20 Ağustos 2010

Merkez’in Söyledikleri ve Bir İlave

Dün akşam açıklama yapan Para Politikası Kurulu, halen yüzde 6.5 olan borç alma faiz oranı ile...

Dün akşam açıklama yapan Para Politikası Kurulu, halen yüzde 6.5 olan borç alma faiz oranı ile yüzde 9 olan borç verme faiz oranlarında değişikliğe gitmedi. Kurulun bir sayfalık açıklama metninde özetle şu ifadeler var:
*Dış talep yavaşlıyor
*İç talep göreli olarak istikrarlı
*İmalat sanayinde kapasite kullanımının kriz öncesi seviyelere ulaşması zaman alabilir.
*İstihdam koşullarındaki iyileşme var ama işsizlik oranları hala yüksek.
*Küresel ekonomiye ilişkin riskler önemini koruyor.
*Enflasyonun kısa vadede geçici olarak artıp son çeyrekten itibaren düşecek. 
Ben de izninizle bu açıklamaya bir ekleme yapayım.
Dış talepteki yavaşlama özellikle Avrupa ülkelerinde. Hatta toparlanma döneminde bile talepte dişe dokunur bir canlanma olmadı. Aşağıdaki tablo bunu daha net görmenizi sağlayabilir. 

Bu verilere göre,
*AB ülkelerinin ithalatı bu yılın ilk yarısında geçen yılın ilk yarısına göre yüzde 15.1 yükselmiş.
*AB ülkelerinin birlik dışından ithalatı ise yüzde 18.4 artmış. 
AB’nin bu dönemde Türkiye’den ithalatı ise yüzde 20.8 yükselmiş. Yani az da olsa, ortalamanın üzerinde bir performansımız var. 
Sorun şu ki; Türkiye’nin bir numaralı ihracat pazarı olan AB’de talep zayıf kaldığı için bu bölgeye ihracatımızda potansiyelin altında bir artış yakalamışız. Ancak tek sorun bu değil.
Bu ülkelerden 16 tanesi Euro Bölgesi’nde ve euro geçtiğimiz 8 ay içinde değer kaybeden bir para birimi. Son bir aydaki yükselişine rağmen bugün euro, Kasım 2009’a göre yüzde 15 değer kaybetmiş durumda. İhracat açısından basit bir örnek vereyim. Kasım ayında yapılan 1000 € ihracatın karşılığı 1500 $’dı. Oysa şimdi 1280 dolar. 
Düşen Euro nedeniyle, Euro Bölgesi’ne ihracatta en fazla zorlanabilecek ülkeler Euro Bölgesi dışından yapılan ithalatın toplam ithalat içindeki payının en yüksek olduğu ülkeler olabilir. Bunlar: Hollanda, İtalya, İspanya, Yunanistan, Almanya, Finlandiya, İrlanda ve Fransa. Tesadüfe bakın ki; bu ülkeler Türkiye’nin Avrupa’da en fazla ihracat yaptığı ülkeler. İşte bu nedenle Türkiye ihracatı ve sanayi üretimi, hem AB’deki talep zayıflığı hem de euronun değer kaybından ağır etkileniyor.
Avrupa ekonomisinde canlanma geciktikçe (ki öyle olacak gibi), bu Türkiye dış ticareti, sanayi üretimi ve istihdamı üzerinde olumsuz etkilere sahip olacak. Değeri düşen euro ise, buna tuz biber olduğu gibi bu bölgeden yaptığımız ithalatı artırıcı bir etkiye sahip. Oysa TL değer kazanmaya devam ediyor.

Yazarın Diğer Yazıları

5 yıl önce, kaç yıl sonra

Dün, küresel krizin 5. sene-i devriyesini idrak ettik. Lehman Brothers\'ın 15 Eylül 2008\'deki iflas başvurusunun üzerinden 5 yıl geçti

İkinci çeyrekte büyüme ne olacak?

2013 için birçok uluslararası kurum parlak bir yıl tahmini yapmamıştı. Fakat son beş yılda alıştığımız üzere, bu pek de parlak olmayan tahminler, yıl içinde daha kötüleri ile revize edildi

Turizmde yılın ilk yarısı nasıl geçti?

Dünyanın 6, Avrupa’nın 4. en çok yabancı turist çeken ülkesi olduğumuzu eminim çoğunuz biliyorsunuz.