30 Eylül 2020

Bakan için dolar kuru önemli değilmiş, benim için önemli, çünkü...

Çıkmış diyor ki, "Ben işin o tarafına bakmıyorum." Sayın Bakan, hangi tarafına bakıyorsunuz?

Hazine ve Maliye Bakanı'na kuru sormuşlar; dolar ve Euro'nun alıp başını gitmesini.

"Kur benim için önemli değil, ben işin o tarafına bakmıyorum" demiş.

Ben işin o tarafına bakıyorum. Siz de bakıyor musunuz?

Niye mi bakıyorum?

Türk Lirası'yla kazanıp dolarla harcıyorum da ondan. Her adımımız dolarla...

Benzin alıyoruz dolarla, mazot alıyoruz dolarla, doğalgaz alıyoruz dolarla, elektrik tüketiyoruz dolarla, köprüden geçiyoruz dolarla, otoyola giriyoruz dolarla, tüneli kullanıyoruz dolarla...

İlaç ithal, dolarla...

Tohum ithal, dolarla...

Girdiler dolarla olduğu için domatesin fiyatı da dolarla, salatalığın da, biberin de, patlıcanın da...

Buğday ithal ediyoruz, ekmeğin fiyatı da dolarla...

Saman ithal ediyoruz, yerli hayvanın değeri de dolarla... Et ithal ediyoruz, etin kilosu da dolarla...

Dolar / Euro yani kur, sayın Bakan için önemli olmayabilir ama bizim için önemli.

Biz işin o tarafına bakıyoruz.

Ha şunu söylerse kabul:

1 Ekim 2020 tarihinden itibaren benzine, doğalgaza, köprülere, tünellere, otoyollara bir kuruş bile zam yapmayacağım derse elini sıkarım.

Alkışlarım.

Ama yarın öbür gün fiyat ayarlaması diye zamları patlatırsa sözlerinin altında kalır.

Aslında sözlerinin altında kalması Bakan Bey için önemli değil. Çünkü bugüne kadar söylediği hiçbir şey doğru çıkmadı. Koyduğu hiçbir hedef tutmadı. Söylediği sözlerin hep altında kaldı.

Bu sebeple inandırıcılığı sıfır!

Bir zamanlar ne diyordu: "Dolara yatırım yapan yanar, TL'de kalan kârlı çıkar."

Tam tersi oldu.

TL'de kalan "Yandım Allah" diyor. Parasını dolarda tutan göbek atıyor.

"Doların sekiz, Euro'nun dokuz lira olacağını söyleyen vatan hainleri var" diyordu. Dolar sekize yanaştı, Euro dokuzu geçti.

Şimdi çıkmış diyor ki, "Ben işin o tarafına bakmıyorum."

Sayın Bakan, hangi tarafına bakıyorsunuz?

Yüksek kur enflasyonu azdırıyor, cüzdanı küçültüyor.

Sormadan edemeyeceğim. Yüksek ekonomi bilginizle, faiz düşerse enflasyon da düşer demiştiniz.

Faizi indirdiniz, indirdiniz ama enflasyon inmedi?

Bu nasıl iş!..

"Pandemi nedeniyle" demeyin günaha girersiniz. Pandemi tüketimi durdurdu, enflasyonun aşağı inmesi gerekiyordu yukarı çıktı.

Neden acaba?

İktidarın şunu görmesi gerekir: Bütün mesele güven. Bu yönetime bu rejime güven yok.

Hazine ve Maliye Bakanı dün bir sürü tahmin / hedef açıkladı.

Bu yıl büyüme yüzde 0.3 olacakmış da, önümüzdeki yıl patlama yaparak yüzde 5.8'e çıkacakmışız da...

Enflasyon bu yıl yüzde 10.5 olacakmış da, 2021'de yüzde 8'e sonra, yüzde 6'ya... İktidarın 2023 hedefinde 4.9 olacakmış da!..

İşsizlikten, cari açığa, kadar bir sürü rakam.

İnanan var mı?

Tekrar ediyorum çünkü bu yönetime güven yok. Bu yönetimin dışarıda itibarı yok. Dışarıdan ne sıcak para geliyor ne de yatırımcı.

Bakan'ın şu sözüne de dikkat çekmek isterim. Dedi ki: "Artık kurun kontrolü bizim elimizde."

Kuru Hazine Bakanı kontrol edebiliyorsa sormak isterim, yüksek döviz / Euro'nun anlamı ne?

İhracatçıya destek mi?

Dövizle sözleşme imzalayan müteahhitlere kıyak mı?

Otoyol, köprü, havaalanı alacaklılarına!..

İktidarın kuru yüksek tutmasının bir amacı olmalı.

Yazarın Diğer Yazıları

Koalisyonlu yıllar geri geldi!

AKP Genel Başkanı, zaman zaman 1990'lı yıllara atıf yaparak koalisyonların kötülüğünden, ülkenin yönetilmediğinden söz eder. Halkın memnun olmadığını söyler. Bu konuda haklı. 1990'lı yıllarda koalisyonların en kötü örneklerini yaşadık. Ama şimdi de yaşıyoruz

Bahçeli gücünü test etti

Bahçeli dün üç konuda güç testi yaptı. Birinde kazandı ikisi beklemede

Çalkantılı denizde beşik gibi sallanan teknede gibiyiz

Neredeyse 2.5 yıldır Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ni deniyoruz. Sistemin kendisi arıza çıkarmaya, işleri kilitlemeye, ülkeyi patinaj yaptırmaya müsait, biz bir de bunu yorgun iktidarın sırtına yükledik. Asıl mesele bu