06 Eylül 2021

Türkiye’de eğitim gören kadın Afgan polislere ne olacak?

Taliban’a haklarını hatırlatmak için gösteri düzenleyen cesur Afgan kadınların haberlerini izlerken aklıma geldi. Ne oldu Sivas Polis Meslek Eğitim Merkezi’nden mezun olan Afgan kadın polislere?

Bir gazeteci için çok kötü bir durum ama görsel hafızam çok güçlü değildir. Ancak yıllar önce bir gazetede gördüğüm fotoğraf hafızamda yer etmiş. Sivas Polis Meslek Eğitim Merkezi’nden mezun olan Afgan kadınların fotoğrafı.

Kadın duyarlılığı diyeceksiniz. Doğru. Ancak nüfusunun çoğunluğu Müslüman, NATO üyesi bir ülke olarak Türkiye’nin Afganistan’a destek için kadınları tercih etmesini hem mantıklı, hem isabetli bulmuştum. Bu yüzden de hafızama kazınmış.

Taliban’a haklarını hatırlatmak için gösteri düzenleyen cesur Afgan kadınların haberlerini izlerken aklıma geldi. Ne oldu Afgan kadın polislere?

Bini aşkın Afgan kadın Türkiye’de eğitim aldı. Youtube’da Sivas’taki merkezin Afgan kadınlara verdiği eğitimin videoları var. İzlemenizi öneririm.

  1. Dönem Afgan Kadın Polisi Mezuniyet Klibi - YouTube

Sonuncusu bir yıl önce konulmuş. Her dönem yaklaşık 250 kişilik bir katılımla, 8 yıldır devam ettiği anlaşılıyor. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı ve Japon hükûmetinin de katkısı söz konusu.  

Türkiye’nin en fazla yardım yaptığı ülke Afganistan. Dışişleri Bakanlığı verilerine göre, 2004 yılından 2020’ye kadar 1.1 milyar doları aşan kalkınma yardımı yapılmış Afganistan’a.

Nakdi yardımların yanı sıra, yukarıda bahsettiğim türden destek projeleri de var.

Bu durumda, Türkiye’nin 20 yıl boyunca insanlara yaptığı yatırım ne olacak? Taliban geldi diye bir kalemde silinip atılacak mı? Afgan kadın polislerin haklarına Türkiye sahip çıkmayacak mı?

Afganistan meselesi gündeme oturduğundan beri, sadece Taliban üzerine odaklanıldı. Taliban’a şirin gözükmeye çalışıldı. “İnancına ters bir durumumuz yok” denildi. "Bir kadın olarak Taliban’ı tasvip etmem söz konusu olamaz” deyip Taliban’la görüşmek gerektiğini (herhangi bir şart öne sürmeden) vurgulayan yazılar çıktı.

Taliban elbette ülkedeki en önemli oyuncudur ve elbet diyalog kanallarının açık tutulması gerekir. Ama Türkiye’nin yıllardır kendine yakın gördüğü ülkedeki diğer etnik gruplar yok mu sayılacak. Taliban’ın baskıcı rejiminden endişe eden kadınlar erkekler Türkiye’nin de gözüne bakmayacak mı; seslerini az da olsa duyurmak için.

Açıkçası iktidar en başından beri büyük bir yanlışa düşüp konunun askeri boyutu üzerine odaklandı. Afganistan havaalanının askeri ve sivil kontrolü üzerinden ABD ile arayı düzeltir miyiz hesabı yapıldı. Türk askerinin şu saat itibariyle en azından kısa dönemde havaalanında sorumluluk alması mümkün görünmüyor. Yani Afganistan – ABD bağlantısından iktidara ekmek çıkmayacak. ABD Dışişleri Bakanı da zaten teşekkür etmek için Katar’a gidiyor.

Ancak Afgan halkına yardım için illa havaalanı gibi kilit bir konumda askeri/teknik destek vermek gerekmiyor. Şu an için Afganları bekleyen en büyük sorunlardan biri ekonomik kriz; zaten zor durumda olan Afganların bir bölümü açlıkla karşı karşıya gelebilir. Bir emekli diplomatın bana gönderdiği mailde önerdiği gibi “TİKA Kazakistan üzerinden BM Gıda Programına 10 milyon dolarlık buğday taahhüdünde bulunabilir.”

Yani destek verilecekse bunun pek çok farklı yolu, yöntemi var.

Türkiye’nin Taliban’a ricacı olması gerekmiyor.

“Ülkeye yatırım fırsatları kaçabilir, Taliban’ı alttan almak gerek” görüşünü savunanlara da katılmıyorum. Yatırımı imkânlı kılacak bir istikrar ülkeye kısa vadede gelecek mi, belli değil. Kaldı ki, mümkünse dış politikamızı, meşhur beşler için yeni pazar arayışları tayin etmeyiversin bu seferlik.

İlkeli dış politika deniyordu ya; Taliban’a karşı da temel değerler üzerinden ilkeli duruş sergilemek gerekiyor.

Yazarın Diğer Yazıları

Erdoğan Paris sürprizini erken açıklayınca

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Paris İklim Anlaşması'nın Meclis'te onaya sunulacağını açıklaması, bu onay karşılığında verilmesi planlanan uygun şartlı kredi müzakerelerinde Türkiye'nin elini zora soktu. Müzakerelerde anlaşma sağlanmadan gelen açıklama üzerine, Türkiye'nin 3 milyarlık kredi miktarını artırma şansı azaldı. Bu arada anlaşmanın iki rezervle Meclis onayından geçmesi söz konusu

11 Eylül'ün mirasını Afganistan değil Irak belirledi

11 Eylül sonrasında yaşanan değişimlerde Afganistan'dan çok Irak savaşı belirleyici oldu. ABD'nin Irak işgali hem daha yıkıcı hem daha dönüştürücü oldu. Prof. Meliha Altunışık'a göre ABD bölgeden çekilmiyor, bölgesel dönüştürücü güç olmaktan çekiliyor

ABD İncirlik Üssü’ne muhtaç efsanesi Afganistan’la yıkılır mı?

NATO üssü olan İncirlik’in geçici bir süre için bile olsa Afganlılar için ara durak olarak kullanılması gündeme gelmedi.  İncirlik Üssü’ne Türkiye – ABD ilişkileri çerçevesinde büyük önem atfedenlerin dikkatini çekmek gerekiyor. Demek ki ABD, Orta Doğu’daki faaliyetleri için farklı alternatifleri kullanabiliyor, Türkiye’deki NATO üslerine ihtiyaç duymayabiliyor.