20 Haziran 2014

Turgut Uyar: Sokaklar şöyleymiş ağaçlar böyleymiş…

Tanımadığınız bir insan hakkında konuşur musunuz? İtiraf etmek gerekirse hepimiz konuşuyoruz her gün

Tanımadığınız bir insan hakkında konuşur musunuz? İtiraf etmek gerekirse hepimiz konuşuyoruz her gün.

Peki yazar mısınız onun hakkında? Yazıyoruz her gün. İnternet konuşmalarımız ya da günlüklerimiz başkaları hakkında yazdıklarımızla dolu...

Peki nedir derdimiz tanımadığımız insanlarla? Bize hissettirdikleridir elbet. Kimi nefret, kimi neşe, kimi hüzün hissettirir. Dokunurlar bazen, batarlar bazen, öldürürler bazen, içimize yaşama sevinci doldururlar bazen. İçimizdeki bardak taşar. Konuşuruz, yazarız onlar hakkında. Artık bir tanışıklığımız vardır tanımadığımız insanlarla.

Yazımızın mevzubahsi Turgut Uyar. Kendisi hakkında çok bilgi sahibi değilim. Hayranı değildim, şiir kitabını elime alıp okumadım. Akrabası değilim, bir kan bağımız yok. Sadece dedim ya içinizdeki bardağı taşırır bazıları. Turgut Uyar, cümlelerinden kayık yaptı kürek yaptı geldi içimdeki suyu taşırdı.

Şiir üzerine sürekli kafa yoran, emek harcayan ve hatta düzenli şiir okuyan birisi değilim. Vakti zamanında Orhan Veli, Can Yücel şiirlerine bakmışlığım, nedir şu “haiku” demişliğim vardır ancak. Turgut Uyar benim için simasını bilip adını bilmediğiniz ama her gün sokakta karşılaşınca selamlaşıp devam ettiğiniz birisi gibiydi.

“Denge” şiiriyle karşılaştık geçen gün internetin sokağı Facebook’ta. "Tel cambazının tel üstündeki durumunu anlatır şiirdir" başlıklı şiirinde halet-i ruhiyesini anlatıyordu Uyar. Sanki aklıma oturup gönlüme bastırıp çıkartmıştı dizeleri.

Sizin alınız al inandım
Morunuz mor inandım
Tanrınız büyük amenna
Şiiriniz adamakıllı şiir
Dumanı da caba
Dumanı da caba
Bütün ağaçlarla uyuşmuşum
Kalabalık ha olmuş ha olmamış
Sokaklarda yitirmiş cebimde bulmuşum
Ama sokaklar şöyleymiş
Sokaklar şöyleymiş
Ağaçlar böyleymiş
Sokaklar şöyleymiş
Ağaçlar böyleymiş

Ama sizin adınız ne
Benim dengemi bozmayınız
Ama sizin adınız ne
Benim dengemi bozmayınız

Sokaklar şöyleymiş
Ağaçlar böyleymiş
Sokaklar şöyleymiş
Ağaçlar böyleymiş

Aşkım da değişebilir gerçeklerim de
Pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı
Yan gelmişim diz boyu sulara
Hepinize iyi niyetle gülümsüyorum
Hiçbirinizle döğüşemem
Siz ne derseniz deyiniz
Benim bir gizli bildiğim var
Sizin alınız al inandım
Morunuz mor inandım
Ben tam kendime göre
Ben tam dünyaya göre
Ama sizin adınız ne
Benim dengemi bozmayınız

Sokaklar şöyleymiş
Ağaçlar böyleymiş...

Sezen Aksu’nun Onno Tunç’la beraber  bestesini  yaptığı “Denge” şarkısı geldi aklıma. Mırıldanıp durdum içimde. “Sokaklar şöyleymiş, ağaçlar böyleymiş…”, “Hiçbirinizle döğüşemem siz ne derseniz deyiniz”, “Aşkım da değişebilir gerçeklerim de”, “Sokaklar şöyleymiş, ağaçlar böyleymiş”.

1956 yılında şiir hakkında düşüncelerini yazıya döken Uyar “Şiir bir sanat olayı değildir. Bir yaşama çabasıdır önce. Yaşadığımıza tanıklık eder. Her gün yeni bir dünya içinde, her gün yeniden duygulanan insan, her gün bunları yeni biçimlerle söylemelidir” demiş. Zihninde birikenleri kalemine aktarıp tekrar ve tekrar söylemiş Uyar. Bu satırları okuduğunuz ekrandan başınızı kaldırıp hemen yanınızda varsa pencerenizin dışına bakarsanız orada bulutları göreceksiniz belki, belki uçan kuşları, belki gülümseyen insanları veya bir çocuğun elinden kaçıp gökyüzüne doğru giden sarı balonu. Yine Uyar’dan dizelerle konuşacak olursak;

“İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım
Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından
Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından
Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar
Şu aranıp duran korkak ellerimi tut
Bu evleri atla bu evleri de bunları da
Göğe bakalım.”

1976 yılındaki notlarında Uyar “Yaşadığım çok kötü günler, yaşadığım anlardaki yoğunluğunu yitirdi. Yaşadığım iyi günleri de unutmuşum. Sonuç: anlamsız bir ortalama. Neden de hep tek başına yaşamaya zorlanmam. Toplumsal düzen gereği, mutluluğu da tek başına aramam. Bin türlü (ve hâlâ  süren) hesaplı kargaşadan tek başına çıkabileceğim konusunda şartlandırılmam. Benim için ve benim durumumda olanlar için nerden bakılsa önemli olan sonuçtur. Anlık mutluluklar (mutsuzluklar birikir) birikmiyor.” derken aslında ortak bir aklın çıkarımlarını sırtlanıp dökmüş kağıtlara.

Turgut Uyar şiirleriyle yaşıyor. Aramızda dolaşıyor. Bazen karşımıza çıkıyor, bazen arkamızdan bir şarkı olmuş fısıldanıyor sözleri.

“Sokaklar şöyleymiş ağaçlar böyleymiş…”

Turgut Uyar
Büyük Saat (Bütün Şiirleri)
Yapı Kredi Yayınları, İstanbul, 2002

Görsel http://www.edebiyathaber.net/turgut-uyar-7-temmuzda-aniliyor/ adresinden alınmıştır.

 

Yazarın Diğer Yazıları

Banksy İstanbul’da! Yani?

Evet, Banksy İstanbul'a geldi ve kendisi eserlerinin ücret karşılığında sergilenmesine karşı olsa da sergiyi gezmek ücretli

2015’te Google’da ne aradık, gerçekte ne kaybettik?

Hem gerçek sorunları tespiti hem de sorunlara çözümler geliştirilmesiyle ilgili hem bireysel hem de toplumsal olarak sıkıntılar yaşadığımız aşikar. Belki de bunun sebebini sorgulamamız gerekiyor…

Star Wars VII: Doğru! Hem de hepsi…

Star Wars VII’de eski karakterlerle özlemimizi giderirken bir yandan yeni kuşağın yeni hedef kitlelerin kucaklandığı görülüyor