17 Kasım 2009

Altının hâl ve gidişatı

Bundan tam on yıl önce 1 onz altının fiyatı 294 ABD doları idi.

17 Kasım 1999
Bundan tam on yıl önce 1 onz altının fiyatı 294 ABD doları  idi.
17 Kasım 2009
Bugün 1 onz altın 1130 ABD doları.
Aradan geçen 10 yılda altının dolar bazında fiyatı 3,84 katına ulaştı.
***
2000’li yılların başında altın fiyatının 1000 dolara ulaşacağına yönelik raporlar gözümün önünde. İtiraf etmeliyim ki; o günlerde fiyatların bu düzeylere geleceğine inanmamıştım.
Bugünlerde ise, altın fiyatının 2000 doların üzerine çıkabileceği konuşuluyor. Buna sebep olarak ise dolardaki zayıflık ve enflasyon beklentileri gösteriliyor. 21 Ekim tarihli yazımda bu konuya değinmiştim. Bugün sizle, fiyatlarda yükseliş beklentilerini farklı boyutlarıyla ve biraz daha detaylı olarak paylaşmak istiyorum. Ama uyarmalıyım; biraz uzun olacak.
1-Dolardaki zayıflık: Emtia fiyatları ABD doları ile belirlenir. Petrol, buğday, şeker, kakao, gümüş ve altın gibi aklınıza gelen tüm varlıkların uluslar arası piyasalardaki fiyatı dolar ile ifade edilir. Oysa bu varlıkların üretim sürecinde katlanılan maliyetler dolar ile belirlenmez. Türkiye’de faaliyet gösteren bir altın madeni şirketini düşünün. Bu şirket, delme işleminde kullandığı makineleri ABD doları kullanarak mı alır? Bunların bakım ve onarım masraflarını dolar ile karşılar? İstihdam ettiği personele ücretlerini dolar ile mi öder? Fabrika inşaatı masraflarını, kira ödemelerini dolar ile mi yapar? Vergisini dolar ile mi öder? Hayır. Yani, Türkiye’de ve diğer birçok ülkelerde üretilen emtianın maliyetini, o ülkedeki fiyatlar ve para birimi belirler. Bunun doğal sonucu olarak, dolar diğer paralara karşı değer kaybettiğinde emtia fiyatları yükselir. Altın fiyatı da öyle. Mart ayından bu yana ABD doları aşağı yukarı tüm para birimlerine karşı değer kaybediyor. Buna karşılık altın fiyatı yükseliyor.
2-Uzun dönemde doların alım gücünün zayıflaması: Dolar, Mart 2009’dan beri zayıflıyor olabilir. Ama resme daha uzaktan baktığımızda doların yıllardır değer kaybettiğini görüyoruz. 1980’deki 1 dolar ile bugünkü 1 doların değeri aynı değil. Başka bir ifadeyle bugünkü 1 dolar ile alabileceğiniz bir malı, otuz yıl önce yaklaşık 37 cente alabilirdiniz. Bazıları, 1980’de 850 dolar olan altın fiyatının da bu mantıkla bugünkü değerinin 2287 dolar olması gerektiği söylüyor. Mantıklı görünen bu bakış açısının, zayıf bir tarafı var. 1980’de altın 850 dolara kadar yükseldi ama o düzeyde hiç kalamadı. Ardından gelen satışlarla beş yıl içinde 300 dolara kadar geriledi. Yani, 40 yıl önce görülen zirvelerdeki arz-talep kalıcı bir piyasa oluşturmadı.
 3-Altın arzında daralma:Altın binlerce yıldır para olarak kullanılan bir maden. Bunun yanında süs ve ziynet eşyası olarak da kullanılıyor. Bu kadar eski ve yaygın bir kullanımı olmasına rağmen, dünya tarihinde şu ana kadar çıkarılan altının sadece 161 bin ton olduğunun tahmin edildiğini söylesem şaşırır mıydınız? Açıkçası ben çok daha fazla olduğunu düşünürdüm. Dünyada şu ana dek çıkarılan altın ile sadece iki adet yüzme havuzu doldurulabiliyor. Zaten altını değerli yapan özelliği de nadir bulunuyor olması değil mi? Bu bir tarafa, her yıl üretilen altın miktarı azalıyor ve altın madenciliği giderek daha yüksek maliyetlere katlanmak anlamına geliyor. Altının fiyatındaki yükselişin bir nedeni de bu.
4-Kaydi işlemlerde artış: Ülkemizde klasik bir bireysel yatırımcı, altın yatırımı yapmak isterse, bir kuyumcuya gider ve işçilik maliyeti düşük (çeyrek, yarım ve tam lira gibi) olan ürünler alır. Ancak, son yıllarda teknolojinin de desteğiyle, altın yatırımı kaydi yapılır hale geldi. Artık insanlar, bankalardan altın alıyorlar ama bu sadece hesaplarında görünüyor. Hatta işi daha da büyütenler var. Bunlar, ellerindeki paranın kat kat daha fazlası alım-satım yapma imkanı veren aracı kurumlardan bu işlemleri gerçekleştiriyorlar. Herhangi bir forex şirketinin web platformunda hesap açarsanız ve 1000 dolar para yatırırsanız, yaklaşık 100 bin dolar değerinde altın alabilirsiniz. Son yıllarda altın fiyatlarındaki yükseliş öyle iştah açıcı hale geldi ki; binlerce bireysel yatırımcı, çok yüksek miktarlarda online altın alım satımı yapıyor. Fakat aslında, alım-satıma konu olan altın fiziki olarak teslim edilmiyor. Çünkü öyle bir altın fiili olarak yok. Yapılan işlemler aslında türev piyasalarda altına dayalı futures sözleşmeleri. Bu işlemlerdeki inanılmaz orandaki artış, altın fiyatlarını yükselten başka bir unsur. Dünya Altın Konseyi verilerine göre 2009’un ilk yarısında küresel altın talebi, geçen yılın aynı döneminde göre yüzde 150 oranında yükselmiş.
5-Resmi kurumların taleplerinde artış: Sadece bireysel yatırımcılar değil, bankalar, hedge fonlar ve emeklilik fonları da portföylerinde altına daha fazla pay ayırmaya başladılar. 2003’ten sonra güçlenmeye başlayan bu eğilim bugün hala revaçta. Merkez bankalarının rezervlerindeki artış da bunu teyit ediyor. Bunun en güzel örneğini Çin veriyor. 2003 yılında Çin Merkez Bankasının elinde 454 ton altın vardı. Bugün 1060 ton rezervi var.
6-Nüfus artışı: Biliyorsunuz, doğu ülkelerinde altının bireysel talebi oldukça yüksek. Türkiye’den doğuya doğru gittikçe hem insanların altına eğiliminin; hem de talep edilen altının ayarının yükseldiğini görürsünüz. Bildiğimiz başka bir şey ise bu ülkelerin nüfuslarının artıyor olduğu. İlginç olan başka bir faktör ise 2009 yılında, Çin hükümetinin vatandaşlarına 50 yıldır yasakladığı altın alımını yavaş yavaş gevşetiyor olması.
7-Enflasyon riski: Birçok ülkede faizler tarihin en düşük düzeyinde. Aşırı derecede düşük faizlerin, bugün olmasa bile yakında ürün fiyatlarında artış yaratması bekleniyor. Bu nedenle merkez bankaları ‘hazır ol’da bekliyorlar. Eğer merkez bankaları faizlere müdahalede gecikirse ya da müdahalelere rağmen enflasyon kontrol edilemezse altın fiyatında çok ciddi sıçramalar yaşanabilir. Zira, özellikle batılı ülkelerde altın, enflasyondan korunmak amacıyla kullanılan bir varlık.
Bütün bunlar göz önüne alındığında, altın fiyatının 2000 doları aşacağı söylentileri daha ciddiye alınabilecek bir niteliğe bürünüyor. Fakat yine de öyle olup olmayacağını söylemek mümkün değil.
Doğru mu söyleyecek bilinmez ama son sözü yine piyasa söyleyecek.

Yazarın Diğer Yazıları

5 yıl önce, kaç yıl sonra

Dün, küresel krizin 5. sene-i devriyesini idrak ettik. Lehman Brothers\'ın 15 Eylül 2008\'deki iflas başvurusunun üzerinden 5 yıl geçti

İkinci çeyrekte büyüme ne olacak?

2013 için birçok uluslararası kurum parlak bir yıl tahmini yapmamıştı. Fakat son beş yılda alıştığımız üzere, bu pek de parlak olmayan tahminler, yıl içinde daha kötüleri ile revize edildi

Turizmde yılın ilk yarısı nasıl geçti?

Dünyanın 6, Avrupa’nın 4. en çok yabancı turist çeken ülkesi olduğumuzu eminim çoğunuz biliyorsunuz.