12 Ekim 2021

Hacker ve gazetecilerin, vergiden kaçanlarla savaşı

Birileri (etik hackerlar ve gazeteciler) bize bu verileri gösteriyor. Buna karşılık yapılması gereken, okuyup, geçmek midir? Kamuoyunun bu konuyu yüksek sesle konuşması ve sorması gerekmiyor mu?

3 Ekim’de açıklanan Pandora Kâğıtlarının nereden ve nasıl çıktığını anlamlandıramıyor olabilirsiniz. Bu kâğıtların ortaya çıkması tamamen yolsuzlukla bir savaşı gösteriyor. Başlıkta yazdığımız gibi, bir grup kahraman hacker ve gazeteci ortak çalışarak,

kamuoyuna demokrasilerin bozulmasının arkasındaki oyunu anlatmaya çalışıyorlar.

 

Yukarıda her yıl Credit Suisse tarafından yayınlanan "Dünya Zenginlik Raporu"ndan bir grafik görüyorsunuz. Bu grafik "Dünya Zenginlik Piramidi" olarak tanımlanıyor. Anonymous ya da 2010'larda Wall Street İşgalcilerinin söylediği, "Biz % 99'uz, siz % 1'siniz" sözlerinin şekile dönüşmüş halini gösteriyor.

Grafikten gözüken şu, dünyadaki yetişkin insanların yüzde 1,1'i yani 56 milyon kişi 1 milyon doların üzerinde varlığa sahip ve bunların hepsinin toplam varlığı ise 191,6 trilyon dolar ile dünyadaki toplam varlıkların yazde 45,8'ine eşit. İşte savaş dediğimiz şey bu, piramidin en üstündekiler varlıklarını daha da çoğaltmaya çalışıyor.

Karşılığında ise geride kalanlar daha fakirleşiyor, daha az imkâna sahip oluyor.

Tüm dünyada yetkiyi ellerinde tutanların yol açtığı yolsuzluk düzeyi yükseldi

Bu belgelerin gösterdiği önemli bir veri şu; "isimleri geçen insanlar, vergi ödememeye çalışan çok zengin insanlar". Ama her şeyin kayıt altında olduğu, bankalardan gönderdiğiniz paraları ABD'nin kara para aklama mekanizmasının yakaladığı günümüzde, bu tür bir şeyi yapabilmeleri için bazı "yollar" bulmaları ve hükûmetlerden yardım almış olmaları gerekiyor. Başka deyişle, son yıllarda dünyada yetkiyi ellerinde tutanların yolsuzluklara yol verdiği ve hatta kendilerinin de yolsuzluk yaptığı görülüyor.

Bu tür yolsuzlukları eskiden bazı Amerikan filmlerinde görürdük. Ama şimdi --kendileri reddetse de-- eski İngiliz Başbakanı Tony Blair'den, Çekya Başbakanı Andrej Babis'e, Ürdün Kralı II. Abdullah'tan, Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenskiy'e kadar, Ekvator  Başkanı Guillermo Lasso'dan, Şili Devlet Başkanı Sebastian Pinera'ya kadar pek çok isim bu belgelerde işlem yapmış kişiler arasında gözüküyor [1].

Önceki sızıntılarda (Panama ve Paradise Papers) diğer liderlerden ya da onlara yakın insanlardan pek çoğunu da görmüştük.

Belgeleri ICIJ elde ediyor ve gazeteciler raporluyor

Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Birliği'nin (ICIJ) 3 Ekim’de duyurduğu [2] ve 117 ülkeden 600'den fazla gazetecinin incelemekte olduğu belgelerin sayılarının 12 milyonu bulduğu kaydediliyor. Belgelerde bazı zenginlerin, futbolcu, artist gibi ünlülerin yanı sıra 35 ülkenin eski ya da yeni liderinin vergi kaçırdığına dair bilgiler bulunuyor.

Bu ICIJ'ın yayınladığı ilk belgeler değil. Önceki yıllarda her birisi 12-13 milyon belge içeren Panama Belgelerini ve Paradise Belgelerini yayınlamıştı. 

ICIJ bu belgeleri önce gazetecilerle paylaşıyor. Bunu Pelin Ünker, Nevşin Mengü'ye de anlattı[3]. Bu kadar büyük sayıda verileri/belgeleri incelemek ve buralardaki bağlantıları tespit etmek çok kolay bir iş değil. Hem vakit, hem bilgi, hem de bağlantıları kurmak açısından. Bu nedenle gazeteciler anlayabileceğimiz hale getiriyorlar.

Pandora Kâğıtlarında, Türkiye'den 220 kişinin adı olduğu belirtiliyor. Türkiye verilerini raporlayan Serdar Vardar ve Pelin Ünker'in işi her açıdan kolay değil [4]. Takdir etmek lazım. (Pelin Ünker'e Paradise Papers konusunda ceza verildiğini ve sonra davanın düştüğünü hatırlatalım [5])

Panama ve Paradise Belgeleri

Daha önceki sızmaları da hatırlayalım.

Panama Belgeleri 2016 yılında Mossack Fonseca isimli avukatlık bürosunun verilerinin sızması ile ortaya dökülmüştü. Büro Panama merkezli olduğu için de bu ismi aldı. O belgelerin 72 eski ya da mevcut devlet başkanının verilerini ortaya koyduğu bildirilmişti. Rusya Devlet Başkanı Putin, eski Mısır Başkanı Hüsnü Mübarek, eski Libya Başkanı Muammer Kaddafi, Suriye Başkanı Beşer Esad bunların arasındaydı. (Avukatlık bürosunun nasıl çalıştığına dair Netflix'de başrollerinde Merly Streep, Gary Oldman ve Antonio Banderas'ın oynadığı Laundromat isimli bir film var [6])

Arkasından  2017 yılında Paradise Belgeleri geldi. O zaman da yazmışız, etik hacker olarak tanımlanan yani bilgisayarlar ve yazılımlar konusunda mahir kişilerden gelen bilgiler bunlar [7]. 13,4 milyon belgenin olduğu belirtilen bu sızıntıda, 67 ülkenin yönetici, siyasetçi ve iş insanlarına ait bilgiler vardı. Belgeleri 96 uluslararası medya kuruluşunda çalışan 382 gazeteci tarafından oluşturulan bir grup inceliyordu. Bu belgelere ait dökümanlar hala yayınlanıyor.

Peki ama bu belgeler nereden çıktı?

En önemli soru, "bu belgeler nereden geldi" şeklinde. Çünkü kaynak bize arka planda kamuoyunun iyiliği için savaşanlar olduğunu gösteriyor.

Toplamda 14 farklı firmanın belgeleri bunlar. Vergiden kaçan insanların işlemlerini yapan hukuk ya da muhasebe firmalarından bahsediyoruz. Bu verilerin bu firmalardan nasıl sızdığı ise bir sır. Ya fiziksel yolla alınmış ya da etik hacker dediğimiz insanlar bunları bilgisayarlardan toplamış.

Sırası gelmişken, "veri sızıntıları dönemi"ni Julian Assange'ın Wikileaks ile resmi olarak başlattığını da hatırlatalım. Öncesinde de vardı bu sızıntılar ama Assange'ın maruz kaldığı baskılar, bu konunun önemini herkese anlattı[8]. Snowden ise kendi özgürlüğünü feda etmek karşılığında, hükûmetin kendi vatandaşları dahil herkesi dinlediğini ortaya koydu[9]. Bizim bu insanların halkın koruyucuları durumunda olduklarını farkında olmamız ve hepimizin onları savunması lazım.

Özetle bütün bu belgelerde gördüğümüz şu;

  1. Çok zengin insanlar doymuyor, vergilerini ödememenin yollarını arıyorlar
  2. Buna karşı çıkan insanlar var. Bunlar 2 grup:
  • Birinci gruptakiler etik hackerlar ve belgeleri buluyor (hackliyor ya da içeriden alıyor),
  • 2. gruptaki insanlar gazeteciler ya da aktivistler, bunlar durumu kamuoyuna duyuruyor.

Vergi ödemekten kaçınanlar dönemi

Panama, Paradise ya da Pandora Belgeleri'nin gösterdiği önemli veri "Vergi Ödememek" için işlem yapmak. Ozan Bingöl 1 nolu dipnottaki videoda bunun nasıl yapıldığını anlatıyor.

Pandora Kâğıtları bize şunu gösteriyor;

  1. Çeşitli yolsuzluklarla ortaya çıkan astronomik kazançların saklanmaya çalışıldığı,
  2. Üstelik vergilerinin de ödenilmesinden kaçınıldığı,
  3. Yolsuzlukla kazanılmış olmasa da, bu açılan yoldan diğer büyük kazançların da saklandığı,
  4. Bunların da vergilerinin ödenilmesinden kaçınıldığı,
  5. Yetkiyi elinde tutanların bunun için yeterli kanuni düzenlemeler yapmaktan özellikle kaçındıkları ya da açık kapı bıraktıkları,
  6. Yolsuzluk sonucu ya da değil, bu açılan yolun devletlerin yönetilmesinde önemli bir kaynak olan "Vergi" konusunda dünya çapında büyük bir haksızlığa (hatta yolsuzluğa) yol açtığı

şeklinde. Peki bunun sonucu nedir?

Daha az eğitim, sağlık, güvenlik hizmeti, daha yüksek vergi ödemek

Ülkede şu veya bu şekilde kazanılan kazançlar vergi cennetlerine gittiğinde, öncelikle ülkenin sermaye birikimi olamıyor. Bunun bir nedeni 1940'lardaki Varlık Vergisi olayı. Zenginler o zamandan bu yana paralarını zaten yurt dışına çıkarmaya hep çalışıyorlar. O zamanla İsviçre Bankaları bu işe yarıyordu.

Günümüzde ise durum başka. Ocak 2006’da Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 30. maddesi değiştirilerek vergi cenneti ülkelerinde yapılan ticari işlemlerden yüzde 30 stopaj alınması kararlaştırılmıştı. Bakanlar Kurulu, hangi ülkelerin ‘vergi cenneti’ olduğunu belirlemediği için uygulanmayan bu karar nedeniyle, Pandora Kâğıtlarındaki 220 kişinin kazançlarından alınması gereken yüzde 30 alınmamış oluyor. Burada listeyi hazırlamayanların bir kusuru var. Çünkü bu vergiler ödenmediği için ya bazı hizmetleri eksik alıyoruz ya da bu vergiler bizlerin sırtına yükleniyor. Şöyle özetleyelim;

  1. Ya bu ödenilmesinden kaçınılan vergiler kadar az --en başta sağlık, eğitim, güvenlik-- hizmet almak
  2. Ya da bu ödenilmesinden kaçınılan verginin, diğer kişilerin sırtına yüklenmesi ya da aşırı vergi 

meydana geliyor.

Vatandaşların bu konuyu hükûmete sorması lazım

Vatandaşlar olarak farkında olsak da, olmasak da hepimizin devletle yapmış olduğumuz bir "sosyal sözleşme" vardır[10]. Bu da basitçe bize sağlanan hizmetlerin --ki eğitim, sağlık, güvenlik en baştadır-- karşılığında vergi ödemektir.

Birileri maaş ya da dükkân/şirket kazançları gibi gelirlerinin vergilerini --beyan edildiği için-- öderken, başka birileri bu vergileri ödemiyorsa, buradaki sorunun konuşulması ve üzerinde durulması lazım. Çünkü bu ödenmeyen vergiler  bugünkü pahalılığın da bir nedeni.

Birileri (etik hackerlar ve gazeteciler) bize bu verileri gösteriyor. Buna karşılık yapılması gereken, okuyup, geçmek midir?

Çünkü olayın ortaya çıkması sonrasında, örneğin Hindistan, Endonezya, Fransa, Avusturalya, Hollanda, Panama, İrlanda, Arjantin ve Şilili yetkililer sızıntılarda adı geçen herkesi soruşturacaklarını açıkladı. Türkiye’de iktidar kanadından, Pandora Papers’ın gözler önüne serdiği tabloya dair bir açıklama henüz gelmedi [4].

Kamuoyunun bu konuyu yüksek sesle konuşması ve sorması gerekmiyor mu?

Etik hackerlar ve gazeteciler çabalıyor, bu haksızlık giderilsin diye milyonlarca belgeyi ele geçiriyor ve inceliyor. Bunun ne kadar zor bir şey olduğunun farkında mıyız?

Kendi adıma Pelin Ünker ve Serdar Vardar'a teşekkürlerimi sunuyorum. Bu kadar belgeyi incelemenin zorluğu bir yana, hukuki zorluklar diğer yana.. Yaptıkları iş büyük saygıyı hak ediyor. Özellikle dışarıda tam tersine çalışan başka gazeteciler varken[11].


[1] Panama Kağıtları Vergiden Kaçan; Kara Para Aklayan ya da Saklanan Zenginleri ve Devlet Başkanlarını Ortaya Çıkarıyor

[2] Offshore havens and hidden riches of world leaders and billionaires exposed in unprecedented leak

[3] Pandora Belgeleri & Son seçim anketleri | Nevşin Mengü Soruyor

[4] Pandora Papers: Türkiye'nin sıfır vergi cemiyeti

[5] Gazeteci Pelin Ünker'in Paradise Papers davası düştü

[6] Panama Papers’i Sızan Hukuk Bürosu Skandalı Anlatan Film için Netflixi Dava Etti

[7] Vergi Cennetlerinin Üzerini Örten Karanlıkları Etik Hackerlar Kaldırıyor

[8] Cockburn : Julian Assange Her Gazetecinin Hedeflediğini Gerçekleştirdi

[9] Snowden Sızıntıları Neleri Değiştirdi?

[10] Sosyal sözleşmeyi pragmatik bir ifade olarak kullanıyorum. Thomas Hobbes, John Locke ya da Jean-Jacques Rousseau nasıl tanımlamış tartışmasına girmiyorum.

[11] Udo Ulfkotte - Satılmış Gazeteciler Kitabı

Yazarın Diğer Yazıları

2023 seçimi ya da 2022 erken seçimi yaklaşırken...

AKP’nin seçimi kazandığı 2002 yılından bu yana, hem benim, hem de çevremin en çok sorduğu soru şu; “Seçimlerde bir hile, manipülasyon var mı?” Maalesef bu konuda çok önemli eksiklikler oldu ve sorumlusu bence muhalefet partilerinin bizzat kendisidir.

Samsung’un veliahtı ve Teksas yarı iletken fabrikası

Samsung'un kurucusunun tek oğlu Lee, 2023’e kadar kalacağı hapishaneden, 13 Ağustos 2021'de "şartlı tahliye" ile serbest bırakıldı. Endüstri uzmanları, bu kararın arkasında "küresel çip sıkıntısı"nın da önemli bir etken olabileceği düşüncesinde

Ruslar Turkcell'in yönetim tarzını New York Borsası’na neden şikâyet etti?

Rus ortak "Letter One" 15 Kasım'da Turkcell yönetimini New York Borsası'na (NYSE) açıkça şikâyet etti ve şöyle dedi: "Yönetim Kurulu'nun, Şirketin tüm hissedarlarının ve daha geniş paydaşların yararına olan potansiyelini gerçekleştirmek için gerekli becerilere, deneyime ve hesap verebilirliğe sahip olmadığına inanıyoruz."