolları arasında yer almaktadır. 
Bu sigorta kollarının uzun vadeli olarak nitelendirilmesinin belli başlı üç nedeni vardır. Bunlardan ilki, sağlanan yardımlara hak kazanmada prim ödeme gün sayısı ve sigortalılık süresinin ve/veya yaşın tamamlanmasının şart olması, ikincisi, bu sigorta kollarından sağlanan yardımların genellikle bir defaya özgü yapılan bir yardım niteliğinde değil, şartlar devam ettikçe ödenmesine devam edilmesi, sonuncusu da, bu sigorta kollarından sağlanan temel yardımlarından olan aylıkların geriye yönelik sigortalılık süresi içindeki prime esas kazançların ve prim ödeme gün sayısına göre belirlenen aylık bağlama oranının  dikkate alınarak hesaplanmasıdır.

Malûllük sigortası
, ilk defa çalışmaya başlanılan tarihten sonra malul kalan ve bu nedenle çalışma gücünü/meslekte kazanma gücünü kısmen veya tamamen yitiren sigortalıların gelir kayıplarını telafi etmek amacıyla kurulmuş bir sigorta koludur.
Malûllük sigortasından sigortalılara sağlanan en önemli hak malûllük aylığı bağlanmasıdır.
Malûllük aylığı alan kişiler, aylık aldıkları sürece aynı zaman da genel sağlık sigortası kapsamında sağlanan sağlık yardımlarından da yararlanırlar      
Bu yazımızda 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na göre SSK (5510/4-a) ve Bağ-Kur (5510/4-b) statüsünde sigortalı olan kişilerin malûlen nasıl emekli olabilecekleri hususu açıklanacaktır. 

SSK veya Bağ-Kur sigortalılarına malullük aylığı bağlanabilmesi için aşağıda belirtilen üç şartın yerine getirilmesi şarttır.

1-
Malûl olmak,

2-
En az 10 yıldan beri sigortalı olup, toplam 1800 prim gün sayısının bulunması, 

3-
Malûliyeti nedeniyle sigortalı olarak çalıştığı işten ayrıldıktan veya işyerini kapattıktan veya devrettikten sonra yazılı istekte bulunulması,
Şimdi yukarıda belirtilen şartlardan ne anlaşılması gerektiğini açıklayalım. 
5510 sayılı Kanununa göre, sigortalılar çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az % 60'ını kaybetmeleri durumunda malûl sayılmaktadır.

Sigortalılar malûllük aylığının diğer şartlarını yerine getirmiş olmalarına rağmen çalışma gücü/meslekte kazanma gücü kayıp oranları %60’ın altında ise kendilerine malûllük aylığı bağlanmamaktadır.
Çalışma gücü/meslekte kazanma gücü kayıp oranını belirleme yetkisi münhasıran SGK Sağlık Kuruluna aittir. 

SGK tarafından yetkilendirilen sağlık kurumlarının (örneğin Sağlık Bakanlığı veya Üniversite Hastanelerinin ) sigortalıların çalışma gücü veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü kayıp oranını belirleme yetkileri yoktur. Anılan hastanelerin sağlık kurullarınca oran belirlenmiş olsa dahi, bu oranlar SGK tarafından dikkate alınmamaktadır. 
SGK tarafından yetkilendirilen sağlık kurumlarının sağlık kurullarınca sadece sigortalıların malullük iddialarına ilişkin hastalık ve özürlerinin (oran belirlenmeksizin) tespiti yapılmaktadır.
Bu bağlamda, sigortalıların çalışma gücünü veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünü hangi oranda yitirdikleri hususu; sigortalının kendisi veya işvereninin talebi üzerine;
a) Sigortalının ilk işe giriş tarihini gösterir belgenin,
b) SGK tarafından yetkilendirilen hastanelerin sağlık kurullarınca usulüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin,
c) Varsa ilk defa sigortalı olarak çalışmaya başladığı tarihteki sağlık durumunu gösteren raporun,
ç) Erkek sigortalıların askerliğe başlayış ve terhis tarihlerini gösteren askerlik süresine ait belgenin, varsa askerliğe elverişli olmadığına dair belgenin,
d) Varsa sigortalının malûliyetine sebep olduğu ileri sürülen hastalığı ile ilgili daha önce başvurulan sağlık kurumlarından temin edilecek rapor, tıbbî belge ve epikrizlerin,
e) Sigortalı hakkında daha önce Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu veya SGK Sağlık Kurulunca verilmiş bir karar mevcut ise, bu kararın bir örneği ile dayanağı rapor ve tıbbî belgelerin, 

SGK Sağlık Kurulunca incelenmesi sonucu “Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği”nde belirlenen usul ve esaslara göre tespit edilmektedir.

Malûllük aylığında önemli olan bir diğer hususta,  malûllüğe esas olan hastalık veya özrün sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başlanılan tarihten sonra ortaya çıkmış olması gerekliliğidir.
Bu bağlamda, sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başlanılan tarihten önce çalışma gücünün/meslekte kazanma gücünün % 60'ının kaybedilmiş olduğunun önceden veya sonradan tespit edilmesi durumunda, sigortalı bu hastalık veya özrü sebebiyle malûllük aylığından yararlanamaz.
Örneğin; A şahsının sigortalı olarak ilk defa 01.01.1995 yılında SSK sigortalısı olarak çalışmaya başladığını, 15.07.1990 yılında geçirdiği bir trafik kazasında da bir gözünü ve bir kolunu kaybettiğini, söz konusu hastalık ve özürlerine bağlı çalışma gücü kayıp oranının da %60’ın üzerinde olduğunu varsaydığımızda, adı geçen sigortalının malûliyetine esas olan hastalık ve özürlerinin ilk sigortalılık başlangıcından öncesine ait olması nedeniyle malûllük aylığından yararlanamayacaktır.

Malûllük aylığından yararlanılabilmesi için 5510 sayılı Kanunda öngörülen sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısının bulunması şarttır.

Malûllük aylığının bağlanmasında yaşlılık/emeklilik aylığının aksine belli bir yaş şartının yerine getirilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır. 
Örneğin; ilk defa 01.01.2000 tarihinde SSK’ya tabi olarak çalışmaya başlayan erkek sigortalı yaşlılık/emekli aylığı alabilmesi için 60 yaşını doldurması gerekirken, kanunda öngörülen şartları taşıması kaydıyla herhangi bir yaş şartı aranmaksızın kendisine malûllük aylığı bağlanabilecektir. 
Hal böyle olmakla birlikte, sigortalının malûllük aylığından yararlanabilmesi için;

-En az 10 yıldan beri sigortalı olması,

-En az 1800 prim gün sayısının bulunması
,
şartlarını birlikte yerine getirmesi gerekmektedir.
Yukarıda belirtilen şartlardan birinin mevcut olmasına rağmen, diğer şartın yerine getirilmemiş olması durumunda malûllük aylığından yararlanılamaz.
Örneğin; C sigortalısının ilk sigortalılık başlangıcının 01.01.2004 olduğunu ve  10.01.2011 tarihi itibariyle de 2300 prim gün sayısının bulunduğu varsayıldığında, adı geçen sigortalının 1800’den fazla prim gün sayısı olmasına rağmen 10 yıllık sigortalılık süresini tamamlamadığından, malullük aylığından yararlanamayacaktır.
Şayet, sigortalı başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malûl durumda ise, bu defa sigortalılık süresi aranmaksızın prim ödeme gün sayısının 1800 olması yeterli olmaktadır. 
1800 prim gün sayısının hesabında çalışılan sürelerin yanı sıra hizmet borçlanma süreleri de (askerlik, doğum, yurtdışı vd.) dikkate alınmaktadır. 

Sigortalının malûllük aylığından yararlanabilmesi için işten ayrılması veya  işyerini kapatması/ devretmesi şarttır.

Malûllük aylığından yararlanmada yerine getirilmesi gereken son şartta, SSK sigortalılarının çalıştığı işten ayrıldıktan, Bağ-Kur sigortalılarının ise işyerlerini kapattıktan veya devrettikten sonra SGK’dan malûllük aylığı için yazılı istekte bulunmalarıdır.

Bağ-Kur sigortalılarının yukarıda belirtilen şartlara ilave olarak kendi sigortalılıkları nedeniyle genel sağlık sigortası primi dahil, prim ve prime ilişkin borçlarının olmaması veya varsa bu borçlarını ödemiş olmaları gerekmektedir.
Malûllük durumunun tespiti için gerek sigortalılar, gerekse sigortalıları çalıştıran işverenler talepte bulunabilmektedir. Bunun için bağlı bulunulan SGK İl/Sosyal Güvenlik Merkezine yazılı başvuruda bulunulması gerekmektedir. 
Yapılan başvuruya istinaden sigortalıların en az 1800 prim ödeme gün sayılarının  olması şartıyla SGK ile sözleşmesi bulunan sağlık kurumlarına sevk işlemi yapılmakta ve malûllük durumunun tespiti amacıyla yapılan tüm masraflar SGK tarafından karşılanmaktadır.
Sigortalıların hastalık ve özürlerine ilişkin sağlık kurulu raporları ile diğer belgelerin SGK Sağlık Kurulunca incelenmesi sonucu ilgili kişilerin çalışma gücünü/meslekte kazanma gücünü en az %60 oranında kaybetmiş olduklarına karar verilmesi halinde, 
a) Malûllüğe esas olan raporun tarihi yazılı istek tarihinden önce ise yazılı istek tarihini,

b) Malûllüğe esas olan raporun tarihi yazılı istek tarihinden sonra ise rapor tarihini, 

takip eden ay başından itibaren malûllük aylığı bağlanmaktadır.

Yaşlılık aylığı alanların aksine malûllük aylığı bağlanan sigortalıların sosyal güvenlik destek primi ödemek suretiyle hem çalışıp, hem de aylıklarını alma imkanları bulunmamaktadır.

Dolayısıyla, malûllük aylığı almakta iken gerek yurt içinde, gerekse yurtdışında sigortalı olmayı gerektirecek şekilde çalışmaya başlayanların malûllük aylıkları, çalışmaya başladığı tarihi takip eden aylık ödeme döneminden itibaren kesilmektedir.

Yine, kontrol muayenesi sonucu malûllük durumunun kalktığı anlaşılanların, bu durumlarını gösterir rapor tarihini takip eden aylık ödeme dönemi başından itibaren aylıkları kesilmektedir.

 

Yazarın Diğer Yazıları

BES’e prim ödenmesi engelli aylığının kesilmesine yol açar mı?

SGK tarafından 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanunu’nun ilgili maddelerince bağlanan aylık,kamuoyunda genellikle...

10 soruda kısmi süreli çalışanların borçlanma hakkı

Yazımızda, kısmi süreli iş sözleşmesi ile çalışanların sosyal güvenlik hizmet borçlanmasına ve dikkat edilmesi gereken hususlara değinilecektir

Nikâhsız eşe ve evlilik dışı çocuklara SGK aylık bağlar mı?

Ölüm olayı, geçimleri sigortalı veya emekli tarafından sağlananlar açısından güvence sağlanması gereken riskler arasında yer almaktadır