13 Temmuz 2019

Tükenmeyen birini bulmak

Galiba aşkı tükenmeyen birisi ile tanımlamak, içinde bir çelişki barındırır: Kişi tükenmeyebilir ama aşkın doğası tükenmektir. Belki bu nedenledir ki Murdoch sadece “bulmak” kelimesini kullandı. “Tükenmeyen birisini bulmak: tükenmeyen aşkın en basit tanımı budur,” demedi

Aramıyordum, ama aşkın bugüne kadar rastladığım en orijinal tanımı İngiliz yazar Iris Murdoch ile ilgili bir yazıda karşıma çıktı.*

Yazı, feylesof ve romancı olan Murdoch’un (1919-1999) doğumunun yüzüncü yılı münasebetiyle yazılmıştı.

Konusu, daha çok, yaşarken çok okunan yazarın öldükten sonra unutulmaya başlanılmasına dair bir ağıttı diyebilirim.

Ölümünün üstünden sadece 20 yıl geçmiş olmasına rağmen, Murdoch’un, daha çok iyilik ve kötülük, seks ve ahlâk konularını deşen romanları büyük ölçüde gözden düşmüştü.

Oysa bir eleştirmenin sözleriyle,

“Romanlarına yakın olmak ulvi bir şeyle göz göze gelmek, bir balinanın çok yakınında yüzmek gibi bir şey” idi.

Murdoch üniversitelerde okutulmuyor.

Gençlerin çoğu adını bile duymadı.

Birçok kitabının baskısı kalmamış. (İngilizce olanlarından bahsediyorum. Kitapyurdu, Idefix gibi sitelerde yazarın en iyi kitabı sayılan Deniz Deniz adlı romanı dâhil ondan fazla Türkçe eseri satılıyor.)

“Bütün konuşmalar bir baştan çıkarmadır.”

“Sevdiğin aşkını senden geri çektiğinde kalben ölürsün.”

Bu cümlelerin yazarı olan Murdoch, romanları kadar aşkları ile de ünlü idi. Sadece erkeklerle değil kadınlarla da aşk yaşadı, birçok defa iki kişi ile aynı zamanda.

Murdoch’un sevgili edinme iştahı evlendikten sonra azalmadı. Maceraları, uzun ve mutlu geçen evliliği boyunca da sürdü.

Kocası, eleştirmen ve yazar John Bayley (1925-2015), eşinin yoldan çıkmalarına göz yumuyordu. Bisikletle geçerken Bayley onu Oxford Üniversitesi’ndeki odasının penceresinden görmüş ve ilk bakışta vurulmuştu.

Murdoch, Alzheimer’e yakalanınca ona Bayley baktı.

Bayley eşi ile ilgili üç kitap yazdı. Yazarın iç burkan son günlerini anlatan Iris adlı kitabı bestseller oldu. Kate Winslet’in genç ve Judi Dench’in yaşlı Murdoch’u canlandırdığı filme uyarlandı.

Murdoch’un aşkı tarif eden cümlesi 1954’te yayımlanan “Under the Net,” Ağın Altında, adlı ilk romanındandır.

“To find a person inexhaustible, is simply the definition of love.”

Tükenmeyen birisini bulmak: aşkın en sade tanımı budur.

Murdoch için “tükenmeyen” kim olabilir?

Sanırım bahsettiği, kendisinden bıkılmayan kişidir.

Ama her şeyin sonunun olduğu dünyada tükenmeyen birisi olabilir mi?

Herkes sonunda karşısındakini tüketmez mi?

Sevgililerde veya çiftlerde, âşık olma durumunu bitiren birinin diğerini tüketmesi veya karşılıklı tükenme değil mi?

Birlikteliğin aynı şeylerin tekrarından ibaret hâle gelmesinden kaçınılabilinir mi?

Galiba aşkı tükenmeyen birisi ile tanımlamak, içinde bir çelişki barındırır: Kişi tükenmeyebilir ama aşkın doğası tükenmektir. Belki bu nedenledir ki Murdoch sadece “bulmak” kelimesini kullandı. “Tükenmeyen birisini bulmak: tükenmeyen aşkın en basit tanımı budur,” demedi.

“Aşk, belki de uzmanı olduğum tek konudur.”

Bunu yazan, başından birçok aşk macerası geçen bu kadının, ebediyen sahip olmak diye bir şey olmadığını bilmemesi mümkün müydü?

Murdoch bir feylesoftu. Tükenmeyen birisinden bahsederken belki Platon’dan (MÖ 427- MÖ 347) esinlenmişti ve kastettiği ideal aşktı.

Kim bilir…

On the Centennial of Iris Murdoch’s Birth, Remembering a 20th-Century Giant

Yazarın Diğer Yazıları

Ev düşünceleri

Bir evde yaşayan veya yaşayanlar ayrıldı mı, evin ruhu da onlarla beraber gider

Verimli olmak istiyorsanız tatil

Türkiye’de, sadece basında değil her kurumda, sadakat ehliyetten önemlidir

Üç yüz bin ağaç, bir trilyon ağaç

Yeşillik yoksa bildiğimiz şekliyle hayat da yoktur