13 Ekim 2009

Kara kıtanın parlak ekonomisi

Topraklarının küçük bir kısmı Asya’da olsa da Mısır aslında coğrafi olarak bir Afrika ülkesi.

Topraklarının küçük bir kısmı Asya’da olsa da Mısır aslında coğrafi olarak bir Afrika ülkesi. Bununla birlikte birçok Afrika ülkesinden farklı, ekonomisiyle de öyle.
1990’lı yıllarda başladığı dışa açılma ve serbestleşme deneyiminin meyvelerini geçtiğimiz yıllarda toplamaya başlayan Mısır, Afrika’nın en kalabalık ülkesi. Seksen üç milyon insanın yaşadığı ülkede nüfusun büyük bir kısmı, ekonominin de kalbinin attığı, Nil çevresinde toplanmış durumda.  Buna rağmen, Nil bile bu kadar büyük bir nüfusu doyurmak için yetersiz kalabiliyor; en azından mevcut yönetimle. Zira nüfusun %40’ı açlık sınırında.
Son yıllarda ülkeye giren yabancı yatırımlarda önemli bir artış var. Kriz döneminde yıllık sekiz milyar dolara düşmüş olmasına rağmen, gelecek yıldan itibaren yeniden 10 milyar doların üzerine çıkması beklenen doğrudan yabancı yatırım girişinde Türk yatırımcılarının da artan bir paya sahip olduğu biliniyor. Özellikle, İtalyan ve ABD’li şirketlerin yaptığı gibi  Türkiye’den de hazır giyim ve tekstil yoğunluklu olmak üzere çok sayıda şirket Mısır’da yatırım yapıyor. Türk sermayeli şirketlerin Mısır’da otuz binden fazla istihdam yarattığı tahmin ediliyor.
Ancak, hemen her ülkede olduğu gibi, Mısır ekonomisinde de küresel krizin önemli etkilerini olduğunu söyleyebilirim. Kahire Borsası, krizin şaşalı günlerinde en fazla değer kaybeden endekslerinden biriydi. Hatta günlük değer kaybının %12 olduğu bir gün bile yaşandı. İhracattan sonra en önemli döviz girişi sağlayan sektör olan turizm de krizin etkisiyle bir miktar daraldı. Ülkenin turizm gelirlerinin 2,5 milyar dolar gerilediği tahmin ediliyor. Tahmin ediliyor diyorum çünkü, Mısır devlet makamları birçok ekonomik veriyi oldukça gecikmeli olarak açıklıyor.
Mısır’ın önemli gelir kaynaklarından biri de Süveyş Kanalı. Kanalın yıllık geliri 6 milyar dolar düzeyinde. Ancak, krizle birlikte gerileyen uluslararası ticaret, kanaldaki iş hacmini ve dolayısıyla kanalın gelirlerini azalttı. Son olarak Temmuz ayında kanalın gelirinin 348 milyon dolara gerilediği açıklandı. Bu yüzde 20’den yüksek bir gerilemeye işaret ediyor. Kanal gelirleri milli gelirin yaklaşık olarak yüzde 3’ünü oluşturuyor.
Turizm,  yabancı yatırımlar ve kanal gelirlerinde gerileme olsa da, Mısır ekonomisi, krizin etkilerini çabuk atlattı. İç talepteki canlanma, bu üç kalemdeki gerilemeyi bertaraf etmiş gibi görünüyor. Zira bu mali yılda ekonominin yüzde 5,5 büyümesi bekleniyor. Son aylarda özellikle iletişim, inşaat ve ticaret sektörlerinde başlayan hareketliliğin, milli geliri yukarı taşıması bekleniyor.
Krizde 2,7 milyar dolar canlandırma paketi açıklayan hükümet, ihracata yönelik 700 milyon dolara yakın destek verdi. Merkez Bankası ise faizleri altı farklı indirimle yüzde 8,25’ kadar çekti.
İşte, iyisiyle kötüsüyle Mısır ekonomisinin küçük bir özeti.

Yazarın Diğer Yazıları

5 yıl önce, kaç yıl sonra

Dün, küresel krizin 5. sene-i devriyesini idrak ettik. Lehman Brothers\'ın 15 Eylül 2008\'deki iflas başvurusunun üzerinden 5 yıl geçti

İkinci çeyrekte büyüme ne olacak?

2013 için birçok uluslararası kurum parlak bir yıl tahmini yapmamıştı. Fakat son beş yılda alıştığımız üzere, bu pek de parlak olmayan tahminler, yıl içinde daha kötüleri ile revize edildi

Turizmde yılın ilk yarısı nasıl geçti?

Dünyanın 6, Avrupa’nın 4. en çok yabancı turist çeken ülkesi olduğumuzu eminim çoğunuz biliyorsunuz.