20 Eylül 2017

Fındık... Üreticinin Yola Yatmış Hali

"AKP hükümetinin verdiği fındık fiyatını protesto etmek adına, fındık üreticisi AKP hükümetine demediğini bırakmıyor"

Yollara yatıyorlar, Karadeniz’in can damarı olan Karadeniz Sahil Yolu’nu trafiğe kapatıyorlar. Tepkinin sonu yok. Kendilerini paralıyorlar, seslerini duyurabilmek için her türlü protesto yöntemini deniyorlar.

Fındık üreticisinin bu protestosu, günlerce sürüyor. Yazılar, diziler, röportajlar, TVler, canlı yayınlar, fındık üreticisinin gazabını durdurmak mümkün değil.

AKP hükümetinin verdiği fındık fiyatını protesto etmek adına, fındık üreticisi AKP hükümetine demediğini bırakmıyor.

“Hakkımızı alamıyoruz, hükümet fındık üreticisinin emeğinin karşılığını vermiyor, fındık fiyatı çok düşük”.

Fındık üreticisinin her fırsatta dile getirdiği bu.

Ne zaman?

2011’de.

Türkiye’de fındığın en çok üretildiği iki il Ordu ve Giresun.

Zaten o nedenle Ordu ve Giresunlu fındık üreticileri Karadeniz Sahil Yolu'na yatarak, yolu kapatıyor.

Tekrarda yarar var:

Yola yatıyor, yolu kapatıyor, çünkü fındık fiyatını az buluyor.

Bir kaç ay sonra 2011 genel seçimleri var.

O seçimde AKP Ordu’da yüzde 60.2, Giresun’da yüzde 59.4 oy alıyor.

Bu sonuç binlerce fındık üreticisinin yola yatmış hali.

Elbette oyları sadece fındık üreticisi kullanmıyor, ama yine de, bir gariplik var.

 

HER YIL FINDIK

 

Aslında fındık üreticisi hemen her yıl benzer tepkiyi gösteriyor, hemen her yıl fındık fiyatını az buluyor, çünkü gerçekten düşük, gerçekten emeğinin karşılığı değil. Üretim için yaptığı harcamaları karşılayan bir fiyat değil.

Bu arada, üreticinin gösterdiği tepkiyi AKP Hükümeti, “kasıtlı” buluyor:

“Biz üreticimizi mağdur etmeyiz, hakkını veririz, hiç kimse merak etmesin, sadece üreticinin arasına sızan teröristlere kanmasın”.

Yıl 2015.

Ordu ve Giresun yine başta, fındık üreticisi yine ayakta. Hükümet yine “hak teslim etme” nakaratında.

Yine yürüyüşler, yine yola yatmalar. Protestolar arasında 2015 genel seçimleri geliyor.

2015’te protestolar hedefi 12’den vuruyor, Ordu’da AKP oyları yüzde 63.3’e yükselirken, Giresun’da yüzde 61.8’e yükseliyor.

Ne de olsa, protesto var.

Bu da, 2011’deki gibi, üreticinin yola yatmış hali.

Elbette oyları sadece fındık üreticisi kullanmıyor, yine de garip bir durum.

 

YILLIK GELİR 17 BİN LİRA

 

Türkiye’de 400 bin aile geçimini fındıktan sağlıyor. Türkiye dünya fındık ihracatınının yüzde 75’ini karşılıyor. Fındık ihracatından elde edilen gelir 2.2 milyar dolar civarında.

Üreticiden 7-8 liraya alınan fındık yurt içinde marketlerde 30 lira.

Bir zamanlar üreticiden fındığı FİSKOBİRLİK satın alıyor, ancak, şimdi o kurumun genel müdürünün sözleriyle,“FİSKOBİRLİĞİN üreticinin malını satın alacak mali gücü yok, belki bir kısmını alabiliriz, o kadar” diyor.

Bugün Toprak Mahsulleri Ofisi'nin piyasaya girerek, fındığı satın alması bekleniyor. Tarım Bakanı müjde üstüne müjde patlatıyor.

Fındık üreticisi bu yıl da yollara düşmüş durumda. Üreticinin söylemiyle, “eskiden fındık üretiminden on, on iki kişilik aile geçimini sağlarken, şimdi iki kişilik bir aile bile, geçimini sağlayamıyor”.

Bir yılda elde edilen gelir ortalama 17 bin lira. Ayda 1.400 lira, ıkına sıkına asgari ücret kadar. Ama, bu bir kişinin değil, bir ailenin eline geçen miktar.

 

“FINDIK İÇİN ADALET”

 

Fındık üreticisi bu yıl fındık fiyatını haklı olarak, yine düşük buluyor, yine protestolar başlıyor.

CHP “üreticiden yana” olduğunu göstermek ve desteklemek adına, “Fındık İçin Adalet” yürüyüşü düzenliyor. Üç gün sürecek yürüyüş ilk olumlu karşılığını buluyor.

Tarım Bakanı “üreticiye kırk milyon lira ödeneceğini” söylüyor, üretimin tamamını satın alacaklarını duyuruyor.

Hükümeti protesto, yerlere yatmak, yolları kapatmak, yürüyüşe katılmak...

2011’de yüzde 60, 2015’de artarak yüzde 63 oy...

Bu protestolar sonrasında önümüzdeki ilk genel seçimde üreticinin yola yatmış haline tanık olursak, yani AKP’nin oy oranı biraz daha yükselirse, hiç şaşmayın. Nasıl olsa, protesto var.

Fındık fiyatı ve protestolar ve AKP’ye verilen oylar...

Nazım’ın dediği gibi, “demeye dilim varmıyor ama, kabahatin çoğu senin canım kardeşim”.

ETİKETLER

Yalçın Doğan

Yazarın Diğer Yazıları

Bizdeki 'İleri Demokrasi' AİHM'in aklına gelmemiş!

AİHM ancak yasama görevini yerine getiren kişilerin keyfi olarak görevden alınmaları halinde devreye giriyor; belediye başkanları için bir kural yok

Roma’yı madem kuşattın, Roma’yı fethet!..

Üç büyük kentte seçilmiş belediye başkanlarının bir emirle görevden alınması karşısında, “Madem görevden alacaktınız, neden seçim yaptınız” denilmez

“Kayyım”: Yönetemediği Türkiye’de her yola başvurmak

Tayyip Erdoğan Türkiye genelinde bu ölçüde bir seçim yenilgisini henüz içinde sindirmiş değil