02 Şubat 2021

Korona salgınını hiçe sayan AKP'nin acelesi ne?

Erken seçime mi hazırlanıyor, yoksa baskın seçime mi?

Salgını hiçe sayarak il kongrelerini yaptıklarına göre, Korona'ya kafa tutarcasına binlerce insanı spor salonlarına doldurduklarına göre; demek ki AKP'nin acelesi var.

Erdoğan bir an önce örgütünü yenilemek istiyor.

Bir an önce büyük kongresini yapıp genel merkez yönetimini belirlemek istiyor.

Erken seçime mi hazırlanıyor, yoksa baskın seçime mi?

Normal bi durum değil.

Antalya

Bilim Kurulu üyelerinin üçüncü dalgadan endişe ettikleri dönemde, okullar 15 Şubat'ta açılsın mı Mart ayına ertelensin mi diye tartışıldığı günlerde, Sağlık Bakanı'nın "Ev gezmelerine ara verin, gidiş iyi değil" diye uyardığı ortamda, AKP binlerce kişiyle şakır şakır kongrelerini yapıyor.

Dün Adana, Antalya, Bursa, Muğla kongreleri vardı. Tribünleri görseydiniz... Partilileri doldurmuşlar, telekonferansla konuşma yapan Erdoğan'ın gözüne girmek için mesafeyi hiçe saymışlar.

Erdoğan mutlu olsun diye taraftarlarını bağırtıyorlar.

Bilim Kurulu üyeleri boşuna "Aman topluluklardan uzak durun" diye uyarmasın.

Sağlık Bakanı boşuna "Aman ailenizle bile mesafeli durun" diye nefesini tüketmesin.

Polis boşuna kahvehaneleri basmasın, kapalı lokantada masa kuranlara ceza kesmesin.

Dün Adana'yı gördük. Bursa'yı gördük.

Virüs için cennetti!

İktidar partisi, devletin başı Korona'yı hiçe sayarken 21 saatini ev hapsinde geçirmek zorunda kalan (10-13 arası sokağa çıkma izinleri var) 65 üstü vatandaşların suçu ne?

Cumartesi/pazar eve kapanan bizlerin!

Hafta içi 21.00'den sonra sokağa çıkma yasağının anlamı ne?

İnsanların toplanmaması içinse, AKP kongrelerinde binlerce kişi bir araya geldi. O insanların oraya gelmesi, gitmesi, saatlerce o kapalı ortamda iç içe oturmaları normal mi?

"Evet, normal" diyen bir doktor, bir Bilim Kurulu üyesi çıkar mı?

Çıkmaz, çıkmaz ama sessiz kalmayı tercih ederler.

Spor salonlarında binlerce kişinin katılmasıyla yapılan toplantılara izin veren valilere de sormak lazım. Düğünler yasaksa, kahvede oturmak yasaksa, lokantada iki kaşık çorba içmek yasaksa bu niye serbest!

Aslında bu sorunun cevabı Cumhurbaşkanı vermeli.

Dün dört kentten izlediğim görüntüler dehşetti.

Muhalefet partileri de pasif, politika üretemiyorlar. AKP kongrelerinin yapıldığı kentte onlar da salon isteseler biz de toplantı yapıyoruz diye başvursalar. Bakalım valiler ne cevap verecek?

Mesela dün Adana AKP il kongresi vardı. Spor salonunda yapıldı. Bir gün sonra için CHP, öteki gün İyi Parti, bir sonraki gün Saadet ve öteki partiler başvursa Adana Valisi ne yapar?

İzin verir mi vermez mi?

Korana salgını var diye başvuruları reddeder mi?

Veya Bursaspor'un maçına, Antalya'nın maçına taraftar gitmek için başvursa, Federasyon ne yapar?

Korona nedeniyle yasak der mi?

AKP kongresi olunca kongrede binlerce kişinin toplanması serbest, basket maçı olunca yasak.

AKP kongresi olunca kapalı salona izin var, stadyumdaki açık alana yok.

Acayip bi durum.

Aslında temel soru bu: AKP bu eleştirileri alacağını bile bile o kongreleri neden yapıyor? Bulaş için en elverişli ortamı neden sağlıyor? Delegelerinin, üyelerinin hayatını neden riske atıyor?

Seçim 2023'te ise kongreleri altı ay, bir yıl ertelerdi. (Baroların kongre yapmasına Korona nedeniyle izin vermiyorlar?)

Bu acele neden?

AKP Genel Başkanı'nın, AKP Genel Başkan Vekili'nin, AKP Sözcüsü'nün bir cevabı olmalı.

Merakla bekliyoruz. 

Cumhurbaşkanı dün uzun ulusa sesleniş konuşmasının dört - beş dakikasının bu meseleye ayırdı. 15 Şubat'ta başlaması düşünülen yüz yüze eğitimi 1 Mart'a erteledi. Lokantalara açılma sinyali vermedi.

Yasaklar en azından Mart ayına kadar sürecek mesajı verdi.

Peki, bu dönemde spor salonlarında binlerce kişinin toplandığı AKP kongreleri sürecek mi?

Evet.

Dedim ya, AKP'nin acelesi var.

Yazarın Diğer Yazıları

Bacak bacak üstüne atmak da soruşturmaya uğrar mı?

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı İmamoğlu hakkında Fatih Türbesi'nin önünde ellerini arkadan bağladığı için inceleme başlatılıyorsa…

Tam kapanmadık ki kademeli açılalım

Aracının muayenesi mi bitti, git yaptır serbest. İstersen evini taşı, nakliye serbest. Tam kapanma dedikleri bu

Keyfi yönetimin buyurgan tavrı!

İçişleri Bakanı 'Buyruğumdur' diyerek tam kapanma günlerinde içki satışını yasakladı. Bu ülkede Anayasa var, yasa var, hak ve özgürlükler var diye karşı çıkanlara çok kızdı, çok öfkelendi