15 Nisan 2017

Oooo, Günaydıııın Bahçeli

Referandumda “HAYIR oylarını daha da güçlendirecek” bir tartışma başlıyor

"Danışmanlar eyalet lafı ediyor. Cumhurbaşkanı reddetmiyorsa, o zaman iki gün içinde üniter yapıdan yana olan ülkücülerin kararı ne olur? MHP yedek lastik değil”.

Bu müthiş keşif uzun süredir ve her fırsatta AKP’ye “yedek lastik” olan MHP lideri Devlet Bahçeli’ye ait. Hepimizi büyük bir maceraya sürükleyen yarınki referandum buna dahil, en büyük destekçisi o.

Bahçeli şimdi böyle bir sözü neden ediyor?

Amerikalıların bir sözü var, “good morning after supper”, akşam yemeğinden sonra günaydın, anlamında. Gün içinde her şey olup bitmiş, sen daha yeni uyanıyorsun, alayı.

Tayyip Erdoğan’ın danışmanlarından biri “referandumda evet çıkarsa, eyalet sistemine geçilecek” diyor ve ortalık bir anda karışıyor.

Referandumda “HAYIR oylarını daha da güçlendirecek” bir tartışma başlıyor.

Şimdi sakin sakin ve adım adım gidelim.

 

Daha önce söyledi

 

“Eyalet” lafı ilk kez söylenmiyor.

29 Mart 2013’te, o zaman Başbakan olarak Tayyip Erdoğan CNNTÜRK’te, 22 Ocak 2017’de, yani bu yılın başında, üç ay kadar önce Habertürk’te aynen şöyle söylüyor:

“Dünyada gelişmiş ülkelere bakarsak, bunların hiç birinde eyalet korkusu yok. Tam aksine, eyalet yapılanmaları o ülkelerde süratle kalkınmayı ve demokraside rekabeti getirmiş. Bu gelişme alametidir.

Gelelim biz tarihimize.

Osmanlı’ya baktığınız zaman mesela Lazistan Eyaleti, mesela Kürdistan Eyaleti var. Osmanlı oralarda hiç çekinmeden eyalet vermiş. Neden? Çünkü, Osmanlı güçlü.

Şimdi ben MHP’ye endişeyle bakıyorum. MHP bir taraftan Osmanlı’nın devamıyız diyecek, ama bir taraftan da Osmanlı’nın bu devlet yapısını görmezden gelecek”.

Bu sözleri söylediğinde, henüz referandum macerası ve MHP’nin desteği söz konusu değil. Olmadığı için gönül rahatlığı ile MHP’ye çakıyor.

Kaldı ki, iki gün önce bir danışman eyalet sistemi derken, ondan önce bir başka danışman yine eyalet sisteminden söz ediyor.

Bu sözler söylenirken Bahçeli nerelerdeydi acaba?

Oooo, günaydıııın Bahçeli....

 

Bahçeli’de “Hayır” hazırlığı

 

Daha önce Erdoğan’ın açıklamaları unutan Devlet Bahçeli şimdi danışmanların sözünden hareketle, AKP adına gemileri neden yakmaya kalkıyor?

Dün sabah MHP içindeki muhaliflerle konuşuyorum. Onlara göre:

“Bahçeli MHP tabanının evet eğiliminden yana olmadığını artık gördü. Hatta, referandumdan HAYIR çıkacağına inanmaya başladı. Şimdi ona hazırlık yapıyor”.

Bu saatten sonra yaptığı dönüş Bahçeli’yi kurtarır mı, sanmıyorum.

HAYIR çıkarsa, Bahçeli’yi o koltuktan düşmekten Tayyip Erdoğan bile kurtaramaz. Daha önce kurtarıyor ama, HAYIR’dan sonra artık mümkün değil.

 

MHP miting yapmıyor

 

Bahçeli’nin kendisini HAYIR’a hazırlamasında bir başka gösterge daha var.

MHP yaklaşık bir haftadır miting filan yapmıyor.

MHP mitingini gören, duyan, bilen var mı? Yok.

Hayli çarpıcı.

Meclis sürecinde ve sonrasında AKP’den daha çok Başkanlık sistemine sahip çıkan, hatta bu sahiplenmeyle AKP’lileri bile şaşırtan Bahçeli bir haftadır evet için miting yapmıyor.

Neden?

Yine MHP kaynaklarına göre:

“HAYIR çıkması durumunda, bir erken genel seçime hazırlık olmak üzere, para harcamak istemiyor”.

Öyle bir durumda kendisine el uzatacak kimse olmayacak.

Referandum süreci Bahçeli için artık tam bir çıkmaz:

-“evet” çıkarsa, eyaletler... Kendi dünya görüşüne temelden aykırı. Kendi “ülküsünü” inkar. Üstelik, kendi elleriyle.

-”HAYIR” çıkarsa, genel başkanlığa veda.

 

“Ben ne dersem o”

 

Bu arada çok başka bir konu, “Başkanlık” gelirse, ne olacağını anlatan bir söz. Bahçeli’nin eyalet sancısına, Erdoğan hemen karşılık veriyor:

“Ben ne diyorum, sen ona bak”.

Yani, danışmanın sözüne kulak asma, sen benim söyledilerime bak.

Çok güzel.

TV’lerde yayınlanan sözleri arşivde olduğu gibi duruyor, Lazistan Eyaleti, Kürdistan Eyaleti örnekleri. “Onun sözüne bakarsak”, eyaletler yolda.

Ayrıca:

“Ben ne diyorum, sen ona bak” ne demek?

“Ben istediğimi yaparım” demek.

Bir adım ötesi:

“Devlet benim” demek.

Referandumda “evet” çıkarsa, ne olacağını anlatan sözler.

Fransa Kralı XIV. Louis’nin (1638 - 1715) Fransa’yı mutlak monarşi ile yönetirken, tarihe geçen sözü:

“l’Etat c’est moi”, “devlet benim”.

“Ben ne diyorsam sen ona bak” demenin, başka bir anlamı yok.

Eyalet ya da bir başka karar, devlete ait değil, Erdoğan’a ait.

“Tek adam rejimini” bundan daha iyi anlatacak başka söz yok.

Zaten asıl mücadele bu.

Devletin ve yasaların devamlılığı yerine, tek adam rejimi.

Onun için yeniden “HAYIR”.

Oooo, günaydıııın Bahçeli, günaydın.

Not: Bahçeli dün akşam çıktığı televizyon programına yine de ‘Evet’ oyu kullanacağını açıkladı. Kendi düşen ağlamaz.

Yazarın Diğer Yazıları

"Siyasi vesayet" askeri emrine alıyor

"Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanları suç işlerlerse, Tek Adam artık doğrudan yargıç konumunda!.."

"Temiz medyada" çakan şimşekler

Üç gün önce, pazartesi akşamı herkesi şaşırtan "çatışma", Yılmaz Özdil'in attığı bir tweetle patlak veriyor...

Yüz yıl sonra milletvekillerine "gizlilik" kelepçesi

Siyasi olarak, iktidarı zaten hiçbir yolla denetlemek yetkisi kalmamış olan milletvekillerinin, şimdi de ekonomik kuruluşlardaki denetim yetkisi ellerinden alınıyor