11 Mayıs 2019

Erdoğan sultan olsaydı, lakabı ne olurdu?

Erdoğan’ın ustalığı yaptığı hatalar yıkıcı sonuçlar vermesine rağmen bunları başarı olarak göstermesi ve suçu başkalarına yıkmasıdır

Erdoğan’ın aşağı yukarı “Van münüt” ile başlayan döneminin en büyük özelliği, bir hatalar ve felaketler dizisi olmasıdır.

Bu dönemde kibir, ego ve dini saplantılar aklın önüne geçti, bunun etkisiyle ekonomide ve dış politikada art arda ağır hatalar yapıldı, bu hatalarda ısrar edilip daha büyük başka hatalara sebebiyet verildi. Bunları önleyebilecek kapasitedeki ve inanılırlığa sahip Abdullah Gül, Mehmet Şimşek ve Ali Babacan gibi AKP’liler saf dışı edildi.

Yapılan hataların en tipik örneği, Amerika’dan yeni nesil savaş uçağı ısmarlayıp Rusya’dan bunları düşürmek üzere dizayn edilmiş füze sistemi satın almaktır. ABD ve Türkiye’nin de üye olduğu NATO, bu alıma şiddetle karşıdır. Bu füzeler Türkiye’ye gelirse Amerika, Türkiye’ye her türlü yaptırımı uygulayacak, bunların zaten sendelemekte olan ekonomi üzerindeki etkileri yıkıcı olacaktır.

Hata büyüdükçe onu nötralize etmek zorlaşır. Dış politikada U dönüşü yapmak, liderin prestij kaybına neden olur. Ekonomiyi tamire geçmek ise çoğunluğa acı verir.

Her zaman önünde mutlaka kazanması gereken bir seçim olduğu için Erdoğan bunları göze alamaz. Muhakkak kazanmalıdır.

Bazı devlet adamları seçimi kaybedip evine çekilebilir, bazıları kaybedemez. Erdoğan bu ikinci kategoridedir.

Onun için seçim kaybetmek ölüm kalım meselesidir. O kadar çok insanın canını yaktı, o kadar çok haksız tasarrufta bulundu ki rahat bırakılmayacağını bilir.

Bunun için de yapılması gerekeni değil popülaritesini koruyanı tercih etmek durumundadır.  

Ama bunun da bir faturası var ve bu fatura enflasyon, işsizlik ve ekonomik durgunluk olarak önüne kondu.

Erdoğan bu faturanın gereğini yapmayacak. İte kaka İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerini yeniletiyor ve o tarihe kadar taraftarlarının gözünde sevimliliğini korumak zorunda.

Her devlet adamı, her hükûmet hata yapar. Akılsızla akıllıyı ayırt eden, hata yapıldıktan sonra bundan dönülüp dönülmediğidir.

Erdoğan’ın bir başka ustalığı – buna deha bile denebilir – yaptığı hatalar yıkıcı sonuçlar vermesine rağmen bunları başarı olarak göstermesi ve suçu başkaları üzerine yıkmasıdır.

Ama suçu başkalarının üzerine yıkmak hatayı doğru yapmaz ve hatadan doğan zararları telafi etmez.

İzlediğiniz yanlış politikalar enflasyona ve devalüasyona neden olursa “faiz lobisi,” “ekonomi teröristleri,” diye feryat edebilirsiniz ve taraftarlarınız da ikna olabilir. Ama ne enflasyon düşer ne TL değer kazanır ne de borsa canlanır. Çünkü ekonominin esas aktörleri aldanmaz. Onlar ne olup bittiğini sizden daha iyi bilir ve ne olacağını sizden daha iyi tahmin edebilir.

*

Bir zamanlar Osmanlı Sultanları sadece isimleri ile değil lakapları ile de bilinirlerdi.

Bu lakaplar sultanların en has özelliklerinin bir özeti idi: Yıldırım Beyazıt, Kanuni Süleyman, Genç Osman ve Deli İbrahim gibi.

Bu âdet Cumhuriyetin ilk yıllarında, Mustafa Kemal’e Atatürk ismi verilmesiyle sürdü, sonra unutuldu.

Unutulmasaydı ve günümüzde de geçerli olsaydı Erdoğan’a takılacak lakap olurdu dersiniz?

 

Yazarın Diğer Yazıları

Siz olmadan yapamazdık

AKP döneminin en büyük özelliklerinden biri, kamu parasını kullananlardan hesap sormanın imkânsızlaşmasıdır. Türk medyası bunun kolaylaştırıcısı ve suç ortağıdır

Ayşegül Savaş’la Tavanda Yürümek

Walking on the Ceiling kısa bir zaman önce yayımlandı ve Batı’da ünlü eleştirmenlerden ve yayınlardan övgü aldı

Hayatın en iyi tarafı nedir?

Batı’nın bugün ulaştığı düzeyde feylesofların ve bilim adamlarının büyük payı var.  Her şeyin açıklamasının dinde arandığı karanlık çağların sonunu onlar getirdiler.