27 Mart 2015

Sanki modern ve ‘canlandırma’ bir E.T.

Habire renk değiştirip duran minik uzaylılar oldukça sevimli

EVİM  (Home)    X  X  X  1/2

Yönetmen:  Tim Johnson
Senaryo: Tom J. Astle, Matt Ember
Görüntü: Lorne Balfe
Müzik: Johan Söderqvist 
Fox- Dreamworks filmi

 

 

Bir kez daha, animasyon filmleri karşısında biz yaşını-başını almışların aslında çok daha genç bir kuşağa yönelik bir filmi eleştirmelerindeki tuhaflığa dikkat çekmek gerekir. Bir yabancı eleştirmen şöyle demiş:

Bizim görmediğimiz pek bir şey kalmadı. Ama unutmayın ki gençler için ayni şey söylenemez”.

Evet, bizler canlandırmada dünya çapındaki tek ismin Walt Disney olduğu ve bu özel türün sadece Disney markasıyla özdeşleştiği yıllardan geldik. Elbette arada çok şeyler oldu. Sinemanın belki teknolojik devrimle en yakın ilişkili türü olan canlandırma, buna dayanarak büyüdü, yayıldı, zenginleşti. Yepyeni şirketler, çizerler, yönetmenler bu alana atıldı ve birbirinden harika filmer yapıldı. Hangi birini anmalı?

Bu yeni film aslında çok parlak biçimde başlamıyor. Uzaydan gelen bu yeni ‘alien-yaratık’lar, hiçbir biçimde ürkünç olmayan komik varlıklar: Bir tür domuz kulaklı, çok ayaklı, burunsuz iri fareler!...Ve birden karşımıza geliyorlar: Nereden nasıl niçin geldikleri ve dünyamıza ne zaman indikleri meçhul!...

Film de doğrusu bunları açıklamak için hiçbir çaba göstermiyor, bu durumu olduğu gibi kabullenmemizi istiyor.

Her neyse, yaratıklar yayılırken, insanlar evlerine kapanıp onları gözetliyor veya dinliyor. Aralarından Oh (bizde Of olmuş) adlı birisi, dünyalılardan Tip (Türkçesi Lüle) adlı kızla dostluk kuruyor. Ve hikaye ilerledikçe, bu iki farklı tür arasında karşılıklı korkudan geçerek anlaşmaya ve dostluğa giden bir ilişki başlıyor. Yani hoşgeldin E. T.!

Ama filmin görselliği  ve teknik düzeyi üstlerde, mizahı ise görece olarak taze duruyor. Habire renk değiştirip duran minik uzaylılar oldukça sevimli. Ama hiçbiri Lüle’yle aşık atamaz: Umutsuzca ortalardan kaybolan annesini arayan bu küçük insan, özellikle o geniş yüzündeki devasa gözleri ve her saniye değişen ifade zenginliğiyle, belki canlardrma sinemasının bize sunageldiği en sevimli ve mükemmele yakın kişi.

Sonuç olarak, önceliği yine küçüklerimize bırakmak üzere pekala teşrif edebileceğiniz bir gösteri, her yaştan çocuklar için bir minik şölen.

Asıl kopyasında ana kahramanları Rihanna, Jim Parsons, Steve Martin, Jennifer Lopez gibi ünlüler konuşuyor. Ama biz eleştirmenlere bile dublajlı kopyası gösterildiğine göre, sinemalarda bunu görme şansınız sanırım yok. Ancak özenle türkçeleştirildiğini söylemek de yanlış olmaz.

 

 

 

 

 

Yazarın Diğer Yazıları

İzmirli Dario’yu hatırlamanın tam zamanı

Erkan Özerman’a göre, Dario Moreno “Sanat hayatına Türkiye’de başlamış ve başarıya ulaştıktan sonra Avrupa’ya giderek dünyada popüler olmuş ilk Türk şarkıcısı”dır.

Derin Amerika'dan gerçek bir dram

Film gerçek bir hikayeden alınmış. Ama hele finale doğru öylesine dramatik ki, buna inanmak kolay olmuyor

İtalyan usülü mafyayla demokratik medyanın büyük çatışması

Film hemen her ülkenin tartıştığı ve çözümler aradığı temel bir sorunu ele alıyor; gazeteciliğin, daha geniş tabirle medyanın çağdaş demokrasiyle ilişkileri ve bunun o ülkedeki toplumsal ve gündelik yaşamına yansıması sorunu