22 Ağustos 2017

Su şişesi ile dolaşanlara bir yazı

Modern hayat, doğru olduğuna milyonların hatta milyarların inandığı doğru olmayan şeylerle doludur

Elinde su şişesi ile dolaşan insanlar çağında yaşıyoruz.

Doğru bir iş yaptıklarından emin, gözleri ışıldayarak “Günde en az iki buçuk litre su içerim” diyen birçok arkadaşım var.

Acıkmadıklarında yemezler. Uykuları gelmeyince uyumazlar. Bir yere gitmek istemediklerinde arabalarına binmezler. Kaşınmadıklarında kaşımazlar.

Modern hayat, doğru olduğuna milyonların hatta milyarların inandığı doğru olmayan şeylerle doludur

Ama susamadıkları halde su içerler.

Bunun nedeni, susamadığı halde su içmenin sağlığa faydalı olduğu inancıdır.

Bu inanç neye dayanıyor? 

Acaba herkesin bilip de benim  bilmediğim bir şey mi var diye internette küçük bir araştırma yapayım dedim.

Kısa sürede küçük araştırma, büyük bir araştırma oldu.

Sonuç; günde şu veya bu kadar litre su içilmesi gerektiğine dair bilimsel bir araştırma olmadığıdır.

Buna karşılık internette, bu konuda, Türkçe ve  İngilizce sayısız bilgi var.

Hemen hemen hepsi aynı kaynağa dayanarak aynı tavsiyede bulunuyor. (Kaynak gösterdiklerinde, tabii.)

Bu kaynak The Institute of Medicine (İlaç Enstitüsü), isimli bir Amerikan kuruluşudur. 

Bu kuruluşun uluslararası bir standart oluşturmuşa benzeyen tavsiyesi, yetişkin bir erkeğin günde 3 litre (~13 bardak), yetişkin bir kadının 2,2 litre (~9 bardak) su içmesidir.

Dünyaca ünlü Mayo Clinic bile bu kuruluşa atıfta bulunmaktadır.

Sorun şu ki The Institute of Medicine adlı bir kuruluş yok.

The Institute of Medicine, bir süre önce The National Academies of Sciences, Engineering, and Medicine (Ulusal Bilim, Mühendislik ve İlaç Akademileri) adlı bir özel sektör kuruluşuna katıldı.

Bu yeni kuruluş, zaman zaman yiyecek ve beslenme konularında raporlar yayımlıyor. Sağlıklı yaşam için gerekli su, tuz ve potasyum miktarları konusunda tavsiyelerde bulunuyor.  Kuruluş bir raporunda * tuz ve potasyum konusunda çok sayıda araştırma olmasına rağmen ne kadar su içilmesi gerektiğine dair yeterli araştırma olmadığını söylüyor.

Bu nedenle, alınması gereken su miktarını kesin olarak belirlemek ve bir öneride bulunmak mümkün değildir, diyor.

Ama “genel” bir tavsiyede bulunulabilir, diye ekliyor.

Bu tavsiye, kadınlar için  2,7 litre, erkekler için 3,7 litrenin “yeterli bir miktar,” teşkil ettiğidir. Ama bu toplam, şişeden içilmesi gereken su değildir. Tüketilen bütün içecekler ve yiyeceklerdeki su, bu miktara dahildir. (Örneğin, meyve, meyve suyu, çay kahve, yemekteki su.)

Ekliyor: Sağlıklı kişilerin neredeyse tamamı susadıklarında su içerek su ihtiyaçlarını yeterli bir biçimde karşılar.

Kuruluş “tavsiye”sinin bir “panel” tarafından alındığını, bilimsel bir temeli olmadığını itiraf ediyor.

Çünkü böyle bir temel yok.

Çünkü herhangi bir kişinin ne kadar suya gereksinim duyduğu araştırma gerektirmeyecek kadar açıktır: Susadığında aldığı sıvı kadar.

Özetle, su tüketimi konusundaki gerçek şudur:

Sağlıklı kişiler susadıklarında su içerek su ihtiyaçlarını yeterli bir biçimde karşılar.

Günde şu kadar veya bu kadar miktar su içilmesine dair tavsiyeler, bu doğru olmayan şeylerden sadece biridir

Normal koşullar altında vücut, sıvı dengesini kendiliğinden mükemmelen korur. Terleyerek su kaybederseniz vücudunuz size susama duygusu verir. Su içersiniz. Eğer susadığınızdan fazla su içerseniz vücudunuz bunu idrar yoluyla dışarı atar. Vücudun dışarı atma yeteneğini aşan miktardan fazla su alınması halinde kandaki sodyum oranı seyrelir. Hücreler kandaki suyu çekmeye başlar ve bu da hücrelerin kabarmasına neden olur. Bu, Hyponatremia denen ve ender hallerde öldürücü olabilecek bir rahatsızlığa neden olabilir.

*

Modern hayat, doğru olduğuna milyonların hatta milyarların inandığı doğru olmayan şeylerle doludur.

Günde şu kadar veya bu kadar miktar su içilmesine dair tavsiyeler, bu doğru olmayan şeylerden sadece biridir.


* Tamamını okumak için tıklayın...

 

Yazarın Diğer Yazıları

Önce Türkiye’yi büyük yapın

Hem bir uçağı hem de onu düşürmek için yapılan düşman bir sistemi satın almak, bir yandan verem mikrobu diğer yandan antibiyotik almaya benzemiyor mu?

Iskarta

Türkiye, bir daha aynı hataya düşmemek için, Erdoğan ve AKP deneyimini - ne kadar acı olursa olsun - sonuna kadar yaşamalıdır

Tükenmeyen birini bulmak

Galiba aşkı tükenmeyen birisi ile tanımlamak, içinde bir çelişki barındırır: Kişi tükenmeyebilir ama aşkın doğası tükenmektir. Belki bu nedenledir ki Murdoch sadece “bulmak” kelimesini kullandı. “Tükenmeyen birisini bulmak: tükenmeyen aşkın en basit tanımı budur,” demedi