14 Mart 2020

Koronavirüs ile birlikte hayatımız değişiyor

Dünyada sosyal yaşamın daralması, kısaca "hayat tarzının değişmesi" ekonomik kriz ile atbaşı gitmeye aday. Bizde de öyle

Pek çok ülkede, kreşlerden üniversitelere kadar, okullar kapatılıyor.

Pek çok ülkede golften tenise, araba yarışlarından futbol ve basketbol maçlarına kadar, spor karşılaşmaları genellikle erteleniyor ya da seyircisiz oynanmasına karar veriliyor.

Önümüzdeki Temmuz ayında düzenlenmesi öngörülen "Tokyo Yaz Olimpiyatları" tehlikede, iptal ya da seyircisiz gerçekleşmesi tartışılıyor. Avrupa Ligi ile Avrupa Şampiyon Kulüpler karşılaşmaları erteleniyor. İsviçre’de kayak merkezleri kapatılıyor. Avustralya Formula - 1 yarışlarını iptal ediyor. Dünyanın en büyük basketbol organizasyonu NBA’de maçlara ara geriliyor.

Pek çok ülkede müzeler, sinemalar, tiyatrolar, sergiler kapatılıyor, konserler, defileler iptal ediliyor.

Çocukların eğlence dünyası "Disneyland" Amerika’da Florida’da ve Paris’teki merkezlerini kapatıyor.

Pek çok ülkede eğlence yerleri, diskotekler, barlar, lokantalar, kafeler kapatılıyor.

Pek çok ülkede yurt içi ve yurt dışı uçuşlara, tren ve vapurla yolculuklara sınır getiriliyor.

Pek çok ülkede iş toplantıları, siyasi ve mesleki kongreler, paneller iptal ediliyor. Görüşmeler Internet üzerinden yürütülüyor.

Evlerde konuk kabul edilmiyor, başka evlere konuk olarak gidilmiyor.

Bunların hemen hepsi, bizim için de geçerli.

Dünyadan çarpıcı örnekler

Koronavirüs'ün dünya çapında tehdide dönüşmesi üzerine ülkelerin tamamı benzer önlemlere başvuruyor.

İspanya’da bir bakanda görülen virüs üzerine, o bakan karantinaya alınıyor, diğer bakanlar testten geçiyor, bugün yarın onların da karantinaya alınması söz konusu olabilir.

Kanada Başbakanı'nın eşi virüse yakalanıyor, Başbakan ve eşi karantinada.

Merkezi New York’ta bulunan Birleşmiş Milletler’de Filipinli delegede virüs görülüyor. Delege karantinaya alınıyor, BM merkezinde toplantılar erteleniyor.

Filipinler’in başkeni Manila, bir bütün kent, karantinaya alınıyor.

İtalya’da bazı hapishanelerde virüsten sekiz kişi hayatını kaybediyor, elli mahkum hapisten kaçmaya çalışıyor.

Güney Amerika ülkeleri Avrupa’ya ve Amerika Birleşik Devletleri ile Kanada’ya uçuşlarını durduruyor.

Bulgaristan Olağanüstü Hal ilan ediyor.

Ekonomiye maliyeti

Bütün bunlar günlük hayatımızı çok ciddi etkiliyor, bizde ve dünyada herkesi ister istemez "yeni bir hayat tarzına, daha kapalı, daha içe dönük yaşamaya" itiyor.

Ve bu değişikliğin çok önemli bir sonucu var ve olacak:

- Üretimin düşmesi

- Firmalardan evlerde çalışan kadınlara, şoförlerden her türlü hizmet veren insanlara kadar, elde ettikleri gelirlerin azalması

- İhracatın düşmesi, ithalatın azalması

- Turizm gelirlerinin düşmesi

- Ülkelerin toplam milli gelirlerinin azalması

Hayat tarzının radikal değişimi, beraberinde pek çok ekonomik faaliyetin baltalanması sonucunu getiriyor.

İran ve Japonya örneği

Virüsün ilk ekonomik etkisi, örneğin bizde dolar ve Avro’nun Türk Lirası karşısında değer kazanmasına, Lira'nın devalüasyonuna yol açıyor.

Tokyo Borsası öyle çöküyor ki, borsada işlem gören kağıtlar bir anda 2011 değerlerine düşüyor, senetler yüzde 8 ile yüzde 44 arasında değer kaybediyor.

İran, Çin ve İtalya ile birlikte virüs etkisiyle ölümlerin en çok görüldüğü üç ülkeden biri. İran ekonomisi şimdiden büyük zarara uğruyor, İran "IMF’den acil mali yardım" talebinde bulunuyor.

Hazirana kadar böyle

Dünyada sosyal yaşamın daralması, kısaca "hayat tarzının değişmesi" ekonomik kriz ile atbaşı gitmeye aday. Bizde de öyle.

Bizde hayat tarzı? Örneğin, "TBMM çalışmalarını sürdürecek mi?"

Örneğin, özellikle erkeklerin en çok toplanma alanlarından olan "camilerde cuma namazları gibi, toplu namazlara" bir süre ara verilecek mi? Diyanet dün "yaşlıların cuma namazını evlerinde kılabileceğini" açıklıyor. Suudi Arabistan hac seferlerine şimdilik izin verilmediğini ilan ediyor.

Ne AİDS, ne Asya Gribi, ne Domuz Gribi son yüz yıl içinde dünyayı bu ölçüde etkisi altına alıyor, sanki Orta Çağ Avrupa’sındaki veba ya da kolera salgını gibi...

Bizde yaz aylarına yaklaşırken, durumun biraz daha "yönetilebilir" hale gelmesi mümkün. Sağlık Bakanı'nın belirttiği gibi, "Hazirana kadar"... Sonrasında bu pandeminin baş edilebilir hale gelmesi büyük olasılık.

Ama, şimdilik "hayat tarzımız ve alışkanlarımız" değişiyor, çaresiz değişiyor.

Yazarın Diğer Yazıları

Hayati bir genelge ve devamı

Toplam sayısını bilmiyorum ama, başdanışman, danışman, kurullar derken, herhalde yüzü çoktan aşan görevli ordusu. Hepsi de, ücretli ve muhtemelen devlet memuru statüsünde. Nerede bu arkadaşlar?

"Hizmette", pardon "cömertlikte" sınır olmayınca...

Başka ülkelere yardımda Türkiye dünyada ilk sırayı alıyor, "öylesine cömert bir ülke". Bugün o "cömertliğin" faturası ortada. Virüsle mücadele için "halktan para toplama kampanyası" açıyor, çünkü para yok!..

Sosyal devletten "sosyal halk"a!..

Yıllardır dilinden düşürmediği "ekonomimiz güçlü" sözü, yardım çağrısıyla iflasını ilan ediyor. Yardım çağrısı aynı zamanda "devlette para yok" anlamı taşıyor