20 Haziran 2013

İşçi ölümleri kader mi?

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun bazı hükümlerinin yürürlüğe girme tarihinin ertelenmesini öngören bir yasa teklifi şu an Mecliste görüşülmeyi bekliyor

Muğla'nın Milas ilçesine bağlı Güllük beldesinde bulunan atık su arıtma tesisinde temizlik çalışmaları yaparken, ortamdaki metan gazından zehirlenen Mustafa Öztürk, Özcan Özkan, Fikret Özdemir, Hasan Özgür, Serkan Miral, Yüksel Kum ve Mevlüt Özbakır isimli işçiler hayatlarını kaybetti. Aynı zamanda bir eş, baba, evlat, arkadaş…da olan yedi işçi öldü. 

Güllük Beldesinin su ve atıksu arıtma işlerinin Tepe-Akfen Su ve Kanalizasyon İşletmesi'ne 49 yıllığına kiralandığı; ancak tesiste uygun baca ve havalandırma düzeneklerinin olmadığı, hatta işletmenin kesin kabulü yapılmadan faaliyete geçirildiği belirtiliyor. Bunlara ek olarak, Kimya ve Çevre Mühendisleri Odalarının yetkilileri, ölen işçilerde gaz maskesi gibi kişisel koruyucu donanım olmadığını, çalışmalar esnasında dışarıda bir kişi bırakmak suretiyle içerideki işçiler ile gözlemci-operatör ilişkisi kurulmadığına ve tesisin havalandırma sisteminde eksiklikler bulunduğuna dikkat çekmişti.

Yapılan açıklamalar bu üzücü olaya bir iş kazası demenin oldukça zor olacağını gösteriyor.  Benzeri pek çok olayda olduğu gibi bu olayda da “iş sağlığı ve güvenliği”  konusunda çok ciddi ihmaller var.

 

YÜRÜRLÜĞE GİRME TARİHİ ERTELENMEMELİ

 

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı verilerine göre, ülkemizde her gün 172 iş kazası oluyor. Bu kazalar sonucu yine her gün 4 işçi hayatını kaybediyor ve 6 işçi de sakat kalarak sürekli iş göremez hale geliyor. Bunlar hakikaten çok yüksek oranlar. Bu berbat tablonun mağduru olan ve iş kazalarında yakınlarını yitiren işçilerin aileleri bu soruna dikkat çekmek amacıyla her ayın son pazar günü Galatasaray Lisesi önünde  “Vicdan ve Adalet Nöbeti” adı altında bir etkinlik düzenliyor. Ama bütün bunlara rağmen bu ölümleri, iş kazalarını ve meslek hastalıklarını engelleyebilecek yasal adımların atılması geciktiriliyor. Örneğin, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun bazı hükümlerinin yürürlüğe girme tarihinin ertelenmesini öngören bir yasa teklifi şu an Mecliste görüşülmeyi bekliyor.

\

 

DEĞİŞİKLİK ÖNERİSİ NE GETİRİYOR

 

14 Haziran 2013 tarih ve 361 sayılı “Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” içinde yer alan değişiklik önerisi, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun yürürlüğe girmesi ile ilgili tarihlere yeni bir düzenleme getirme amacını taşıyor. Öneri şu şekilde:

1) kamu kurumları ile 50'den az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri için yayımı tarihinden itibaren dört yıl sonra, (Normalde 2014 yılı Temmuz ayında yürürlüğe girecekti öneri kabul edilirse 2016 yılında yürürlüğe girecek)

2) 50'den az çalışanı olan tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri için yayımı tarihinden itibaren iki yıl sonra, (Normalde 2013 yılı Temmuz ayında yürürlüğe girecekti, şimdi 2014 yılına ertelenecek)

Bu öneri kabul edilirse ülkemizde iş kazalarının en çok görüldüğü tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfa giren iş kollarında yapılması gereken düzenlemeler ileri bir tarihe bırakılacak. Yani bu işkollarında, iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi gibi uzman personelden hizmet alınması;

risk analizi yapılması ve analiz sonucuna göre gerekli güvenlik önlemlerinin alınması; bu önlemlerin alınıp alınmadığının periyodik olarak kontrolü; çalışma ortamında işçi sağlığını tehdit eden ve meslek hastalıklarına zemin oluşturan etkenlerin ölçme ve değerlendirmelerinin yapılması ve işçilere iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri verilmesi gibi iş kazalarını gerçekten azaltacak önlemlerin alınmasına yönelik uygulamalar ertelenecek.

Yapılması planlanan bu düzenleme ile işverenler işçi sağlığı ve güvenliği ile ilgili olarak yapmaları gereken bu yükümlülüklerden bir süre daha kurtulmuş olacak. Kuşkusuz bu uygulamaları yapmak zorunda olmanın getireceği mali yükten de kurtulmuş olacaklar.

Eğer bu yasa değişikliği Mecliste kabul edilirse, önceki gün Muğla’da yedi işçinin hayatına mal olan (cinayet gibi) kazada olduğu gibi, alınacak basit önlemlerle kolayca önlenebilecek facialar olmaya devam edecektir. 

Hiçbir makul gerekçeye dayanmayan bu yasa değişikliği önerisi Mecliste reddedilmelidir.