30 Kasım 2021

"Parti - devlet"te vergi, harç ve itiraf zinciri

Oranlar ortada, "Biz çalışanlarımızı ve emeklilerimizi enflasyona ezdirmeyeceğiz" lafı bir kez daha havada kalıyor

"Haydi abi, acele et biraz, sıra şimdi oraya da geliyor, alacaksan al!.."

"Acele et" diyen çocuk bir markette görevli. Neden "acele et" diyor ve o sırada ne yapıyor?..

Hep söyleniyor ya... Sonunda gözlerimle tanık oluyorum:

"Önceki gün İstanbul'un gözde semtlerinden birinde, bir markette ürünlerdeki fiyat etiketleri blok halinde, yani marketteki bütün malları kapsayacak biçimde değiştiriliyor.

Değiştiriliyor derken...

Etiketlerdeki fiyatlar arttırılıyor."

Yine bir başka tanıklık... Evde bozulan musluğun yenisini takmak gerek. Fiyatını soruyorum, aldığım yanıt:

"1.100 lira."

Ne?.. Bir musluk 1.100 lira mı?..

İtirazımın ve şaşkınlığımın farkında olan satıcı:

"Abi, sakın yarına kalma, çünkü yarın bu musluk 1.200 lira."

Neden?.. Durup dururken, neden?.. Satıcı:

"Dolar arttı abi."

Senin sattığın musluk doların eski fiyatından üretilmiş, dolardaki artışın ne ilgisi var?..

Satıcı:

"Dolardaki artıştan dolayı, yeni üretilecek musluğun maliyeti arttı. Ben artan maliyetle üretilen musluğu satacağım. Bu musluğu yarın 1.200 liraya satmazsam, yerine yenisini koyamam." 

Bu örnek akla gelen tüm mallar için geçerli. Yatırım malı, ara malı ve tüketim malı, hepsinde uygulama böyle.

Bu artış durmayacak. Dolarda gerçekleşen son artışlar ve yarına dönük artış beklentisi "zincirleme enflasyonun" daha da artacağını gösteriyor.

Laf yine havada kaldı

"TÜİK'in yurt içi üretici fiyat endeksinde meydana gelen ortalama fiyat artış oranı..."

Bu cümle Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın 2022 yılında vergi, harç ve cezalarda yaptığı artışın gerekçesi.

Vergi, harç ve cezalarda 2022 yılı için artış oranı ne kadar?..

"Yüzde 36.2."

Bakanlık vergi ve harçlardaki artış oranı için TÜİK'in açıkladığı yüzde 19.89'luk tüketici endeksini ölçü olarak almıyor, onun yerine üretici fiyatları endeksini alıyor. 

"Alacağı vergi, harç ve cezalarda ölçü üretici fiyatları, buna karşılık, işçi ve memurlarla birlikte emeklilerin ücretlerindeki artış için ölçü tüketici fiyatları endeksi, hatta o bile değil.

Onlar için öngörülen artış yüzde 12 dolayında. SSK ve Bağ - Kur emeklilerinde beklenen artış daha düşük, yüzde 10 dolayında.

Yine enflasyonun altında.

Vergi, harç ve ceza öderken artış yüzde 36.2, gelir ederken artış yüzde 12!.."

Oranlar ortada, "Biz çalışanlarımızı ve emeklilerimizi enflasyona ezdirmeyeceğiz" lafı bir kez daha havada kalıyor.

Bir anlam ve bir sonuç

Bakanlığın tebliğinde dikkat çeken başka konu şu:

"Vergilerdeki yüzde 36.2 oranındaki artış 2021 yılının son geçici vergi dönemi için de geçerli."

Bunun Türkçesi var, Türkçesi bir anlam ve bir sonuç içeriyor.

Anlamı:

"Hazine tam takır, para yok."

Sonuç daha dramatik:

"Ayakta durmakta zaten zorlanan pek çok iş yeri bu vergiyi ödeyemeyecek ve kapanacak, kapanan binlerce iş yerine yenileri eklenecek!.."

Bunlar bir bütün halinde "ekonomik itiraflar" dizisinin artık gizlenemeyen parçaları.

MGK bildirisi

"İtiraf zincirinde" geçen haftadan kalan bir "başka itiraf örneğini" kayda geçmek gerek.

"Milli Güvenlik Kurulu (MGK) bildirisi."

Çeşitli iç ve dış sorunlarda, terör konusunda görüş belirten bildirinin ekonomi ile ilgili de, bir bölümü var:

"Türkiye'nin inşa ettiği sağlam yapı üzerinde, hedeflerine uygun şekilde yatırım, üretim, istihdam ve ihracat odaklı ekonomi politikalarını hayata geçirme sürecinde karşılaştığı ve karşılaşabileceği sınamalar ve tehditler değerlendirilmiş, Cumhuriyet'imizin 100. yılına her alanda olduğu gibi, iktisadi olarak da, güçlü şekilde ulaşma kararlılığı teyit edilmiştir."

Hık demiş, baştan sona Tayyip Erdoğan'ın ağzından düşmüş cümleler!..

MKG nedir?..

Devletin en temel organlarından biri.

Son iki yıldır yaşanan ve faiz indirimiyle tırmanan, derinleşen ekonomik kriz kimin eseri?..

AKP'nin... Siyasi iktidarın..

Devletin en yüksek organlarından birinin siyasi iktidarın uyguladığı ekonomik politikaya sahip çıkması ne anlama geliyor?..

"Parti - devlet bütünlüğüne!.."

MGK ne diyor?..

"Türkiye'nin inşa ettiği sağlam yapı üzerinde..."

Ekonomi her tarafından çatır çatır çatlıyor, MGK Erdoğan ağzıyla, "sağlam yapıdan" söz ediyor!..

Ayrıca...

Madem "sağlam yapı" var, neden "karşılaşabileceği tehditler" üzerine vurgu yapılıyor?..

"Parti - devlet" döneminde bu gibi çelişkiler her zaman mümkün.

Ancak, o çelişkiden daha önemli olan, "parti - devlet" varlığının artık ete kemiğe bürünmesi. MGK bildirisi bunun kanıtı.

Yazarın Diğer Yazıları

Kemal Tahir'de "rahmet", günümüzde kar "yolları kesti"... Düzen sırıttı

Türkiye'ye ve İstanbul'a kar yağıyor... "Düzen bütün çıplaklığı ile sırıtıyor, kendini bir kez daha ele veriyor."

İfade özgürlüğü: Beş yüz yıllık tarih, özünde AKP'nin paradoksu 

Önceki gün AKP'nin yönetimi, MYK'sı toplanıyor, toplantı sonrasında parti sözcüsü Ömer Çelik harika bir açıklama yapıyor: "Hakaret ve nefret söylemine asla geçit vermeyeceğiz." Bu söz kağıt üzerinde iyi duruyor doğrusu!.. Ya pratikte?..

Kayboldu, gitti: Yaşama sevincimiz!..

Son üç, dört yıl... Hele de, son üç, beş gün içinde yaşadıklarımıza bakınca... 2 Nisan 2021 tarihine gidiyorum. O gün, her zamanki gibi, davullar zurnalar eşliğinde bir plan açıklanıyor: "İnsan Hakları Eylem Planı"