02 Şubat 2009

Nerede o eski büyüme oranları

Dünya ekonomisi 2002–2007 döneminde yıllık ortalama %4.32 büyüdü. 2007 yazında kendini hissettirmeye başlayan krizle birlikte bu oran 2008’de %3.9’a geriledi.

Dünya ekonomisi 2002–2007 döneminde yıllık ortalama %4.32 büyüdü. 2007 yazında kendini hissettirmeye başlayan krizle birlikte bu oran 2008’de %3.9’a geriledi. IMF’nin 2009 tahmini ise geçen hafta %0.5’e çekildi. Resesyon neredeyse küresel bir yapıya bürünüyor. 2009’da ABD’nin %1.6, Euro Bölgesinin %2, İngiltere’nin %2.8 küçülmesi bekleniyor. Gelişmiş ekonomiler küçülürken, küresel büyüme gelişmekte olan ülkelerin performansı ile az da olsa artıya geçebilecek. Gelişmekte olan ülkelerin ortalama büyüme beklentisi %3.3. Bunun önemli bir kısmı ise %6.7 büyümesi beklenen Çin ekonomisinden gelecek.
2002–2007 dönemindeki yüksek büyüme oranlarının temelinde yatan üç faktör vardı. Bunlar, finansal piyasalardaki genişleme, konut satışlarında ve fiyatlarında yükselme ve son olarak emtia fiyatlarındaki artıştı. Şimdi bu üç faktöre daha yakından bakalım.
2000’lerin başında faiz oranlarının düşmesi, mali kurumların gelişmekte olan ülkelerde ve riskli alanlarda yatırım iştahını artırdı. Gelişmekte olan ülkelere portföy yatırımı yağdı. Türkiye de bu ülkelerden biriydi. Diğer taraftan sayıları artan (yaklaşık 9000) hedge fonlar daha fazla risk alarak yatırım yapmaya başladılar. Üzerlerindeki denetimin zayıflığı, bu fonların hareketini kolaylaştırdı. 2008 yılında bu fonların büyüklüğünün 1.5 trilyon dolar olduğu tahmin ediliyordu.
Faiz oranlarının düşmesi ve kredi musluklarının açılması ile başta ABD olmak üzere gelişmiş ülkelerin hemen hepsinde konut fiyatları ve satışları artmaya başladı. ABD’de riskli müşteri grubuna verilen subprime dereceli mortgage oranı %7’den %20’ye yükseldi. Avrupa’da benzer bir eğilim İngiltere, İspanya, İrlanda ve İtalya’da yaşandı.
Emtia fiyatları özellikle 2005’ten sonra aşırı yükseldi. Örneğin, 2002’de ortalama 250 dolar olan 1 ons altın, 2008’de 1030 dolara ulaştı. Aynı dönemde 30 dolar olan varil petrol 135 doları, 30 dolar olan demir 195 doları gördü. Bunda talep artışının önemli bir payı olsa da, ABD Dolarının değer kaybı ve spekülatif hareketlerin etkisini göz ardı etmemek gerekiyor.
Krizle birlikte bu üç alanda ani çöküşler görüldü. Hedge fonlar zarar etmeye ve batmaya başladı. Konut satışları neredeyse durdu. Fiyatlar ortalama %20 geriledi. Petrol fiyatı yeniden 30 dolara, altın 800 dolara, demir ise 70 dolara indi. Şimdi gözler, ekonomik canlanmanın ne zaman başlayacağına dönmüş durumda.
İyimserler 2009’un ikinci yarısında canlanmanın başlayacağını düşünüyor. Bu noktada kritik soru şu: Canlanma başladığında fiyatlar yeniden yükselmeye başlayacak mı? Muhtemelen evet. Özellikle çok hızlı düşen petrol fiyatında yeni bir yükseliş başlayacaktır. Diğer emtialarda da benzer hareketler görülebilir. Ancak, sıcak para hareketleri ve hedge fon yatırımlarında durağanlık daha uzun sürecektir. Bunun bir nedeni, mali sisteme getirilecek yeni düzenlemelerle hareketlerin sınırlandırılması, başka bir nedeni de fonları daha temkinli ve seçici davranacak olmalarıdır. Konut piyasasında canlanma konusunda ise kısa vadede iyimser olmak mümkün görünmüyor. Dolayısıyla dünya ekonomisi, kriz öncesi büyüme dinamiğinin temeli olan üç faktörden ikisinden bir süre mahrum kalacak.

Yazarın Diğer Yazıları

5 yıl önce, kaç yıl sonra

Dün, küresel krizin 5. sene-i devriyesini idrak ettik. Lehman Brothers\'ın 15 Eylül 2008\'deki iflas başvurusunun üzerinden 5 yıl geçti

İkinci çeyrekte büyüme ne olacak?

2013 için birçok uluslararası kurum parlak bir yıl tahmini yapmamıştı. Fakat son beş yılda alıştığımız üzere, bu pek de parlak olmayan tahminler, yıl içinde daha kötüleri ile revize edildi

Turizmde yılın ilk yarısı nasıl geçti?

Dünyanın 6, Avrupa’nın 4. en çok yabancı turist çeken ülkesi olduğumuzu eminim çoğunuz biliyorsunuz.