25 Mayıs 2021

'Zayıf, hasta, yaşlı bireyler'i vuracaklar!

Resmi bir kararla, bir kısım insanların gezindikleri yerlerde vurularak, öldürüleceği haberini alsaydınız n'apardınız!?

Güne başlarken, koskoca bir günü nasıl geçireceğini, nasıl anlamlı kılacağını -bazen- bilemeyebilir insan. Boşluktadır, motivasyonu düşüktür ya da yaşanan olayların üzerindeki ağırlığıdır ya da... nedenler ve niçinler uzayıp gidecektir.

Bu çok nemli bir şey midir?

Belki önemli, belki değil.

Ama öyle şeyler vardır ki, önemi tartışılmaz. Zira tam da önemli oluşu, günleri uçurumdan aşağı yuvarladığı içindir ki, bu uçurumdaki ipin diğer ucunu da motivasyonunu, yaşam sevincini yitirmiş, zamanı bön bön seyreden kişi(ler) tutar.

Bir olayın ve girişimin nasıl bir şey olduğunun en önemli kriteri, kişi(ler)in üzerindeki olumsuz etkisi olsa gerek. Sürekli kötücül, nefret yüklü, yok etmeyi hedefleyen söylemler, duyurular, haberler ve akabinde de tüm bunların pratiği kelebek misali çırpınan yaşam sevincini alıp götürmez mi(?)

Kötülük ve suçlular silsilesinin insafına kalmışların başlayan gün karşısında elinin-ayağının bağlı olup, nasıl taş kesildiğinin analizini sosyal psikolojiye, psikanilitik mekanizmalara bırakalım şimdilik.

Asıl soru şu: Resmi bir kararla, bir kısım insanların gezindikleri yerlerde vurularak, öldürüleceği haberini alsaydınız n'apardınız!?

Üstelik yine aynı ağızdan, "zayıf, hasta, genetik deformasyona sahip ve üreme yeteneği düşük, yaşlı bireyler..." diye bir gerekçe öne sürülseydi...

Gün mü kalırdı, gece mi!?

Durun, panik yapmayın hemen!

Bu "zayıf, hasta, yaşlı, üreme yeteneği düşük bireyler" siz değilsiniz!

Onlar yaban keçileri!

Sizi değil, yaban keçilerini vuracaklar!

Oldu mu şimdi!

İşte bakın bir gün daha nasıl gümbürtüye gitti. Yüreğimiz nasıl da yerinden hopladı.

Ya, bunlar dağ keçileri değil de, biz olsaydık (!)

Hitler geldi aklınıza di mi!?

Naziler, sağlıklı ve güçlü toplum adına tam da "zayıf, hasta, yaşlı..." bireyleri hedef almamış mıydı(!)

Ne kadar panikleseniz yeridir aslında. Bir canlı türünün içinden seçim yapıp, hastalıklı ve sağlam olanlar ayrılıp, zayıf ve hasta olanlar vurulmaya görülsün bir defa, bunun insan türü için de hayata geçmeyeceğinin garantisini kim verebilir!

Geçtiğimiz yıl (17 Haziran 2020) Tarım ve Orman Bakanlığı Burdur 6. Bölge Müdürlüğü, 47 adet yaban keçisinin avlanması için ihale açmış, ihaleyi de Alpha Safari Turizm Seyahat Acenta'sı kazanmış; ancak ihalenin iptali için bölgedeki (Antalya, Burdur, Denizli, Kaş) çevreci platform harekete geçip, konuyu yargıya taşıyarak, ihaleyi iptal ettirmişti.

İptal kararını ise, Tarım ve Orman Bakanlığı temyiz etti. Bakanlık, temyiz gerekçesini, "zayıf, hasta, genetik deformasyona sahip ve üreme yeteneği düşük, yaşlı bireylerin ve evcil hayvanlarla çiftleşme sonucu oluşan melezlerin popülasyondan çıkarılmak isteniyor. Kırsal kalkınmaya destek vermek amacıyla avlanmasına izin verildi" diye açıkladı.

 

Yazarın Diğer Yazıları

Derin yangın...

An itibarıyla bugüne kadar kendini dayatan süreç, orman(lar)ın bize artık dönmediği, istese de dönemeyeceği gerçeğini fısıldıyor. Niye dönmeyeceğini ise, kapı gibi çıkan kararnameler ve yasalarla birlikte yaşananlar söylüyor.

Koru'dan park olmaz, olsa da koru olmaz!

Ya kentin son kalesi de düşerse! Galiba yaşam olanaklarını çoğaltmanın yolu, Koru'yu korumaktan geçiyor

Peker ve ezilenlerin pedagojisi

Peker, bizim sözümüzü, davranışımızı, öfkemizi çaldı!