05 Kasım 2019

Vatansız IŞİD’liler…

ABD ile yapılan mutabakat ile IŞİD sorunu tamamen Türkiye’nin sorumluluğuna bırakıldı

Bence artık gündemimizde önemle yer tutan bir kavram var. O da ‘Vatansız IŞİD’liler’…

Terör örgütü IŞİD’e yönelik Türkiye’de son 15 günde yapılan operasyonlarda 500 kişi gözaltına alındı. Bu kişilerden bir kısmının Avrupa’dan gelenler olduğu açıklandı. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, bu teröristleri ülkelerine almak istemeyen Avrupa’ya kızdı ve "Nereme koyayım senin teröristini? Nerede nasıl tutayım? Hadi bir müddet cezaevinde tuttum, çıkınca senin teröristine ben vatandaşlık mı vereyim?" dedi. Soylu, ''Yakalananları kendi ülkelerine geri göndereceğiz. Biz kimsenin IŞİD mensubunun oteli değiliz'' dedi.

Ancak son 15 günde yakalanan 500’ü aşkın IŞİD’li, iki tespit yapmamıza neden oldu?

-Yerini yurdunu bildiğiniz bu teröristlere yönelik operasyon neden şimdi?

-Bir çırpıda 500 terörist yakalandığına göre, Soylu’nun sözünün aksine Türkiye adeta IŞİD’in oteli haline dönüşmüş. ‘Gazete Pencere’ dün bu başlığı atmıştı. 

Soylu, yakalanan yabancıların önce gözetim altında tutulacağını, sonra da ülkelerine gönderileceğini söylüyor. Ama işin ilginç tarafı Avrupa ülkelerinin çoğu bu kişileri vatandaşlıktan çıkardı. Yani ‘Vatansız IŞİD’liler’in sayısı giderek artıyor. Soylu işte buna kızıyor. “Biz kimsenin IŞİD mensubunun oteli değiliz. Ben ne yapayım senin teröristini? Ben vatandaşlıktan çıkardım, siz başınızın çaresine bakın, bu bizim açımızdan kabul edilebilir değildir. Bu, aynı zamanda bir sorumsuzluktur” diyor.

IŞİD’liler ise ellerini kollarını sallaya sallaya Türkiye’ye geçiyor. Daha önceki gün çocuklarıyla Ankara’daki Hollanda Büyükelçiliği’ne giden iki Hollandalı IŞİD’li kadının, nasıl Ankara’ya geçtikleri ayrı mesele, Hollanda’nın bu kişileri vatandaşlıktan çıkardığı anlaşıldı ve Türk güvenlik güçlerine teslim edildi. Şimdi Soylu’nun sözüyle “Türkiye bu kişileri neresine koyacak?”

Yaklaşık 1200 Avrupalı var

Brüksel merkezli düşünce kuruluşu Egmont’un yayınladığı rakamlara göre, en fazla IŞİD’li Avrupalı Fransa ve Almanya’dan.  2011 yılından beri 5 bin 300 civarında kişi IŞİD saflarına katılmak için Suriye ve Irak bölgesine seyahat etmiş. Bu kişilerin üçte birinin Avrupa'ya geri döndüğü, üçte birinin ise öldüğü tahmin ediliyor. Geri kalanının ise IŞİD'in coğrafi varlığının sona ermesi ile geri kalan savaşçıların aileleri ile birlikte esir alındığı ya da saklandığı düşünülüyor.

Türkiye'nin düzenlediği Barış Pınarı Harekâtı öncesi Kürt yetkililer hapishanelerde 12 bin IŞİD savaşçısı şüphelisinin olduğunu bunların 800 kadarının ise Avrupalı olduğunu açıklamıştı. Tahminen,  çocuklar hariç Avrupalı IŞİD’lilerin rakamının 1200 civarında olduğu ve bunların çoğunun ‘Vatansız’ konumda bulunduğu belirtiliyor.

Bu durum Türkiye’nin başına yeni belalar açacak.

Şöyle ki;

1-ABD ile yapılan mutabakat ile IŞİD sorunu tamamen Türkiye’nin sorumluluğuna bırakıldı.

2-Son 15 günde yapılan operasyonlar IŞİD’lilerin devlet kontrolünde olduğunu gösterdi. Bu da güven vermiyor.

3-Suriye’de yaşayan Sarkis Kassarjian , “Türkiye YPG’lileri terör örgütü görüyor ama IŞİD’i evinde kontrol altında tutuyor” diyordu. Hatta, Türk ordusu ile operasyon yapan Suriye Milli Ordusu’nun bünyesinde IŞİD’liler olduğunu söylüyordu.  Dikkate alınmalı.

4-Vatansız durumda olan ve Avrupa ülkeleri tarafından iadesi talep edilmeyenleri nasıl göndereceksiniz?

5-Önceki gün gazeteci Adnan Gerger Babıali TV’nin yayınında söylüyordu: “Türkiye’nin operasyonu sırasında 800 IŞİD’li kayboldu. 100’ün üzerinde Türkiye uyruklu IŞİD’linin de ülkeye getirildiğini biliyoruz” diyordu.

Avrupalı IŞİD’lilerin yaşamak için Türkiye’yi tercih ettikleri kesin. Çünkü savaştıkları Suriye topraklarına diledikleri zaman geçebiliyor ve yeniden Türkiye’ye geçebiliyorlar. Avrupa bu kişileri istemiyor. Bu kişiler de Avrupa’ya gitmek istemiyor.

Şimdi soru şu: Türkiye vatansız IŞİD’lileri ne yapacak?  

 

Yazarın Diğer Yazıları

Ben Atatürk'ün 'Can Yoldaşı'nın torunuyum

En büyük zenginliği, 'İstiklal Madalyası' ile Atatürk'ün ona verdiği ve ömrü boyunca koynunda taşıdığı 'Sadakat Vesikası' idi…

AİHM’in hükmü ve soykırım kavramı

AİHM, parlamentoların ‘Ermeni Soykırımı’ tasarılarının hiçbir hukuki dayanağı olmadığını, siyasetçilerin bir mahkeme kararı olmadan soykırım kavramını içeren bir hükme varamayacaklarını söylüyor

Soçi, Şam ve Ankara’yı yakınlaştırır mı?

Adana Mutabakatı'nın devamı için Şam ve Ankara’nın yeniden görüşmeye başlaması gerekiyor