22 Şubat 2024

AKP usulü: Kürtlere şirinlik muskasının Kürtçesi

Meclis TV'deki canlı yayın Kürt seçmene şirin görünmeye çalışmanın Kürtçesi!..

Patnos'ta yasak, Gaziantep'te yasak, İstanbul Şişli'de yasak ama...

Meclis TV'de, üstelik canlı yayında serbest!..

Nedir o?..

Kürtçe!..

Meclis TV önceki gün DEM Parti Eş Başkanı Tuncer Bakırhan'ın Meclis Grubunda Kürtçe yaptığı konuşmayı canlı yayınlıyor.

21 Şubat, dün "Dünya Anadili Günü". İnsanların ana dillerini kutladıkları gün.

20 Şubat'ta Tuncer Bakırhan Dünya Anadili Günü'nü kutlamak üzere Meclis'te partisinin grubunda Kürtçe konuşuyor.

AKP ve Kürtçe yayın 32 kısım tekmili birden huzurlarınızda.

DEM Parti Eş Başkanı Tuncer Bakırhan

1991 Leyla Zana

DEM Parti'nin kökleri, geçmişten günümüze HEP, DEHAP, DTP, BDP, HDP, Yeşil Sol Parti...

AKP'den önce, 1991'de Kürt partisi olarak HEP var. HEP'li Leyla Zana milletvekili yemini ettikten sonra Kürtçe:

"Bu yemini Türklerin ve Kürtlerin kardeşliği için ediyorum".

Meclis kürsüsünden ilk kez Kürtçe konuşuluyor, ortalık birbirine giriyor. Sonradan başka gerekçeler ekleniyor, Leyla Zana ve üç HEP milletvekili hapse giriyor.

18 yıl sonra

24 Şubat 2009.

"Dünya Anadili Günü" nedeniyle DTP Eş Başkanı Ahmet Türk parti grubunda Türkçe ile başlıyor, Kürtçe devam ediyor. 18 yıl sonra Meclis'te yeniden Kürtçe.

Meclis TV ne yapıyor?..

"Ahmet Türk Kürtçe konuşmaya başlayınca, Meclis TV ki, doğrudan AKP denetiminde, yayını kesiyor".

Ekrana çıkan spiker:

"Anayasa ve Siyasi Partiler Kanunu gereğince, Meclis toplantılarında Türkçe'den başka dilde konuşma yapılamayacağı hükmü doğrultusunda yayınımızı kesmek zorunda kaldık".

O sırada Meclis Başkanı AKP'li Köksal Toptan:

"Resmi dil Türkçedir. Anayasa ve Siyasi Partiler Kanunu'nda hüküm açıktır. Meclis'te Türkçe konuşulur, konuşmasına Kürtçe devam edince, Meclis TV yayını kesti, çünkü Anayasa'ya aykırıdır".    

Yayını kesmek bir yana, Ahmet Türk hakkında dava açılıyor.

O tarihten sonra Kürt milletvekillerinin Meclis kürsüsünde zaman zaman kullandıkları Kürtçe ifadeler tutanaklara "Türkçe dışında bir dil ya da bilinmeyen dil" olarak geçiyor.

Demirtaş'ı yayınladı

22 Şubat 2011...

Kürt partisi bu kez BDP, Eş Başkanı Selahattin Demirtaş.

Yine Dünya Anadili Günü, Demirtaş Meclis'te partisinin grubunda konuşuyor.

Demirtaş da, Ahmet Türk gibi, önce Türkçe başlıyor, ardından Kürtçe devam ediyor.

Anayasa ve Siyasi Partiler Yasası var ya!.. Kürtçe ya da başka bir dili yasaklıyor ya!..

Meclis TV Demirtaş'ın konuşmasını kesiyor.

AKP Meclis yönetimi anında devreye giriyor, Meclis TV birkaç dakika sonra Kürtçe konuşmayı sonuna kadar yayınlıyor.

2009'da Kürtçe yayını kesip, Ahmet Türk hakkında dava açılırken...

2011'de Kürtçe yayın neden serbest?..

Çünkü, 2011 Haziran ayında seçim var!..

Murat Kurum devrede

AKP Kürtçe'ye bir izin veriyor, bir yasaklıyor, bir mahkemeye gidiyor, bir Kürtçe dersane açıyor. O sırada işine hangisi gelirse!.. İlke filan yok.

Bunun tipik örneği geçen hafta Şişli'de yaşanıyor.

Kürtçe tiyatro oyunu "Kral ve Travis" Patnos'ta, Gaziantep'te ve kaymakam tarafından Şişli'de yasaklanıyor.

Şişli'deki yasak AKP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Murat Kurum'u fena halde zora sokuyor. Kulislere göre:

Murat Kurum İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya'yı arıyor, Yerlikaya oyuna getirilen yasağı kaldırıyor.

Sonrasında Murat Kurum ne yapıyor?..

Onu da, Murat Kurum'u kastederek, DEM milletvekili Sezai Temelli dile getiriyor:

"Kürt Halkının kimliğini, dilini, sanatını, kültürünü tanımayacaksınız, ana dilinde kamusal hizmet vermeyeceksiniz ama, seçim döneminde puşi takıp, iki kelime Kürtçe konuşup halay çekeceksiniz, orada da kalmayacaksınız, aynı akşam milliyetçilere dönüp Bozkurt işareti yapacaksınız. Bu iki yüzlü siyasetiniz artık çökmüştür".

Murat Kurum Diyarbakırlıları ziyaret ederek, Kürtçe birkaç kelime söylüyor, MHP'llere gidiyor Bozkurt işareti çekiyor!..

Tam fırsatçılık

Kitaplarını büyük keyifle okuduğum Lübnan asıllı Amin Maalouf Fransızca yazıyor, Paris'te yaşıyor.

1998'de yayımlanan "Ölümcül Kimlikler" kitabında şu tespitte bulunuyor:

"Bir insana en büyük hakaret, onun diline yapılan hakarettir, dilini yasaklamaktır".

Türkiye'de bu yasak yerine, yılına, koşullarına göre bir var, bir yok.

Tuncer Bakırhan'ın konuşması başından sonuna kadar Meclis TV'de Kürtçe yayınlanıyor.

Eee, Kürtçe yayını yasaklayan Anayasa ve Siyasi Partiler Yasası nerede?..

Seçim yoksa, Anayasa ve o yasa var!.. Yani, Kürtçe yasak!..

Seçim varsa, Anayasa ve o yasa yok!.. Kürtçe serbest, çünkü seçim var.

AKP usulü fırsatçılık, iki ileri bir geri.

Meclis TV'deki canlı yayın Kürt seçmene şirin görünmeye çalışmanın Kürtçesi!..

Yalçın Doğan kimdir?

Yalçın Doğan, 1965 yılında Alman Lisesi'ni, 1969'da İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesini bitirdi.

Gazeteciliğe 1973 yılında Cumhuriyet'te ekonomi muhabiri olarak başladı. 1981 yılında Cumhuriyet Ankara Temsilciliğine atandı.

1989'da köşe yazarı olarak geçtiği Milliyet'te önce Yayın Koordinatörü, 1999'da Genel Yayın Yönetmeni görevlerini üstlendi. 2003'te Hürriyet Gazetesi'nde sürdürdüğü köşe yazarlığı 2015 yılında sona erdi. O tarihten bu yana T24'te köşe yazarlığına devam ediyor.

Türk Dil Kurumu, Sedat Simavi, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'in çeşitli ödülleri yanında, 2014'te yılın en iyi köşe yazarı, Halk TV'nin 'Kırılmayan Kalemler' ödülünü kazanan gazeteciler arasında yer aldı.

Her biri özgün araştırma içeren IMF Kıskacında Türkiye, Dar Sokakta Siyaset, Fenerbahçe Cumhuriyeti, Savrulanlar kitapları ile anılarını derlediği Sussam Susulmaz Yazmasam Olmaz kitaplarını yazdı. Ayrıca, Komünist Enternasyonelde Faşizmin Tahlili başlığı ile yayımlanan Almanca'dan yaptığı bir çevirisi bulunmaktadır. Almanca ve İngilizce bilir.

Yazarın Diğer Yazıları

Filmin sonu: Istakoz!..

Ortalama lokantalarda, yerine göre, bir porsiyon ıstakoz bin lira ile beş bin lira arasında değişiyor. On bin lira aylık alan bir emeklinin yarı maaşı!.. Ya da asgari ücretin üçte biri!..

34 yıl önce 34 yıl sonra: "Güçlükonak'ta demokrasi!.."

Güçlükonak'ta yaşananlar 34 yılda bizde demokrasinin özetindeki başlıklardan biri

Bugünler için ders: "Atatürk'ün Anayasası 1924"

Taha Akyol'un incelemesi, Atatürk dönemiyle ilgili yazdığı diğer kitapları gibi, o yılların tarihini ve perde arkasını anlatıyor