20 Temmuz 2019

Örümcek olarak yaşamak

“Her hayvan senden çok şey bilir"

Ozanköy

Günler kısalıyor.

“Hayatımı değiştirmeliyim, yapacak yeni şeyler bulmalıyım,” diye düşünerek kuşların yemliklerini doldurduktan sonra mutfaktaki koltuğa oturduğumda, gömleğimin üstümde bir örümcek görüyorum.

Açık kahverengi, şeffafça, küçük bir yaratık.

“Ben niye buradayım,” diye soran bir hâli var.

Yemliklerle uğraşırken yaprakların arasından üstüme düşmüş olmalı.

Üfleyerek onu üstümden yere atmaya çalışırken yanımdaki küçük yastığa atlıyor. Yastığı elime alıp kapıya yöneliyorum. Hafif bir fiske ile onu doğaya iade edecekken gene zıplıyor ve karnından çıkardığı bir iple yere konuyor. Sekip kayboluyor.

Çarçabuk almış, ipini üretip yastığı terk etme kararını örümcek. Ve karnında depoladığı, ağ örmek için kullandığı yoğun, jel benzeri sıvıyı saniyeler içinde, ipek ipliğinden ince, çelikten güçlü bir tele dönüştürmüştü.

Daha sonra araştırınca, örümceğin jeli ipliğe çevirmesinin saniyeden bile kısa bir zamanda olduğunu öğreniyorum.

Bir doğa harikası.

Örümceğin bu kadar süratle yürürlüğe koyabileceği bir karar almasının varoluş babında bir anlamı olmalı, ama kim bilir ne...

İnsanın o hızla yapabileceği hiçbir şey yok, düşünmek dışında belki.

Yere bağladığı teli ile kendini rüzgâra bırakarak uçan örümcekler de gördüm bahçede. Bu şekilde kilometrelerce mesafe katediyorlar. Dünyanın hemen hemen her yerinde yüzlerce çeşit örümcek bulunmasının sebebi, bu yaratıkların rüzgârı kullanarak kolayca seyahat edebilmeleri.

Örümceklerin evde yatak odamın pencerelerine ve başka yerlere kurdukları ağlara dokunmuyorum, zehirsiz bir sinek ilacı oldukları için.

Aynı görevi yapan kertenkelelerle de neredeyse eve adımımı attığımdan beri beraber yaşıyorum.

Benden önce burada yaşayan kertenkelelerin evladıdır muhakkak.

Umarım benden sonra gelecek olanlar onları rahat bırakır, ama fazla ümitli değilim.

Buraya misafir olarak gelenlerden edindiğim izlenim, genel eğilimin örümcek veya başka bir sürüngen görüldüğünde üzerine basılmasıdır. Otomatik bir tepki.

“Odadaki hemen her şey senden uzun yaşayacak. Oda için sen hâlen bir hayaletsin.”

Bir yerde okumuştum bu cümleyi.

Örümcekler ve kertenkeleler için de geçerli galiba.

Örümcekler iki yıl, benim kertenkeleler 10-15 yıl yaşıyormuş, nasıl ölçüyorlarsa.

Buzdolabı kaç yıl yaşar? Çatal bıçak, koltuk, sandalye, lamba, bakır kazan?

Bu hayatı tatil edip birkaç yıl kertenkele veya örümcek olarak yaşasam ve tekrar kendime dönsem nasıl bilgilerle dönerdim, hayata bakışımın biçimi değişir miydi, dünyayı hangi pencereden görürdüm?

Amerika’nın Idaho eyaletinde yaşayan Nez Perce Kızılderilileri “Her hayvan senden çok şey bilir,” dermiş.

Ne imiş bunlar, öğrenirdim.

Yazarın Diğer Yazıları

Üç yüz bin ağaç, bir trilyon ağaç

Yeşillik yoksa bildiğimiz şekliyle hayat da yoktur

Aslan konuşsaydı ne derdi?

İncir yaprakları birbirinin kopyası imiş gibi görünüyor ama her biri diğerinden değişik. Doğa çoğalmayı seviyor ama fotokopi makinesi gibi kopyalayarak değil

Doğruyu söyleyecek kimse kalmayınca

Doğruyu söyleyecek kimsenin kalmaması, yanlış para politikası izlemekten daha vahimdir. Zira doğruyu söyleyecek kimse kalmazsa doğru olanı yapmak zorlaşır, hatta imkânsızlaşır, kandırmak kolaylaşır