07 Mayıs 2019

Çok karşı koy, az itaat et

Devletlere veya herhangi bir devlete veya devletlerin herhangi bir şehrine: Çok Karşı Koy, Az İtaat Et

Abone olduğum yayınlardan biri, Amerika’da çıkarılan New York Review of Books (NYRB) adlı bir kitap eleştiri dergisidir.

Dergi satışından yeteri kadar para kazanmıyor olmalı ki NYRB, bir yan iş olarak kendi üretimi olan entelektüel ürünler pazarlıyor: Kitaplar, üzerinde ünlü yazarların ünlü sözleri bulunan şemsiyeler, not defterleri, bardaklar, peçeteler, çoraplar, kalemler, bilezikler ve bunlara benzer şeyler.

Zaman zaman bu ürünlerden satın almamı teşvik eden e-mailler alıyorum.

Geçen gün gelen e-mailde, bu ürünler arasında, bir çocuk tişörtü dikkatimi çekti.

Üzerinde Amerikalıların çok sevdiği şairleri Walt Whitman’ın (1819-1892) ünlü bir sözü vardı: 

Resist Much. Obey Little. Çok karşı koy. Az itaat et.

Keh, keh, keh dedim.

Gözümün önüne, bu tişörtü giyen üç-dört yaşlarında bir çocuk ve onu halkı isyana teşvik suçundan gözaltına alan polisler geldi. Karakolda, tişörtü çocuğun almadığı ve üzerinde ne yazdığını bilmediği ortaya çıkıyor. Çocuk, işkence altında, tişörtü babasının aldığını itiraf ediyor. Baba da yaka paça...

Gerisini anlatmama gerek yok. Yüz binlerce kişinin başına geldiği için herkes tahmin edecektir.

Küçük bir araştırma, bu isyankâr sözlerin Whitman’ın “Devletlere” başlıklı kısa bir şiirinden alıntı olduğunu ortaya çıkardı.

Şiirin tamamı daha da kışkırtıcı:

Devletlere veya herhangi bir devlete veya devletlerin herhangi bir şehrine: Çok Karşı Koy, Az İtaat Et

Bir defa kayıtsız şartsız itaat,
Bir defa tamamen köleleştirilmiş,
Bu yeryüzünde hiçbir millet, devlet, şehir,
Ondan sonra özgürlüğüne devam edemez.

Pek de iyi bir şiir değil, hatta neredeyse şiir bile değil ama o satırı çok ünlü.

Aslında Çok Karşı Koy, Az İtaat Et pek mantıklı bir öğüt de değil. Çok karşı koyarsam ve az itaat edersem Whitman’a da itaat etmeyeceğim açık değil mi?

Ama gel bunu savcıya izah et.

Ben, en iyisi üzerinde Henry David Thoreau’ya (1817-1862) ait sözler bulunanı alayım:

En güzel şeyler yabanidir ve özgürdür.

Ne olur ne olmaz.


*Bahsettiğim tişört ve diğer ürünler buradan görülebilir

Yazarın Diğer Yazıları

Siz olmadan yapamazdık

AKP döneminin en büyük özelliklerinden biri, kamu parasını kullananlardan hesap sormanın imkânsızlaşmasıdır. Türk medyası bunun kolaylaştırıcısı ve suç ortağıdır

Ayşegül Savaş’la Tavanda Yürümek

Walking on the Ceiling kısa bir zaman önce yayımlandı ve Batı’da ünlü eleştirmenlerden ve yayınlardan övgü aldı

Hayatın en iyi tarafı nedir?

Batı’nın bugün ulaştığı düzeyde feylesofların ve bilim adamlarının büyük payı var.  Her şeyin açıklamasının dinde arandığı karanlık çağların sonunu onlar getirdiler.