05 Mart 2024

Enflasyonun yükselişi daha ne kadar devam eder?

Yılın ilk iki aylık enflasyon oranı toplamı yüzde 11,54’e ulaştı. Ocak ayında ücretlere, maaşlara yapılan zamlarda erime de hızlanıyor

TÜİK’in açıkladığı şubat ayı TÜFE beklentilerin üzerinde aylık yüzde 4,53 (beklenti yüzde 4) ve yıllık yüzde 67,07 (beklenti yüzde 66) oldu. Ayrıca hem İTO ücretliler geçinme endeksi (yüzde 4,07) hem de ENAG’ın şubat enflasyonundan (yüzde 4,34) daha yüksek geldi. TÜİK aylık bazda bu iki oranı geçse de yıllık bazda iki enflasyon oranının da altında kaldı.

Şubat ayı çekirdek enflasyonda (C-Endeksi) yıllık artış yüzde 72,89 ile manşet enflasyonun üzerinde gerçekleşmiş durumda. Bir ay önce yüzde 70,5’ti. Çekirdek enflasyon, enerji, gıda, alkollü içki, tütün ve altın hariç fiyat değişimlerini gösteriyor. Yakın geçmişteki en yüksek enflasyon oranı olan ekim 2022 enflasyon oranı yüzde 85,5 iken bile çekirdek enflasyon yüzde 70,5’tu. Bu arada diğer özel kapsamlı enflasyon göstergeleri de yıllık bazda önceki aya göre artış gösterdi.

TÜİK’in açıkladığı yıllık manşet enflasyon yüzde 67,07 olmakla beraber ana harcama grubuna göre TÜFE;

  • gıdada yüzde 71,2
  • sağlıkta yüzde 81,25
  • eğitimde yüzde 91,84
  • lokanta ve otellerde yüzde 94,78 ile manşetin üzerine çıktı.

Aylık bazda da gıda TÜFE yüzde 8,35, eğitim TÜFE yüzde 12,76, lokanta ve oteller için fiyat artışı yüzde 5,43 olarak gerçekleşti.

Aylık olarak en yüksek artış gösteren eğitimin TÜFE madde sepeti içindeki ağırlığı sadece 1,67. Bu ağırlık yüksek olsaydı bu ayki manşet enflasyonu yükseltici etkisi daha fazla olurdu.

Yıllık hizmet enflasyonu da hız kesmedi ve bir ay önceki seviyenin beş puan üzerine çıkarak yüzde 94,4’e ulaştı. Diğer yandan hizmet enflasyonu eğitim, lokanta, otel gibi tüm alt gruplarda da artmaya devam etti.

Şubatta fiyatı en çok artan kalemler içinde ortaöğretim var (yüzde 21,8). Bunun dışında gıdada da elbette herkesin gördüğü gibi et var (yüzde 14,8) ama fiyat artış oranı daha da yüksek.

Manşet enflasyon üzerindeki artışlar gelir dağılımını daha da bozuyor. Çünkü düşük gelir grubundakilerin gelirlerinin hemen hepsi manşet enflasyon oranının üstünde enflasyona sahip ürünlere harcanıyor ve o nedenle açıklananın üzerinde enflasyona maruz kalınıyor. O nedenle manşet enflasyon üstünde artış olan ve hayatın vazgeçilmez harcama gruplarının toplam tüketim içindeki payı büyüdükçe hissedilen enflasyon TÜİK'in açıkladığı enflasyonun üzerinde oluyor.

Bu arada yılın ilk iki aylık enflasyon oranı toplamı yüzde 11,54’e ulaştı. Ocak ayında ücretlere, maaşlara yapılan zamlarda erime de hızlanıyor. Öte yandan artan nominal ücretler nedeniyle ücretliler gelir vergisi tarifesinde üst dilimlere çıkmaya başladılar bile. Ücretleri hem enflasyon hem de vergi eritiyor.

ÜFE de şubat ayında arttı. ÜFE aylık yüzde 3,74 yıllık 47,29 olarak gerçekleşti. Gıdada üretici fiyatları yüzde 62,79 oldu. Bu rakam önümüzdeki aylarda gıda fiyatlarında yükselişi temsil ediyor. Sağlık TÜFE zaten yüzde 81,25’ti, ÜFE tarafında da temel eczacılık ürünlerinde yüzde 72,4 oldu. Aylık bazda madencilik ve taş ocakçılığında ÜFE yüzde 4,29 ve yıllık bazda yüzde 85,84’e ulaştı. Dayanıklı ve dayanıksız tüketim mallarında ÜFE aylık bazda yüzde 5’i geçti ama enerji ve elektrik, gazda aylık ÜFE negatif geldi. Unutmayalım, ÜFE’den TÜFE’ye geçiş riski hep var.

Görüldüğü gibi enflasyon aylık ve yıllık olarak yükselmeye devam ediyor. Öngörülerimize göre haziran ayına kadar yüzde 70 civarına çıkıp ardından geçen yılın temmuz ve ağustos aylarındaki yüzde 9’u aşan enflasyonun baz etkisiyle düşecekti. Ancak haziran ayına kadar yüzde 75’in üzerini test edeceğe benziyor.

Geçen hafta Sao Paulo’da G-20 ülkeleri 2024 yılının manşet enflasyonuna ilişkin öngörüleri değerlendirdiler. 2024’te G-20’nin gelişmekte olan ekonomilerinin enflasyon oranı, Arjantin'in yüksek enflasyonu nedeniyle yüzde 10’lar civarında gerçekleşecek. Türkiye’nin 2024 enflasyonunun yüzde 54,5 olacağı ve 2025 yılında yüzde 39,2’ye gerileyeceği öngörülüyor. Diğer yandan Arjantin’in enflasyon tahmini de 2024’te yüzde 253,4 seviyesinden 2025’te yüzde 59,6’ya inmesi yönünde (2024’te yüzde 2,8 küçülerek). Tahminler tutarsa Arjantin 2024’te enflasyon oranını yüzde 77 azaltmayı başaracak ve enflasyonda dillere destan ülke olan Arjantin ile 2025’te enflasyon oranında birbirimize yaklaşmış olacağız!

Binhan Elif Yılmaz kimdir?

Prof. Dr. Binhan Elif Yılmaz, lisans eğitimini İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Maliye Bölümünde, Yüksek Lisans ve Doktora eğitimlerini İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Maliye Teorisi Ana Bilim Dalında tamamladı.

Akademik hayatına 1997 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Maliye Bölümü Maliye Teorisi Ana Bilim Dalında Araştırma Görevlisi olarak başlayan Binhan Elif Yılmaz, aynı Ana Bilim Dalında 2003 yılında Yardımcı Doçent, 2008 yılında Doçent, 2014 yılında Profesör oldu.

"Devlet Borçları ve Türkiye'de Borç Çıkmazı", "Türk Vergi Sistemi", "Maliye", "Küresel Kriz ve Avrupa'da Borç Çıkmazı", "Sosyal Güvenlik Ekonomisi", "Kamu Maliyesi" isimli başlıca kitaplarının yanında 100'ü aşkın akademik çalışması ve ulusal/uluslararası kongrelerde sunduğu bildirileri bulunmaktadır.

Prof. Dr. Binhan Elif Yılmaz Kamu Maliyesi, Maliye Politikası, Türk Vergi Sistemi, Devlet Borçları, Kamu Borç Yönetimi ve Uluslararası Borç Krizleri derslerini vermekte, TÜBİTAK, BAP destekli projeler yürütmektedir.

Çeşitli TV kanallarının ekonomi programlarına yorumlarıyla katılmakta olan Binhan Elif Yılmaz, halen İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Maliye Bölümünde profesör olarak görev yapmaktadır.

 

Yazarın Diğer Yazıları

Mart ayı bütçe görünümü

Bütçe gelir ve giderlerinin her kalemi incelenmeyi hak ediyor ama gelen son verilerden biri, bir dönem bütçe giderleri arasında yer alan oldukça tartışmalı KKM kur farklarını hatırlattı. İşte o veri TCMB 2023 zararı ile ilgili.

Bretton Woods ikizleri (IMF ve Dünya Bankası) ve Türkiye

Dünya Bankası'nın Türkiye'ye açtığı krediler ve iş birlikleri ile ilgili örnekler çoğaltılabilir. Ancak projenin onaylanması tamamlanacağı anlamına gelmez. Beş yıl süreyle banka tüm süreci takip ediyor, projenin aşamalarında bir sorun yoksa devam eden projenin bütçesini kullandırtıyor. Haliyle hem kamu hem de özel sektörün borçluluğu artıyor, brüt dış borç stoku 500 milyar dolara ulaştı. Özel sektör dış borç stoku 250 milyar iken kamu sektörününki 202,5 milyar dolar

Ekonomiden seçime, seçimden ekonomiye savrulmalar (II)

Madem ki önümüzde seçimsiz dört yıl olduğu ifade ediliyor, öyleyse Türkiye'nin vergi sisteminden hukuka, sosyal güvenlik sisteminden eğitime kadar çok geniş bir yelpazede yapısal reformları gerçekleştirebilmesi için önünde ideal bir zaman dilimi var. Bu reformlara hâlâ başlanmaz ve kısır tartışmalarla zaman kaybedilirse, bu tren de kaçar ve yine ekonomiden seçime, seçimden ekonomiye savrulup dururuz