10 Mart 2020

2020'de teknoloji ve kadınlar hangi noktada?

Kadınlar geçmiş yıllarda teknolojik işlerde gözükmedi sanılsa da bu doğru değil

20 yıl önce, bugünün Bilgisayar Mühendisleri Odası (BMO) Başkanı Hülya Küçükarslan tarafından yönetilen "Kadın ve Teknoloji" paneline konuşmacı olarak katılmıştım. Diğer konuşmacılardan ODTÜ'lü akademisyen hocamız[1], gerçekleştirdiği -yanılmıyorsam- "Bilişim Sektöründe Çalışan Kadın" adını taşıyan bir araştırmadan bahsetmişti. Bilişim sektöründeki kadın sayısı, erkek sayısına oranla daha yukarıda gözüküyordu.

O gün bu sayının yüksekliği, daha çok "satış" kadroları ile doldurulmuştu. Bunun nedenleri sanırım:

  1. Bilişim sektöründe o yıllarda üretici firmadan çok satıcı firması olması
  2. Bilgi işlem departmanlarının daha çok erkekler tarafından doldurulması idi.

4 Mart'ta Wyndham Otel'de yapılan "IDC Women in Technology & Talent" toplantısında ise sadece satış-pazarlama ülke müdürü olarak görev yapan kadınları değil, yanısıra bilgi işlem direktörü, proje müdürü, akademisyen ve hatta "Bilişim güvenliği" gibi çok teknik işlerin başındaki kadınları gördük, dinledik [2].

Günümüzde daha çok sayıda kadın teknoloji alanında üst düzey yöneticilik görevine sahip. Hatta girişimcilik yapıyor. Bunun önemli bir nedeni, teknolojinin bilek gücü yerine beyin gücü gerektirmesi. O da kadınlarda fazlasıyla var. Bunu son katıldığım teknoloji etkinliğinde bir daha gördüm.

Teknoloji kadınlara daha fazla alan sağlayacak

Teknoloji deyince, önyargılar harekete geçiveriyor sanki. Kadınların teknolojiye kafaları ermeyecekmiş gibi. Ama bunun tam tersi geçerli. Kadınlar geçmiş yıllarda teknolojik işlerde gökmedi sanılsa da bu doğru değil. Geçen sene kadınlar gününde çok detaylı örnekler vermiştik. İçlerinde 1800'lerde bilgisayarı düşünen kadınlardan (Ada dili ona izafeten adlandırıldı), İnternetin STP protokolünü yaratanlara, Apollo projesinin hesaplamasını yapanlara, roket bilimcilere ve hatta bugün de kullanılan köprü ayakları patentine sahip olanlara, bugünün wireless teknolojisinin temellerini düşünenlere kadar pek çok kadın var[3].

Teknoloji ayrıca bilek gücü yerine, beyin gücü ve sabır gerektirdiği için de kadınlara yakışıyor. Ben bilgi işlem direktörü olarak çalıştığım yıllarda, kadın çalışanları daha çok tercih ettim. Nedeni "detaya daha fazla dikkat ediyor" olmaları idi. Özellikle yazılım işi biraz böyledir. Ufacık bir yerde yaptığınız hata, size kök söktürür. Kadınlar işte bu detaylara sabırla yaklaşmakta iyidirler.

IDC "teknolojideki kadınlar" etkinlikleri

Son yıllarda ABD'de başlayan çeşitli kadın hareketleri giderek dilimize "çeşitlilik" olarak çevrilen "diversity" trendini yarattı. Bu içinde zenci/hispanik vs. gibi çeşitlilikleri barındırıyor olsa da, en çok kadın konusundaki ayrımcılığa yönelik kullanılıyor gibi. Ülkemizde zaten anlamı bu.

Silikon Vadisi'ndeki ve Hollywood'daki kadınların ayaklanması ile başlayan bu yaklaşım, ülkemizde de kendisini özellikle yabancı firmalardan sonra da Holding'lerden başlayan bir eğilim olarak kendisini gösteriyor 4]. Oysa yakın zamana kadar, aynı pozisyona "kadın-erkek" arasında tercih yapılsa, "evlenir, doğum yapar, muayyen günler derdi var" gibi bahanelerle "erkek aday" seçilirdi. Bunun zaman içinde bir dengeye ulaşacağı da gözüküyor.

Tabii ki bu dengeyi sağlamakta "farkındalığın artması" önemli. İşte Nevin Çizmecioğulları’nın [5][6] ülke direktörlüğünü yaptığı IDC Türkiye'nin ısrarla sürdürdüğü "teknolojide kadın" etkinlikleri [2][7] bu açıdan anlamlıydı. Teknolojinin kıyısındaki değil tam içindeki kadınların yer aldığı bir etkinlik olarak gördüm. Çeşitli firma ve derneklerin "teknolojideki kadını öne almak" yerine son yıllarda ülkemizin her yerine bulaşan, sivil toplum örgütü olmayı "kendini ön plana çıkarmak" olarak değerlendiren dernekimsi yapıların "algıya yönelik" tarzda düzenledikleri toplantılardan farklı bir yere sahipti.

4 Mart'taki toplantı için Türkiye Finans Katılım Bankası Proje Yöneticisi Dilek Taşhanlı Keskintaş detaylı bir yazı yazmış[2]. Bu arkadaşımızın güzel özetlemesine ekleyebileceğimiz fazla bir şey yok. Sadece şunu not edelim; önümüzdeki hafta (stüdyonun büyüklüğü ile limitli sayıda) teknolojinin bu kıymetli hanımları ile bir söyleşi gerçekleştireceğiz. Orada bu konuyu daha detaylı işliyor olacağız.


[1] Hocamızın ismini Prof.Dr.Ayşe Hoşgör olduğunu sanıyorum. Merak eden olur diye hatırlamaya çalıştım. Yanlış ise özür dilerim.

[2] IDC Teknoloji Zirvesi Mart 2020 (Women in IT Leadership)

[3] Kadınlar Gününde; Teknolojideki Mucit Kadınları Hatırlayalım

[4] Lenovo’nun Küresel Araştırmasına Göre Teknoloji Sayesinde "Çeşitlilik ve Kapsayıcılık" Farkındalığı Arttı

[5] Dijital Çağ ve Teknolojide Kadın

[6] Kadınlar Gününde, Kadınlar Teknoloji Hakkında Ne Diyor?

[7] Açılışını Mehmet Fatih Kacır’ın Yaptığı IDC Türkiye ‘’Teknoloji Sektöründe Kadınlar’’ Konferansı Gerçekleştirildi.

Yazarın Diğer Yazıları

Koronavirüs, İspanyol Gribi gibi olur mu? Teknoloji olmasaydı, olabilirdi

Koronavirüs hayatımızın her alanını kaplıyor. Evlere kapandık. Şikayetçiyiz. Ama farkında mısınız, eve kapananlar hayatlarını başka boyutta olsa da yine de halen sürdürebiliyor. Bunun sebebi ise teknoloji

Gülünç 5G-Koronavirüs komplo teorileri

Daha inanılır gibi görülen ve çokça tartışılan bir komplo teorisi ise, Kovid-19'un laboratuvarda üretilmiş olduğu iddiası

Koronavirüs için neden "kriz merkezi" kurularak koordineli çalışma yapılmıyor?

Salgın için bir "kriz merkezi" kurulması gerekmiyor mu? Bu kriz merkezi çalışmasına ilgili devlet kurumlarının yanı sıra, üniversiteler gibi bilim merkezleri, Türk Tabipleri Birliği, Eczacılar Odası, mühendis odaları gibi yetkin meslek odaları, Kızılay, AFAD, AKUT gibi felaket organizasyonları ve vatandaşın ilk temas noktası olan Belediyelerin vs katılması gerekir