04 Mayıs 2020

Ankara’yla Washington arasında Swap pazarlığı: Perde arkasında neler oluyor?

Soru, Beyaz Saray’ın FED’den Türkiye’ye para verilmesini isteyip istemeyeceği değil bunun için Ankara’dan ne talep edeceği. S-400’lerin aktivasyonunun ertelenmesini mi? Başka bir ülkeye gönderilmelerini mi? Başka şeyler mi?

Koronavirüs’le ilgili gelişmelerin tozu dumanı içinde fark etmemiş olabilirsiniz, Ankara ile Washington arasında perde arkasında Swap (para takası) görüşmeleri yapılıyor. İki taraf da resmi ağızlardan "Evet, görüşüyoruz" demiş değil ama noktaları birleştirince ortaya çıkan fotoğraf net.

Merkez Bankası Başkanı Murat Uysal geçtiğimiz perşembe günü düzenlediği basın toplantısında şöyle dedi: "Daha fazla sayıda merkez bankasıyla Swap hattı kurulması görüşmeleri sürüyor. Süreç devam ettiği için detaylı bilgi veremiyorum." Uysal, Amerikan Merkez Bankası’nı kastediyor. Bunu nereden biliyoruz? Çünkü Reuters daha 10 Nisan’da isimsiz bir yetkilinin ağzından Ankara’nın Amerikan Merkez Bankası Swap hattını "epey çekici" bulduğunu ve Türkiye tarafından "bir seçenek olarak değerlendirildiğini" haber vermişti. Ve ayrıca Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun da "Küresel piyasalara güven vermek adına Merkez Bankaları arasındaki Swap anlaşmaları bütün G20 ülkelerini kapsayacak şekilde genişletilmelidir" demişti.

Görüşmelerin Amerika cephesinden sağlamasını da önceki gün yaptık: Washington’ın Ankara Büyükelçisi Satterfield perşembe günü "Türkiye'nin FED ile Swap yapma ihtiyacı finansal bir konudur. Politik bir boyutu yok" dedi.

Zaten Amerika ile Swap görüşmesi yapmıyor olsa Ankara çoktan yalanlardı. IMF kelimesi geçtiğimiz günlerde gündeme gelir gelmez İbrahim Kalın’dan Numan Kurtulmuş’a, iktidarın tüm kurmaylarından arka arkaya yalanlamalar gelmedi mi?

Ayrıca gerçekçi olalım: Önümüzdeki bir yılda 170 küsür milyar dolarlık döviz borcu ödemesi bulunan Türkiye’nin dış kaynak girişine ihtiyacı olduğunu sağır sultan bile duydu.

Kısa bilgi: Swap hattıyla Amerikan Merkez Bankası karşıdaki ülkenin merkez bankasına dolar veriyor, karşılığında o ülkenin kendi parasını alıyor. Bu anlaşma belirli bir süre için yapılıyor. Yani kredi gibi taksit taksit ödenecek bir kaynak değil. Vadesi dolduğunda alınan dolarlar Amerika’ya iade edilmek zorunda. Yine de ama Amerikan Merkez Bankası’nın verdiği para o kadar büyük ki, Koronavirüs krizinde sıkışan Türkiye ekonomisine nefes aldırıp zaman kazandıracağı açık. Sadece ekonomiye mi? Böyle bir anlaşma Erdoğan ve Berat Albayrak’a da rahat bir nefes aldırır. Amerikan Merkez Bankası’ndan gelebilecek, diyelim ki, 60 milyar dolar, (Amerika Swap’la Brezilya, repo ile de Endonezya Merkez Bankalarına 60’ar milyar dolar verdi), dış finansman sıkıntısını büyük oranda hafifletir. Temerrüt riski ortadan kalkar, doların ateşi hemen düşer.

Trump Türkiye’nin istediğini yapar mı? Ya da şöyle soralım, Suriye’de yapmıştı, neden tekrar yapmasın?

Ama durun bir dakika, Swap görüşmeleri ABD’nin Ankara Büyükelçisi Satterfield’ın dediği gibi "Politik bir boyutu olmayan finansal bir mesele" değil ve işin içinde siyasi pazarlıklar mı var yani? Bu soruya Financial Times’ta geçtiğimiz cuma günü yayımlanan bir haber ışığında yanıt arayalım.

Amerika ile Türkiye arasındaki Swap görüşmelerini Financial Times’a değerlendiren danışmanlık şirketi Cribstone Strategic Macro’nun kurucusu Michael Harris, Büyükelçi Satterfield’ın kamuoyu önünde FED’in resmi söyleminden farklı bir açıklama yapamayacağını belirtip şöyle diyordu: "Türkiye’nin dolar arayışı Amerika’ya iki ülke ilişkilerini yeniden kalibre etmek için fırsat veriyor. Eğer Türkiye Fed’den Swap hattı alırsa bu, jeopolitik nedenler ve Tükiye'nin perde arkasında verdiği tavizler sayesinde mümkün olacak."

Devletlerin dostları veya düşmanları olmaz, çıkarları olur sözünü duymuşsunuzdur. Bu sözü, devletlerin ilkeleri olmaz çıkarları olur diye de genişletmek mümkün. Hele karşınızdaki Amerika gibi pragmatizmin beşiği olan bir ülkeyse.

Soru, Beyaz Saray’ın FED’den Türkiye’ye para verilmesini isteyip istemeyeceği değil bunun için Ankara’dan ne talep edeceği. S-400’lerin aktivasyonunun ertelenmesini mi? Başka bir ülkeye gönderilmelerini mi? Başka şeyler mi?

Dikkatli okurlar fark etmiştir, Türkiye S-400 füzelerinin aktivasyonunun "Koronavirüs nedeniyle" ertelendiğini açıkladı bile. 

Ama aktivasyonun ertelenmesi Amerika’yı kesmedi ki, Swap’tan bir haber çıkmadı. Çetin bir pazarlık yürüdüğüne şüphe yok.

İyi de biz FED’in kapısında ne arıyoruz? Mahfi Eğilmez’in Twitter’da yaptığı bir yorumla bitirelim: "IMF, ortağı olduğumuz, sermayesinde payımız, yönetiminde temsilcimiz ve oy hakkımız olan bir kuruluş. Ondan destek istemek ayıp sayılıyor ama ortaklığımız, payımız, temsilcimiz ve söz hakkımız olmayan Fed'den destek istemek ayıp sayılmıyor. Türkiye ilginç ülke." 

Yazarın Diğer Yazıları

Cem Yılmaz’ın satılamayan villası ve bir magazin haberinde ekonominin yakın tarihi

Anladığım kadarıyla villa Cem Yılmaz’ın elinde kalmış

Ekonomik büyüme verisinden 5 kritik detay: Devletin tüketim harcamalarındaki rekor artış ve...

İkinci çeyrekte ekonominin yüzde 10’un üzerinde daralması kaçınılmaz görünüyor