12 Ekim 2020

Hikmet düşündürdü, sevindirdi...

Mevsimlik ve günlük yevmiye ile çalışan, sekiz çocuklu bir aile 125 bin lirayı ne kadar zamanda kazanabilir?.. Hikmet kırk dakikada kazanıyor ve 250 bin liralık soruyu açtırma şansı elde ediyor

"Kardeşim tarlada çalışırken hep radyo dinler. Geçen gün bana anlattı, radyodan duymuş, beş papağan varmış, o hikâyeyi kardeşim Halil anlattı, ben ona güvenirim, ben kardeşlerimi çok severim."

Yarışmanın en kritik, en olağanüstü, en hoş sürprizlerinden biri bu gerçek öykü.

İki gün önce, cumartesi gecesi "Kim Milyoner Olmak İster" yarışması var ATV'de, her hafta olduğu gibi.

Yarışmacı Urfalı Hikmet Karakurt. 22 yaşında, Urfa'da oturuyor, Sakarya Üniversitesi öğrencisi, sevimli bir genç.

"Hikmet konuşma zorluğu çekiyor, kekeme değil, çok zor konuşuyor, bir sözcüğü, bir cümleyi tamamlamak için epey zorlanıyor, ama yüzünde gülümseme eksik değil."

Hikmet sekiz çocuklu bir ailenin en büyük çoçuğu.

Ya aile?..

"Urfa'da ırgatlıkla geçinmeye çalışıyor, tarlalarda, mevsimlik işçi olarak..."

Mevsimlik işçi?.. Sekiz çocuk... Demek ki, yoksulluk...

Hikmet'in annesi de, oğlunun yarışmasını izlemek üzere, stüdyoda. Kendi halinde, tam Anadolu kadını...

Baştan sona dramatik

Yarışma baştan sona heyecanlı, çarpıcı, insan izlerken, "haydi Hikmet, bunu da bil" dedirten dramatik bir olay. Yarışma yarışma ötesine geçiyor, öyküsü yazılacak bir drama dönüşüyor.

Irgat bir aile... Geçim derdi çok... Yoksulluk... Ve yarışma... Ucunda para kazanmak var... Ne kadar çok soruyu bilirse, para o kadar artıyor...

Hikmet her soruyu bildikçe, önüne bakıyor, mütevazı ve utangaç, zor konuşuyor, yine de duygularını en basit biçimde dile getiriyor. Her sefer yarışmayı sunan Kenan İmirzalıoğlu'na teşekkür etmeyi ihmal etmiyor.

İmirzalıoğlu'nun jesti

15 bin liralık ikinci baraj sorusu şu:

"Tiyatroya da uyarlanan 'Ben Ruhi Bey Nasılım' şiiri İkinci Yeni şairlerinden kime aittir?.."

Dört şık şöyle:

-Cemal Süreya,

-Turgut Uyar,

-Edip Cansever,

-Sezai Karakoç.

Hikmet bunu bilmiyor, telefonla joker hakkını kullanıyor. Seçtiği kişiye soruyu okuyacak... Süre otuz saniye... Konuşma zorluğu var... Otuz saniyede okuması imkansız, okuyacak, karşıdaki düşünecek, yanıt verecek, sürenin yetmesi imkansız.

Devreye Kenan İmirzalıoğlu giriyor, "soruyu istersen bek okuyayım" nezaketini gösteriyor, Hikmet sevinçle kabul ediyor.

Hikmet'in telefondaki yakını "Edip Cansever" diyerek, doğru cevabı biliyor.

15 bin lira cepte!..

Irgat bir aile... 15 bin lira!..

GS - BJK

Sıra 30 bin liralık soruya geliyor:

"Bir sezonda ligi namağlup bitiren iki takım hangisidir?.."

Şıklar şöyle:

- Galatasaray - Beşiktaş,

- Beşiktaş - Fenerbahçe,

- Fenerbahçe - Trabzonspor,

- Galatasaray - Trabzonspor.

Hikmet'in sporla, futbolla hiç ilgisi yok, kendisi öyle söylüyor. Düşünüyor, düşünüyor, yarı yarıya joker hakkını kullanıyor.

Kalan iki şıktan Galatasaray - Beşiktaş ile Galatasaray - Trabzonspor arasında yine epey düşündükten sonra "Galatasaray - Beşiktaş" diyerek, doğru yanıtı veriyor.

Şimdi 30 bin lira cepte!..

Hikmet yine mahcup, annesine sorulduğunda, annesi birkaç sözcükle teşekkür etmekle yetiniyor, elbette sevinçli ve oğluyla gururlu.

Hikâye müthiş

60 bin liralık soru açılıyor.

"İngiltere'de vahşi bir yaşam merkezinde bulunan beş papağan hangi ortak işi yaptıklarından dolayı yöneticiler tarafından birbirlerinden ayrılmıştır?.."

Zor bir soru!..

Şıklar şöyle:

- Ziyaretçilere küfür ettiklerinden,

- Sürekli aynı şarkıyı söylediklerinden,

- Ziyaretçilere taş attıklarından,

- Yüksek desibelle ıslık çaldıklarından dolayı.

Hikmet tarlalarda koşturan kardeşinin anlattığı olayı anımsıyor. Kardeşi Halil'in radyoda dinlediği ve bir süre önce kendisine anlattığı olay, şu anda 60 bin liralık soru olarak karşısında!..Tesadüfe bakar mısınız?.. Hayat bazen böyle bir şey!..

Hikmet "kardeşlerime söz verdim, buradan para kazanırsam, onlar için harcayacağım, eğitimlerine" diyor ve hiç tereddüt etmeden yapıştırıyor:

"Ziyaretçilere küfür ettiklerinden..."

Doğru!.. Yarı yarıya dolu olan stüdyo alkıştan inlerken, ben de oturduğum yerde Hikmet'i alkışlıyorum.

Şimdi 60 bin lira cepte!..

Hikmet ve anne yine mütevazı ve sadece bir kaç sözcükle teşekkür ediyor.

Beton blok rekoru

Urfalı 22 yaşındaki genç üniversite öğrencisi için 125 bin liralık soru açılıyor.

"Beton blok kırma rekoruna sahip Ali Bahçetepe 2015 yılında bir defada en çok kaç beton blok kırmıştır?.."

Gerçekten çok zor bir soru. Şıklar şöyle:

- 17,

- 37,

- 57,

- 77.

Hikmet düşünmeye başlıyor, şıklar arasında gidip geliyor, sanki yanıt verecek gibi. Bir ara, "ben bunu bilmiyorum" diyor, çekilmeyi düşünüyor. Çünkü, bilemez ise, cepteki 60 bin lira bir anda 15 bin liraya düşüyor, bilirse 125 bin lira kazanmış oluyor.

Ben oturduğum yerden, "çekil Hikmet, çekil, bilemezsen tam 45 bin lira kaybetmiş olacaksın, çekil" derken, Hikmet çift joker hakkını kullanmak istediği söylüyor. Çok cüretkar, çünkü artık dönüşü yok, ya 15 bin lira ya 125 bin lira!..

Şıklardan 77'yi elemiş, "o çok fazla" diye, kalan üç olasılıkta iki şansı var.

Düşünüyor yeniden ve çift joker hakkının ilkinde "37" diyerek, doğru yanıtı buluyor.

Şimdi cepte 125 bin lira!..

Kim bilir kaç yılda

Mevsimlik ve günlük yevmiye ile çalışan, sekiz çocuklu bir aile 125 bin lirayı ne kadar zamanda kazanabilir?..

Hikmet kırk dakikada kazanıyor ve 250 bin liralık soruyu açtırma şansı elde ediyor. Süre bittiği için yarışma sona eriyor, 250 bin liralık soru bir sonraki yarışmaya kalıyor.

Hikmet'in ve annesinin duruşu... Tevazu... Utangaçlık... Sevimlilik...

Anadolu'da on binlerce insanı düşünüyorum... Anadolu'nun o saf, temiz insanlarını...

"Bunca yoksulluk, yokluk, çaresizlik içinde yaşamayı hiçbiri hak etmiyor... Kaderlerini değiştirmek kendi ellerinde..."

Uzun yıllar belleklerden silinmeyecek bir Hikmet ve annesi...

Gözlerimden yaş geliyor yarışma sona ererken...

Yazarın Diğer Yazıları

"Temiz medyada" çakan şimşekler

Üç gün önce, pazartesi akşamı herkesi şaşırtan "çatışma", Yılmaz Özdil'in attığı bir tweetle patlak veriyor...

Yüz yıl sonra milletvekillerine "gizlilik" kelepçesi

Siyasi olarak, iktidarı zaten hiçbir yolla denetlemek yetkisi kalmamış olan milletvekillerinin, şimdi de ekonomik kuruluşlardaki denetim yetkisi ellerinden alınıyor

O sözlükte bir de "adalet" ile "geçim derdi" var

Uluslararası bir araştırma kurumu "politik sözlük ile gerçek sözlüğü karşılaştırıyor", yönetenler tarafından söylenen sözlerin pratikteki geçerli anlamlarını sergiliyor