26 Haziran 2020

Eski dost, sirke!

Vücuda "yağ depolamayı bırak, tam tersine yağ harcamalıyız" der. AMPK enzimini böyle aktive etmek için sirke gibi bir aracımızın olması ve kullanmamak inanın çok yazık olur

Sirke neredeyse insanlık tarihi kadar eski, zayıflamaya olan etkisi yaklaşık 200 yıldan beri biliniyor. Neredeyse hiç kalorisi olmayan bu lezzet verici sıvı; üzüm, elma, incir, nar, erik, pirinç, balzamik, kırmızı şarap ve beyaz şarap ve aklınıza gelebilecek çeşit çeşit aromayla olabilir. Fermente olması hem mutfak zevki hem sağlık açısından tercih sebebidir.

Sirke basit olarak asetik asit solüsyonudur ve vücutta metabolize edilirken enerji harcamamızı sağlar. AMPK isimli enzimi aktive eder. Bu enzim arabanızda ne kadar benzin kaldığını gösteren, gösterge gibidir. Benzininiz (enerjiniz) bittiğinde, AMPK ışığı yanar, vücutta benzin (enerji bittiğinin uyarısını verir) dolayısıyla enerji üretimini uyarır. Vücuda "yağ depolamayı bırak, tam tersine yağ harcamalıyız" der. AMPK enzimini böyle aktive etmek için sirke gibi bir aracımızın olması ve kullanmamak inanın çok yazık olur. Bu etkilerden yararlanmak için salatanızın üzerine serpiştirmek yeterlidir, ortalama 15 dakikada kanınıza karışır.

Japonya’da yapılan bir çalışmada, ilk aydan itibaren etkisi görülmek üzere, üç ay sonunda, aldıkları sirke dozları dışında beslenme ve egzersiz rutinleri hiçbir farklılık göstermeyen üç grup değerlendiriliyor. Birinci grup sirkeyi günde 2 yemek kaşığı, diğer grup, günde bir yemek kaşığı ile üçüncü ve hiç sirke kullanmayan gruba bakılıyor. Sirke kullananların, kullanmayan gruba oranla anlamlı şekilde yağdan kilo verdikleri görülmüştür. 2 kaşık sirke tüketen grupta yağ kaybının daha fazla olduğu görülmüş. Günlük egzersiz ve beslenme rutinlerinden hiçbir şey değiştirmeden hem de! Giden bu yağın iç organların etrafındaki visseral yağdan gittiği tomografi ile tespit edilmiş. Kötü haber sirkeyi bırakınca verilen kilolar geri geliyor.

Sirke içmek kolay değil ama salata sosları sirkeyi kullanmak için harika bir yol. Ayrıca kesinlikle direk olarak içmemek gerekiyor. Yemek borunuzda yanıklara ve geçmeyen hıçkırığa neden olabilir. Saf sirke uzun süre tutulursa ciltte üçüncü derece yanığa neden olabilir, dikkat!

Sirkenin en popüler ve en çok dikkatinizi çekecek marifeti her zaman dikkatleri üzerine çeken kilo konusu olabilir ama başka ve çok önemli sağlık yararları da var.

1999 yılında yayınlanan meşhur bir Harvard çalışması salatada sirke zeytinyağı kullanan kadınlarda, limon zeytinyağı kullananlara oranla ölümcül kalp krizi vakalarının yarı yarıya az görüldüğü bildirildi. İlk başta bu etkiyi sağlayanın yağdaki alfa linoleik asit olduğu sonucuna varıldı. Ama bu yarar başka omega zengini hiçbir çalışmada tekrar saptanmadı. Dolayısıyla burada görünmez kahraman sirke idi. Sirke atar damarlarınızın işlevi üzerinde inanılmaz bir etki yapıyor ve kendi nitrik oksidini üretmesini sağlayarak damarların daha iyi gevşeyebilmesini sağlıyor. Bu da kan akımının rahatça akabilmesini sağlıyor. Ayrıca sirkenin içinde yapıldığı meyveden gelen antosiyaninler, bariz olarak serbest radikallerle de savaşır. Yani kırmızı, mor veya koyu renkli olması daha iyidir.

Özellikle yağlı ve etli bir yemek yiyorsanız sirkenizi yanınızdan ayırmamanızı öneririm. Böyle bir yemek anında damarlarınız daralmaya başlar, rahatça gevşeyemez. İşin kötü tarafı, eğer sınırda dolaşan bir vakaysanız bir pıhtının kalp veya beyin damarınızı tıkamasına en yaklaştığınız an, bu andır maalesef. Burada yağlar arasında bir ayrım yapabiliriz. Hayvansal bir yağ ile zeytinyağı damarlarınızda farklı cevaba neden olur. Gerçek bir sızma zeytinyağının damarlara zarar vermediğini yani daraltmadığını çalışmalarla görüyoruz. Gerçekten iyi ve kaliteli bir zeytinyağındaki fitobesinleri gözünüzle görür (koyu yeşil renkli) ve burnunuzla koklarsınız (meyve kokulu). Bunun dışındaki rafine zeytinyağlarının saydığımız bu yararları sağlamasını beklemeyin. Yani ekmeğinizi bir yağa banacaksanız bu ekstra kaliteli sızma zeytinyağı olsun, sarımsak, kekikle lezzetlendirilmiş tereyağına hayır demeyi başarın.

Konuya dönelim, diyelim ki, ağır ve tereyağlı bir yemek yiyorsunuz ve damarlar daralıyor. Peki bu yemeğe bol sirkeli bir salata eşlik ederse ne olur? Beklenen kasılma ve damarlarda daralma gözlenmiyor. Balzamik sirke bir kırmızı şarap ürünü, ancak kırmızı şarap sirkenin sağladığı bu etkiyi göstermiyor. Sebebi ya şarapta asetik asit yok, yahut şaraptaki alkol bu etkiyi bloke ediyor olabilir.

Gelelim daha tatlı konulara, ama.. haberlerim biraz tatsız olsa da. Diyelim ki baklavayı, benim gibi çok sevenlerdensiniz. Bol şeker, tereyağı ve beyaz unun bu muhteşem birlikteliği maalesef diyabet, kalp krizi veya felç riski taşıyor. Ama iyi haberse şu, içindeki fıstık ve ceviz, baklavanın kan şekerini zıplatmasını engelliyor.

Bozulmuş bir şeker metabolizması sonucu yediğiniz karbonhidratlar, kan şekerinizi normalden daha fazla yükseltir. Esasında bir yemekten sonra kan şekeriniz ne kadar çok yükseliyorsa, bu ölüm riskinizin de yüksek olduğunun bir göstergesidir. Bu sadece baklava için değil, kan şekerini yükselten, yağlı ve işlenmiş tahıllı tüm yiyecekler için geçerli, mesela bol tereyağlı tavuk sulu bir pirinç pilavı. Ancak bu durumlarda yemeğin yanısıra 2 yemek kaşığı sirkeli bir içecek içerseniz veya salatanıza eklerseniz bu durumlar ilginç bir şekilde düzeliyor. Sirke, kan şekerini, insülini, kolesterol ve trigliseridi bir saat içinde düşürüyor. Ayrıca akşam yediğiniz salatadaki sirke, ertesi günkü şekerinizi bile düzenliyor. İnsülin direnciyle mücadele ediyor. Bunu yapan mucize bir ilaç değil, mutfağınızdaki eski dostunuz. Günde 6 yemek kaşığının güvenli doz olduğunu biliyoruz, zaten inanılmaz sağlık yararları için yeter de artar bile. Yani ekmeğinizi balzamik sirkeye banın, patates salatasını sirkeli yapın, bu yaz çoban salatanızda sirkeyi tercih edin.

"Sabah aç karnına 2 kaşık elma sirkesi iç ve zayıfla" olayı değil yani bu. Hem kilo, hem sağlık yararları için sirkeyi sofranızdan eksik etmeyin.


https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/24248330/

https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/20460711/

https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/21422711/

https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/24583766/

https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/10232627/

https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/20460711/

https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/19661687/

https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/10610747/

https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/18805507/

https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/26115563/

https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/16128861/

https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/11176766/

https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/10609824/

https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/17712024/

https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/25626409/

Yazarın Diğer Yazıları

Parkinson hastalığı ve kırmızı meyveler

azır mevsimindeyken kırmızı meyvelerin tadını çıkarın ve günde bir elma, doktoru uzak tutar sözünde de bir keramet olduğuna inanmaya başlayın, elbette bilimsel çalışmaların ışığıyla

Tuvaletle aranız nasıl?

Ben haftada üç kez dışkılamayı rahatlıkla kabızlık olarak düşünürüm. Olması gerekenden bahsedelim

Serbest radikal nedir, antioksidan nedir, güneşten yararlanırken nasıl korunalım?  

Bugünlerde "clean beauty" (temiz güzellik) kavramı konuşulmaya başlandı. Kullanılan malzemelerdeki içerikler en hafif tabiriyle gözden geçiriliyor, en ağır tabiriyle şeytanlaştırılıyor diyelim