01 Aralık 2023

Üçüncü çeyrek büyümenin bileşenleri

Büyüme kompozisyonuna harcama yöntemiyle baktığımızda GSYH'de hanehalkı tüketimi yine en önemli bileşen ancak üçüncü çeyrekte ivme kaybetti. Bu ivme kaybında sıkı para ve maliye politikasının talebi kısıcı etkisi olduğu anlaşılıyor

TÜİK bugün 2023 üçüncü çeyrek büyüme verisini yayımladı. GSYH bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 5,9 oranında artsa da, bu yılın ikinci çeyreğine göre artış oranı yüzde 0,3. Bu son veri, üçüncü çeyrekte (temmuz-ağustos-eylül ayları) ikinci çeyreğe göre (nisan-mayıs-haziran ayları) ekonominin yavaşladığını gösteriyor.

Üçüncü çeyrekte rasyonel politikalara dönüş ve enflasyonla mücadele ön plana çıktı, ekonomiyi soğutacak bazı adımlar atıldı. Bunlardan biri haziran ayında sıkılaşmaya başlayan para politikası. TCMB temmuz toplantısında politika faizini 250 bps artışla yüzde 17,5'ye yükseltti. Ağustos toplantısında faiz artışına devam eden TCMB, 750 bps artışla politika faizini yüzde 25'e çıkardı. Ardından eylül toplantısında politika faizi 500 bps artırıldı ve yüzde 30 oldu.

Diğeri, yaz döneminde sıkılaşan maliye politikası, temmuz ayındaki dolaylı vergi artışları. Hatırlanacağı üzere çoğu temizlik ürününde KDV oranı yüzde 8'den yüzde 20'ye çıkarıldı. Otomobilde KDV yüzde 18'den yüzde 20'ye yükseldi̇. Benzin, tütün, alkol ve elektronik cihazların KDV oranları da yüzde 20 oldu. Alkollü içki ve sigarada ÖTV yüzde 14,82 oranında artarken, CB kararı ile benzin/motorinde yaklaşık 5 TL'lik artış oldu. Talebin kısılması, bütçe açığının azaltılması amaçlansa da ilk etki enflasyonistti.

Üçüncü çeyrek büyüme verisini önce üretim yöntemiyle değerlendirelim. GSYH'yi oluşturan iktisadi faaliyet kolları arasında inşaat sektörü ön plana çıktı. İnşaat sektöründe büyüme hızı yüzde 8,1 artarken, sanayi sektörü ikinci çeyrekteki daralmadan sonra bu çeyrek imalat sanayinin katkısıyla yüzde 5,7 arttı. Hizmetler sektörü, finans-sigorta ile bilgi-işlem faaliyetlerinin büyümeye katkısı geçen çeyreklerdeki gibi devam etti.

İnşaat sektörü 2022'deki büyük daralmadan (- yüzde 8,4) sonra bu çeyrekte deprem bölgesinde devam eden yeni inşaat faaliyetleri, deprem riski taşıyan bölgelerdeki kentsel dönüşüm projeleri ile büyümeye devam ediyor. Ancak inşaat maliyetleri tırmanıyor ve konut kredileri el yakıyor. İnşaat sektöründeki büyüme ivmesi sonucunda oluşacak arzı karşılayacak talep görünürde yok.

Tarım sektöründe üçüncü çeyrek büyüme hızı ise çok sınırlı, sadece yüzde 0,3. 2022'nin tamamında yüzde 0,6'ydı. Tarımda hatalar devam ediyor, geleceğimiz için ayrıca ilgilenilmesi gerekiyor. İnşaat sektöründeki yüzde 8,1 ile tarımdaki yüzde 0,3'ü tarım arazileri üzerinden karşılaştıran konunun uzmanlarına bugünden kulak vermek lazım.

Üçüncü çeyrekteki büyüme verisinde net vergi (ürün üzerindeki vergiler-sübvansiyonlar) yüzde 16,5 artış gösterdi. Sübvansiyonlar gibi karşılıksız ödemeler ile ürünler üzerindeki vergilerin birbirinden düşülmesiyle bulunan net vergi, yılın üçüncü çeyreğinde yukarıda bahsettiğim dolaylı vergi artışlarının ürün fiyatlarını yükseltici etkisini yansıtıyor.

Büyüme kompozisyonuna harcama yöntemiyle baktığımızda GSYH'de hanehalkı tüketimi yine en önemli bileşen ancak üçüncü çeyrekte ivme kaybetti. Bu ivme kaybında sıkı para ve maliye politikasının talebi kısıcı etkisi olduğu anlaşılıyor ki hanehalkı tüketimindeki artış 2022 üçüncü çeyrekte yaklaşık yüzde 20 iken bu çeyrekte yüzde 11,2'ye kadar gerilemiş durumda. Bu azalış yılın son çeyreğinde de devam edecek ve 2023 nihai büyüme oranı üzerinde en etkili faktör olacak. Ekonomide soğuma hanelerden başladı bile.

Harcama yöntemiyle GSYH'de üçüncü çeyrekte gayrisafi sabit sermaye artış gösterdi. Bu artışta en önemli etken, inşaat sektöründeki büyüme. Söz konusu sabit sermayede artış yüzde 14,7'ye yükseldi (önceki yüzde 5,6).

Devletin nihai tüketim harcamaları ise üçüncü çeyrekte yüzde 5,3 arttı. Tüketerek büyümeye kamu sektörü de katkı sağlamaya devam ediyor. Harcamacı devlet görünümü özellikle ikinci çeyrekte seçim ekonomisi nedeniyle etkiliydi ve önümüzde bir seçim daha var, yerel seçimlere kadar devletin nihai harcamaları artmaya devam edecek.

Harcama yöntemiyle GSYH'de ithalat hâlâ önemli bir bileşen. Mal ve hizmet ithalatı üçüncü çeyrekte yüzde 14,5 ve ihracatı ise yüzde 1,1 artış gösterdi. İthalatın içinde tüketim mallarının payı yüksek ve ithalat iç tüketimi destekleyici durumda. Öte yandan ihracatta beklenen artış da gerçekleşmediğinde ihracatçı dış piyasada satamadığını içeride tüketime sunuyor.

Son olarak büyüme verisine gelir yöntemiyle bakarsak; emeğin, bir başka deyişle işgücüne yapılan ödemelerin büyümeden aldığı payın hâlâ tatmin edici düzeyde olmadığı görülüyor. Seçim dönemi asgari ücret artışları, EYT vb. nedenlerle emeğin büyümeden aldığı pay artmaya çalışsa da bir önceki çeyreğe göre 2 puan azaldı. Şimdi emekçinin gözü 2024 asgari ücret düzeyini belirlemek üzere 1 Aralık günü toplanacak Asgari Ücret Tespit Komisyonuna çevrilmiş durumda.

Binhan Elif Yılmaz kimdir?

Prof. Dr. Binhan Elif Yılmaz, lisans eğitimini İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Maliye Bölümünde, Yüksek Lisans ve Doktora eğitimlerini İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Maliye Teorisi Ana Bilim Dalında tamamladı.

Akademik hayatına 1997 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Maliye Bölümü Maliye Teorisi Ana Bilim Dalında Araştırma Görevlisi olarak başlayan Binhan Elif Yılmaz, aynı Ana Bilim Dalında 2003 yılında Yardımcı Doçent, 2008 yılında Doçent, 2014 yılında Profesör oldu.

"Devlet Borçları ve Türkiye'de Borç Çıkmazı", "Türk Vergi Sistemi", "Maliye", "Küresel Kriz ve Avrupa'da Borç Çıkmazı", "Sosyal Güvenlik Ekonomisi" isimli başlıca kitaplarının yanında 100'ü aşkın akademik çalışması, ulusal ve uluslararası kongre bildirileri var.

Binhan Elif Yılmaz, Kamu Maliyesi, Maliye Politikası, Türk Vergi Sistemi, Devlet Borçları, Kamu Borç Yönetimi ve Uluslararası Borç Krizleri derslerini vermekte, TÜBİTAK, BAP destekli projeleri yürütüyor.

Çeşitli TV programlarında ekonomi yorumculuğu yapmakta olan ve Mayıs 2023'de T24'te yazmaya başlayan Binhan Elif Yılmaz, halen İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Maliye Bölümünde profesör olarak görev yapıyor.

Yazarın Diğer Yazıları

Mart ayı bütçe görünümü

Bütçe gelir ve giderlerinin her kalemi incelenmeyi hak ediyor ama gelen son verilerden biri, bir dönem bütçe giderleri arasında yer alan oldukça tartışmalı KKM kur farklarını hatırlattı. İşte o veri TCMB 2023 zararı ile ilgili.

Bretton Woods ikizleri (IMF ve Dünya Bankası) ve Türkiye

Dünya Bankası'nın Türkiye'ye açtığı krediler ve iş birlikleri ile ilgili örnekler çoğaltılabilir. Ancak projenin onaylanması tamamlanacağı anlamına gelmez. Beş yıl süreyle banka tüm süreci takip ediyor, projenin aşamalarında bir sorun yoksa devam eden projenin bütçesini kullandırtıyor. Haliyle hem kamu hem de özel sektörün borçluluğu artıyor, brüt dış borç stoku 500 milyar dolara ulaştı. Özel sektör dış borç stoku 250 milyar iken kamu sektörününki 202,5 milyar dolar

Ekonomiden seçime, seçimden ekonomiye savrulmalar (II)

Madem ki önümüzde seçimsiz dört yıl olduğu ifade ediliyor, öyleyse Türkiye'nin vergi sisteminden hukuka, sosyal güvenlik sisteminden eğitime kadar çok geniş bir yelpazede yapısal reformları gerçekleştirebilmesi için önünde ideal bir zaman dilimi var. Bu reformlara hâlâ başlanmaz ve kısır tartışmalarla zaman kaybedilirse, bu tren de kaçar ve yine ekonomiden seçime, seçimden ekonomiye savrulup dururuz