12 Şubat 2009

Tarih, Tekerrür ve Piyasalar

Çoğumuzun bir uğurlu sayısı vardır. Ne işe yaradığı konusunda çokça tartışılabilir...

Çoğumuzun bir uğurlu sayısı vardır. Ne işe yaradığı konusunda çokça tartışılabilir, bilimsel olmadığı söylenebilir ama insanlar yine de kendileri için uğur getirdiklerine inandıkları bir sayı seçerler. Tabii uğursuz olanlar da var. Akla ilk gelenler 13 ve 6. Peki piyasalar için uğurlu ve uğursuz sayıların olabileceği konusunda ne düşünürdünüz?
İşte birkaçı:
Euro yaklaşık on yılıdır uluslar arası piyasalarda işlem görüyor. Euro/dolar paritesi ise en fazla izlenen para çiftidir. Bunu dolar/yen ve sterlin/dolar pariteleri izler. İşlem gördüğü son on yılın hemen hemen tamamında euro/dolar paritesi Aralık aylarında yükselir. Yani 12. ay euro/dolar için yükseliş ayıdır.
Ocak ayı borsa endeksleri için önemlidir. ABD borsalarının Ocak ayı performansı, genellikle tüm yıla yayılır. Yani, borsa endeksleri Ocak ayında yükselirse, genellikle o yılı yükselişle kapatır. Düşerse tam tersi beklenir. Buna ‘Ocak Etkisi’ deniyor. Az da olsa, bunun istisnaları mümkün. Eylül ve Ekim ayları ise düşüşlerin sıkça görüldüğü dönemlerdir. Piyasalardaki büyük felaketlerin önemli bir kısmı Ekim ayında olduğu için, yatırımcılar satış eğilimindedir. Bunun için en çarpıcı iki örnek, ‘Büyük Buhran’ ve meşhur ‘Kara Pazartesi’dir. 1926-2004 arasında S&P500 endeksinde, aylık getiri ortalamasının negatif olduğu tek ay ise Eylül.
Bir de pazartesi etkisi var. Buna göre, pazartesi günleri borsa endeksleri, haftanın diğer günlerine göre daha az yükseliyor. Dow Jones Endeksi 1950-2004 döneminde, pazartesi günleri genellikle düşüyor. Bu 55 yıllık dönemde, günlük getiri ortalamasının negatif olduğu tek gün Pazartesi günü.
***
New York Borsasının temel göstergesi Dow Jones Sanayi Endeksi’dir. 1896’da hesaplanmaya başlanan bu endeks geçtiğimiz yüzyıl boyunca onar yıllık dönemlerde ilginç bir seyir izliyor. Bunu daha da ilginç yapan, endeksteki değişimin ekonominin tümünü etkilemesi.
Sonu 0, 1, 2 ve 7 ile biten yıllarda endeks genellikle düşüyor. Bunun en bariz ve sık görüldüğü dönemler ise sonu 7 ile biten yıllar. Aylara göre bakıldığında ise durum şu: Mart, Eylül ve Ekim aylarında endeks genellikle düşüyor. Nasıl mı?
Örneğin 1907. Mart ve Ekim aylarında borsa düşüyor. Yıl sonunda toplam kayıp %38. 1917’de toplam kayıp %23. 1927’de borsa yükselerek kapanıyor ama Eylül ve Ekim aylarında hızlı satışlarla %6 oranında düşüş yaşanıyor. 1937 yılında borsa Mart ayında düşmeye başlıyor ve yılı %32 zararla kapatıyor. 1947 yılında borsa endeksi sadece %3 yükseliyor. 1957’de düşüş %12’yi buluyor. 1967 yılında endeks yükselişle kapanıyor ancak Eylül ve Ekim döneminde %9 düşüyor. 1977’de düşüş %17. 1987 %1 yükselişle kapanan bir yıl ama Kara Pazartesi 19 Ekim 1987’de yaşanıyor. Yüzyılın sonuna geldiğimizde endeks 1997 yılını %22 yükselerek kapatıyor. Ancak yine Eylül-Ekim döneminde %3 oranında gerileme var.
Gelelim 2007’ye. Sadece ABD’de değil tüm dünyada borsa endeksleri en yüksek değerlerine ulaştı. Fakat takvimler Ağustos’u gösterdiğinde piyasalar yeni bir şok dalgasına girdi. Hedge fonlardan iflas, bankalardan zarar haberleri geldi. Çanlar küresel ekonomik durgunluk riski için çalmaya başladı. Borsa endeksleri Ağustos’ta aniden %10 değer kaybetti. Ardından bir toparlanma gelse bile Aralık sonunda risk göstergeleri yeniden yükselmeye başladı. Bazı borsalar 2007’yi düşük kayıplarla bazıları ise hafif yükselişlerle tamamladı.
2008 ise tüm dünya borsaları için felaket yılı oldu dersek yanlış olmaz. Büyük ekonomilerde borsa endeksleri yaklaşık %40 değer kaybetti. Gelişmekte olan ülkelerde ise gerileme daha fazla oldu. İMKB-100 endeksi bu dönemde %50’ye yakın düşüş gösterdi.
2009’un piyasalar için nasıl bir yıl olacağını yakında göreceğiz. Şimdilik şunu söylemekle yetinelim. Ocak ayı düşüşle kapandı. Bu kötü bir işaret. Şubat ayında henüz bir toparlanma göremedik. Geçmiş veriler Mart ayının genellikle düşüş ayı olduğunu gösteriyor. Bu da kötü bir işaret. Ancak, açıklanan canlandırma paketleri başta olmak üzere, geçen hafta sıraladığım iyi işaretler de var.
***
Tarihi veriler, gelecek için kesin bir gösterge olamaz. Yani Mart aylarında borsalar genellikle düşüş olması, bu yıl da düşüş olacağını göstermez. Özellikle, S&P500 endeksi için, 810-880 aralığı çok önemli. 880’nin ve 900’ün üzerine çıkılması teknik olarak iyi bir işaret olacaktır. 810’un altına inilmesi ise yeniden 750 düzeyine çekilmenin önünü açacaktır.
Gördüğünüz gibi piyasalar için de bazı uğursuz tarihler olabiliyor. Ancak bu ne bir teselli ne de bir bahane olabilir. 2002’den bu yana uluslar arası ekonomik şartlar (emtia fiyatları nedeniyle son birkaç yılda artan enerji ithalatını hariç tutarsak) Türkiye ekonomisinin lehinde olsa bile, şans ya da uğurla sürdürülebilir bir büyüme yakalamak ve enflasyonu düşürmek gibi temel politikalar yürütmek mümkün değil. Tarih bunun kanıtlarıyla dolu. Çok yakın geçmişte Arjantin, bankacılık sektöründeki gelişime ve yabancı yatırımlardaki artışa güvenmenin bedelini ağır ödedi. Türkiye, yüksek faiz, düşük kur politikası ile 42 milyar dolarlık cari açığını, yabancı yatırımlarla finanse etmek gibi büyük bir riske girmek yerine, cari açığını azaltma yollarını çoktan aramaya başlamalıydı.
NOT: Geçen hafta altında beklentilerin yükseliş yönünde olduğunu belirtmiştim. Şu anda (Çarşamba Saat 17) 943 dolar civarında hareket ediyor. Bu hareket devam ederse, ilk hedef 950 dolar. 950 düzeyinin geçilmesi zaman alabilir. Yükseliş devam ederse, sonraki hedefler 990 ve 1030 dolar.

Yazarın Diğer Yazıları

5 yıl önce, kaç yıl sonra

Dün, küresel krizin 5. sene-i devriyesini idrak ettik. Lehman Brothers\'ın 15 Eylül 2008\'deki iflas başvurusunun üzerinden 5 yıl geçti

İkinci çeyrekte büyüme ne olacak?

2013 için birçok uluslararası kurum parlak bir yıl tahmini yapmamıştı. Fakat son beş yılda alıştığımız üzere, bu pek de parlak olmayan tahminler, yıl içinde daha kötüleri ile revize edildi

Turizmde yılın ilk yarısı nasıl geçti?

Dünyanın 6, Avrupa’nın 4. en çok yabancı turist çeken ülkesi olduğumuzu eminim çoğunuz biliyorsunuz.