08 Ocak 2020

Erdoğan MİT’i överken neden 15 Temmuz’u söylemedi?

Nedeni açık değil mi? MİT, Genelkurmay'da tezgahlanan harp akademisi öğrencilerinin bile haberdar olduğu iddia edilen darbe girişimini duymadı, resmen atladı

CHP tepki göstermekte halkı. MİT'in 'Kale' adını verdikleri (gerçekten kale gibi) yeni binası törenle açıldı. Törende siyasi partilerin temsilcileri yoktu. Sadece AKP sözcüsü Ömer Çelik vardı. Töreni izlemekle kalmadı, kürsüye çıktı kurdele kesme seremonisine de katıldı.

CHP Grup Başkanvekili Engin Atay da haklı olarak soruyor; "MİT'in açılış töreni AK Parti Genel Başkanı Erdoğan'ın, devleti 'AK Parti devleti' yapma çabasının örnekleri değilse nedir?"

Kimse itiraz etmesin, Türkiye parti devleti oldu. Anayasa değişikliğiyle bu durum yasal/meşru hale getirildi. Devletin başı olan cumhurbaşkanının aynı zamanda parti genel başkanı olması bu sonucu doğurdu.

Cumhurbaşkanlığı sözcüsü ile AKP sözcüsü arasında fark kalmadı. 

Cumhurbaşkanı'nın konuşmalarına dikkat edin. Genellikle konuşmasına devlet başkanı kimliğiyle başlıyor, bir süre sonra yürütmenin başı şapkasını takarak devam ediyor, ardından AKP genel başkanı gömleğini giyerek muhalefet partilerini topa tutuyor, sonunda yine devlet başkanı kimliğine bürünerek noktayı koyuyor.

MHP'nin, daha doğrusu Devlet Bahçeli'nin önayak olduğu rejimin Türkiye'ye hediyesi bu.

Türk usulü başkanlık modeli diye pazarlanan rejimin sakıncaları zamanında çok yazıldı, çok çizildi, çok uyarıldı ama "Türkiye'ye istikrar gelecek, Türk ekonomisi uçacak" sloganı daha etkin oldu.

Bu rejim sürdüğü sürece iktidara CHP'li de, İyi Partili de, Saadet Partili de HDP'li de gelse durum farklı olmayacak.

Sadece görüntü değişecek. Parti devleti anlayışı sürecek. AK Parti devleti değil de CHP parti devleti olacak, İyi Parti devleti olacak.

Bu çarpık, bu ucube yapıdan kurtulmanın, parti devleti anlayışına son vermenin tek yolu var. Rejimi değiştirmek. Parlamenter sisteme dönmek.

Neyse!

MİT 'Kale' sinin açılışında dikkatimi çeken başka bir konu var. Cumhurbaşkanı açılış konuşmasında MİT'in yaptıklarını övdü. Bylock yazılımı çözülerek FETÖ'cülerin devletten temizlenmesinden, PKK ile mücadelede yaptıklarına kadar başarılarını anlattı. Suriye'de aktif rol oynadığını, Libya'da üzerine düşeni yaptığını söyledi.

Ama 15 Temmuz darbe girişimini püskürtmede MİT'in katkısından söz etmedi.

Neden?

Nedeni açık değil mi? MİT, Genelkurmay'da tezgahlanan harp akademisi öğrencilerinin bile haberdar olduğu iddia edilen darbe girişimini duymadı, resmen atladı.

Haberi olmadı.

15 Temmuz akşamı MİT Müsteşarı, dönemin Genelkurmay Başkanı'nın odasında 20.30'a kadar oturdu, durum sakin diye ayrıldı, 15 dakika sonra darbeciler düğmeye bastı.

MİT Müsteşarı Cumhurbaşkanı'na da, Başbakan'a da darbe oluyor diye telefon açmadı. Cumhurbaşkanı eniştesinden öğrendi. Başbakan darbe yatıştırıldıktan, hainler ele geçirildikten sonra MİT Müsteşarı'na sitem etti.

1971'de muhtıra, 1980'de askeri darbe ile devrilen merhum Cumhurbaşkanı Demirel'in saptaması bir kez daha kanıtlandı.

Demirel "Bizim MİT (o dönem askerlerin elindeydi) Patagonya'daki darbeyi bilir, haber verir Ankara'dakini haber vermez" demişti, 15 Temmuz'da bunu bir kez daha yaşadık.

MİT'in, burnunun dibindeki kalkışmadan haberi olmadı.

Cumhurbaşkanı'nın MİT binasında 15 Temmuz bahsini açmamasının nedeni bu olsa gerek!

Yazarın Diğer Yazıları

MHP "delileri"ni tutabilecek mi?

Bahçeli ne düşünüyor?

MHP'deki "illegalite" damarı hortladı

MHP'den kopanlara saldırarak kökleşmek, yerleşmek, alan genişletmek çabasında olan "illegalite çete"si kendini güçlü hissettiği an MHP'yi ele geçirmeye çalışacaktır. 1997'nin intikamını almak için

AKP kongreleri dışında aklınıza ne gelirse yasak

Ne oldu Korona? Ne oldu salgınla mücadele? Siyaset girince daha doğrusu AKP olunca Korona korkup kaçıyor mu? AKP toplantı düzenleyince Korana önlemleri askıya mı alınıyor?