28 Mart 2021

Kutsal soneler ve Trinity

Bu sürece dahil olanlar, korku ile karışık pişmanlık duyguları içinde bulurlar kendilerini ve bu duygu bir daha onların peşlerini bırakmaz...

Manhattan Projesi direktörü J. Robert Oppenheimer, tarihteki ilk atom bombası testi için "Trinity" adını seçmişti. 

O günlerde John Donne'ın "kutsal soneler"ini okuduğu bilinen Oppenheimer'ın "Trinity" adını tercih etmesi onu tanıyanlar için pek de şaşırtıcı değildi, ama yine de garip bulundu.

Test için New Mexico'da ıssız, düz ve çöl bir bölge seçildi. Los Alamos'un güneyinde yer alan bu bölge, en yakın yerleşim yerine yirmi mil uzaktaydı. Ancak patlamanın şiddeti öngörülenden daha büyük olması halinde, test personeli ve çevresindeki yerleşim alanları için büyük risk oluşturabileceği yönündeki kaygılar, test ekibi üzerinde büyük gerilime neden oluyordu.

Test günü yaklaştıkça gerilimin dozu da artmaya başladı. Çünkü Başkan Harry Truman, Trinity testinin sonuçlarını öğrenene kadar Almanya'da yapılacak olan Potsdam Konferansı'nda (17 Temmuz- 2 Ağustos 1945) Sovyet ve İngiliz liderleriyle görüşmesini ertelemiş ve test sonucuna odaklanmıştı. Bunun nedeni Trinity test sonucunun Japonya ile savaşın seyrini değiştirecek boyutta büyük etkiye sahip olacağı öngörüsüydü.

Truman'ın test sonucunu duyma arzusu, Trinity testini gerçekleştirecek ekip üzerinde büyük bir baskı oluşturdu.

Robert Oppenheimer, "Trinity" adını muhtemelen bu baskı ortamı içinde seçmişti. 

"Yüreğimi döv, üç kişilik Tanrı"

Trinity, "üçleme" anlamı dahil başka anlamlara geliyor olsa da tümünün ortak yanı dinsel bir içerik taşımasıdır.

Yıllar sonra bu seçimi neden yaptığı sorulduğunda Oppenheimer, açık uçlu bir yanıt vererek, "John Donne'ın ölümünden hemen önce yazılmış, bildiğim ve sevdiğim şiirleri var; onlardan bir alıntı" diye yanıtlıyordu.

Akıllara hemen Donne'ın XIV. sonesi geldi. Oppenheimer'ın test için Trinity adının seçiminde ilham kaynağı, muhtemelen bu sonedeki kutsal üçleme vurgusuydu ve oldukça ilginçti.

Oppenheimer'ın Trinity isminin seçiminde ilham kaynağı olan ve Donne'ın çok iyi bilinen ve bir adanmışlık şiiri olan bu XIV. sonesi, Hristiyanlığın Kutsal Üçlemesini çağrıştıran üçlü sıralamayı merkeze alan dizelerle başlamaktadır.

"Yüreğimi döv, üç kişilik Tanrı!"

Bu sonelerin yazarı John Donne, Londra'da orta sınıf bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiş, hukuk öğrenimi görmüş, çok sonraları din adamı olmuş ve kilisede başrahipliğe kadar yükselerek zekası ve yaratıcı vaazları ile popülerlik kazanmış bir şair ve din adamıydı.

Donne, ilginç tarzı ile tanınır. Tanrı ile olan bağını eserlerine yansıtma çabası içindedir; eserleri arasında soneler, aşk şiirleri, dini şiirler, vecizeler, ağıtlar, şarkılar, hiciv yazıları yer alır. Ölüm onun için bir tür takıntıdır ancak bunu Tanrı'ya ulaşmada bir yol olarak görür.

"Kutsal Soneler" olarak bilinen eseri 1609-1611 yılları arasında yazılmış 19 şiirden oluşur; diğer eserlerinde olduğu gibi bu şiirlerde de tanrı, ölüm, ilahi aşk ve inanç üzerine düşünceleri hakimdir. Soneler 1633'te, ölümünden iki yıl sonra yayınlanır ama daha önce el yazması olarak arkadaşları tarafından yayıldığı düşünülmektedir. Ancak el yazmaları ile onların ilk baskıları arasında farklılıklar olduğu ileri sürülüyor.

Ve hüzün

Trinity test hazırlıkları Los Alamos'ta 1945'in Mayıs ve Haziran süresince kesintisiz sürdü ve Temmuz başında artık hazırdılar. Ateşleme kulesinin 10 km kuzeyine, batısına ve güneyine üç gözlem sığınakları yerleştirildi ve buralarda bilim insanları ölçümler yapmak üzere mevzilendiler; patlama sırasında ortaya çıkan enerji miktarını belirlemeye çalışacaklardı. 

Ve 16 Temmuz 1945 sabahının erken saatlerinde tüm ekipler test için hazırdılar.

Eşi Yahudi olduğu için 1939 yılında İtalya'dan kaçmak zorunda kalan Nobel ödüllü Enrico Fermi, patlama dalgası ile kağıt parçalarının ne kadar yer değiştirebileceğini önceden hesaplamıştır ve şimdi bulduğu sonuçları karşılaştırmak üzere yerini alır.

Sonuçlar tam da Fermi'nin hesapladığı gibidir: Kağıt parçalarının atomik rüzgâr karşısındaki savrulmalarından hareketle açığa çıkan enerjinin 10 bin ton TNT'ye eşdeğer olduğunu hesaplar. Bu, tarihte o zamana kadar üretilmiş en şiddetli insan yapımı bir patlamadır. 

Başarmışlardır!

Çok geçmeden bu başarı coşkusu yerini farklı düşüncelere bırakır; bilim insanları karşı karşıya oldukları şeyin gücü karşısında ürperirler.

Elde test sonucu kanıtlanmış bir uranyum bombası ile henüz başarılı bir şekilde test edilmemiş plütonyum bombası bulunmaktadır. Trinity testinin başarısı, elde var olan ve patlamaya hazır bu iki farklı türde bombanın şimdi Japonya'ya karşı kullanıma hazır olduğu anlamına gelmektedir. 

Ve korkuları gerçekleşecektir.

Bu sürece dahil olanlar, korku ile karışık pişmanlık duyguları içinde bulurlar kendilerini ve bu duygu bir daha onların peşlerini bırakmaz.

Bir televizyon belgeselinde J.Robert Oppenheimer, Trinity test patlamasına olan tepkisini ifade etmek için bir kez daha felsefeye başvurur: Bu kez kutsal Hindu metni Bhagavad-Gita'dan bir dize ile:

"Artık dünyaların yok edicisi, ölüm oldum!"


Kaynakça

https://www.gradesaver.com/donne-poems/study-guide/summary-holy-sonnet-14-batter-my-heart

https://www.atomicheritage.org/history/trinity-test-1945

https://www.osti.gov/opennet/manhattan-project-history/Events/1945/debate.htm

https://tr.qaz.wiki/wiki/Holy_Sonnets

Yazarın Diğer Yazıları

Modern çağın zaman makineleri

Eğer evrenin doğum anına yakın ilk ışığı yakalayabilirsek, evrenin başlangıcını da görmemiz mümkün olacak

Düşünme yeteneğimizin gerisinde ne var?

Spekülatif görünse de zihinsel süreçlerin temelinde ve düşünme yetilerimizin gerisinde kuantum izlerinin aranması çok da akıl dışı değil

Tek bir evrende mi yaşıyoruz?

100 yıl önce hayal bile edilemez şeyler bugün gerçekleşti. Güneş sisteminden çıktık, Samanyolu Galaksi'sini aştık ve evrenin başlangıcına ulaştık. Bu insan aklının bitip tükenmeyen merakının ve inovasyon gücünün başarısı. Belki bir gün bizi komşu evrenlerle de tanıştırabilir!